Büyük Buhran: 1929'da New York borsasının çöküşü

Önce Amerika ardından tüm dünyayı alt üst eden Büyük Buhran dönemi

Büyük Buhran hakkında uzun uzun yazıldı. Bir de biz yazalım istedik. Yirmili yıllardaki büyüme kontrolden çıktı ve Amerikalılar bir harcama çılgınlığına kapıldı. Sonra 24 Ekim 1929 perşembe günü New York borsası çöktü. Oyun bitmişti.

Büyük Buhran

Büyük Buhran
İşten atılmış bir tarım işçisinin karısı. 

Dünyaları yıkıldı

Ekonomik çöküşün haberi New York'un finans çevrelerinde yayılırken paniğe kapılan iş adamları borsa binasına koştular. Çöküşün ardından insanlar, aracıların, borsada oynayanların ve iflas olasılığıyla yüz yüze gelme gücünü bulamayanların intihara sürüklenmesiyle çok acı olaylar yaşadılar. Haber kameraları oradaydı. Bir yatırımcı kadın, kendini Equitable binasının 40. katından aşağı attı. Ortak banka hesabı olan iki adam da el ele tutuşup, bir otelin 10. kat penceresinden atladılar. Bu arada telgraf vericileri çöküş haberlerini tıklatırken kalp krizi geçirenler de çoktu. 

Çöküşe yol açan neydi?

Wall Street'in çöküşünden önceki aylarda ABD bir hisse senedi satın alma çılgınlığındaydı zaten. Ülkenin her yerinde mantar gibi bitiveren borsa aracısı kurumların yazıhanelerini her gün kâra susamış erkekler ve kadınlar dolduruyordu. İhtiyat payı yatırarak satın alma sistemi sıradan insanların da krediyle hisse senedi almasına olanak veriyordu. Satın alan sadece, mesela asıl değerin yüzde 10'u kadar küçük bir meblağ yatırıyordu, yani ihtiyat payını; değerin geri kalanı ise hisse senetlerini güvence olarak elinde tutan aracıdan ödünç alınmış oluyordu. Hisselerin değeri yükselince onları satıyor, aracının parasını ödüyor ve kârı cebine atıyordu.

Böylesine hızlı kâr sağlama telaşı zaten zengin olanları da, zenginlikten pay almak isteyenleri de harekete geçirmişti. En son finans haberlerini almak isteyenler için oteller lobilerine borsa haberlerini kaydeden makineler yerleştirmişlerdi; hatta, İle de France transatlantiği Avrupa'ya giderken New York'tan tam donanımlı kayıt makineleri ve bir aracı kurumun ofisiyle kalkmıştı. Ama 5 Eylül'de Roger W. Babson adında bir ekonomist herkesi uyardı. "Er veya geç, bir çöküş geliyor."


Başkanlığa tekrar aday olmaktan çekilen Halvin Coolidge (solda) ile yerine gelen Herbert Hoover (sağda).

Bu tarihten itibaren güven azalmaya başladı. Hisse senedi değerleri düştükçe, ihtiyat payı yatırarak satın alan alıcılar sadece kendi ellerindeki değerlerin düştüğünü görmekle kalmadılar, müşterilerine borç verdikleri parayı korumak için daha çok ihtiyat payı isteyen aracılardan da baskı görmeye başladılar. 

Tahvil satıcılarının sayısı, alıcıların sayısını çok ama çok aştı ve parası biten binlerce insan, yatırımlarını satmak zorunda kaldı. 21 Ekim Pazartesi günü çok büyük bir satış dalgası, Wall Street'i süpürdü ve üç sonra gelecek çöküşün zemini böylece hazırlanmış oldu. 

Başkanlar Büyük Buhran ile nasıl baş ettiler?

İki ABD başkanı, Calvin Coodlidge ve yerine gelen Herbert Hoover ekonomik çöküşte ve onu izleyen, 1930'lara değin süren Büyük Buhran döneminde anahtar rolü oynadılar. Üçüncü bir başkan, Franklin D. Roosevelt ise Amerika'da yeni bir düzen getirdi. 1929 Mart ayında Coolidge altı yıldır başkanlık yapıyordu. Onun görevi bırakmasından yedi ay sonra Wall Street çöküşünü getiren, borsadaki spekülasyonları ve kolay borçlanmayı önlemekte yetersiz kalması olmuştur.

Çöküş, Amerikan halkına "Her tencerede bir tavuk, her garajda bir araba" sözünü vermiş olan Hoover'ın başkanlığı döneminde oldu. Başkan söz verdikleri yerine kendini, çelik ve otomobil üretiminin büyük darbe aldığı, navlun bedellerinin tehlikeli biçimde gerilediği ve inşaat sektörünün hemen hemen tamamen durduğu dönemle, Büyük Buhran'la karşı karşıya buluverdi. Hoover'ın büyük zorluklarla baş etmekte yetersiz kalması, 1933 başkanlık yarışını Franklin D. Roosevelt'in kazanmasına neden oldu. Roosevelt devrim yaratan New Deal'ını (Yeni Düzen) getirdi; sanayi ve tarımda reformlar içeren bir ekonomi politikası ve bir toplumsal güvenlik programı başlattı. 

Çöküntünün etkileri dünyada başka nerelere yansıdı?

Amerika Birleşik Devletleri dışında Wall Street çöküntüsünün sarstığı ilk yerlerden biri İngiltere oldu. İngiltere'de Amerika'nın 1920'lerde yaşadığı ekonomik patlama yaşanmamıştı ve daha şimdiden, işsizlik sorunu vardı. Ancak Londra gene de önde gelen iş merkezlerinden biri ve herhalde ABD hisse senetlerinin başlıca denizaşırı pazarıydı. 1929 sonuna gelindiğinde "dengesiz" ekonomik durum orada da karmaşaya dönüşmüştü. 1931'de işsiz sayısı 2,5 milyona ulaşmış ve hala da artmaktaydı. Ağustos ayında gittikçe büyüyen umutsuzluk, İşçi Hükümet'inde bir bölünmeye yol açtı ve Başbakan Ramsay McDonald durumu kurtabilmek için bir milli koalisyon hükümeti kurdu.

1931 yılında bankalara hücum eden Alman halkı.

Ertesi ay İngiltere, temel para biriminin belirli bir altın miktarına eşit olduğu para standartı olan altın standartını terk ederek sterlin devalüasyona gitti. Bu da uluslararası yankıya yol açtı, özellikle sağlam ekonomisi darmadağın olan dünyanın en büyük altın üreticisi Güney Afrika'ya yansıdı. Avustralya'daysa çöküntü ekonominin üzerine kurulu olduğu denizaşırı borçlanmayı birdenbire kesiverdi ve ekonomik bunalım dünya yün ve buğday fiyatlarının düşmesiyle daha da kötüye gitti. Bununla birlikte Yeni Zelanda'da çok yönlü çiftçi ekonomisi eskisi gibi devam etti. Bu arada, Endonezya ve Brezilya'nın ekonomileri, lastik ve ve kahve pazarı hemen sıfırlandığından çok kötü duruma düştü.

Avrupa'daysa banka iflasları birbirini kovaladı. Bunalım Avusturya'da başladı ve orada 1931 ilkbaharında ülkenin en büyük bankası Credit Anstalt, büyük kayıplar bildirdi ve neredeyse alacaklılarına borcunu geri ödeyemeyecek duruma düştü. Amerikalı ve İngiliz alacaklılar ne koparabilirlerse koparmak için koştular. Birkaç hafta sonra da Almanya'nın güçlü Darmstadter'i ve Milli Bankası iflas etti. Almanya çöküş sonrası, en kötü etkilenen ülkeler arasındaydı. 1. Dünya Savaşı'ndan sonra ülkeyi yeniden yapılandırmak için ABD'den alınan büyük borçların ödeme zamanı gelmişti. İşsizlik büyüyordui başka bazı bankalar da battı ve uçak yapımcısı Willy Messerschmitt, tehlikeli biçimde iflasın eşiğine geldi. 

Büyük Buhran karşısında Belçika ve Hollanda'da büyük borsa kuruluşları çaresiz kaldılar, hisse senetleri düştü ve ödemeler dengesi kötü yönde etkilendi. Ekonomik yetersizlik İspanya'da halkın gündelik yaşamını derinden etkiledi ve birkaç yıl sonra kanlı bir iş savaşa zemin hazırladı. Bunun tersine, İsviçre, Fransa ve İskandinavya'nın ekonomileri diğer ülkelere nazaran pek etkilenmemişti

Brooklyn Daily Eagle gazetesinin "Wall St In Stocks Crash" başlıklı bir başlığı. 1929 – 1941 Büyük Buhran'ının başlangıç noktası olarak düşünülebilir.

Bankada inanılmaz dolandırıcılık

Wall Street felaketinin bir etkisi de, dünyada o güne değin bilinen en büyük banka sahtekârlığının ortaya çıkartılması oldu. Bir yılı aşkın süredir Michigan eyaletinin Flint kentinde Union Industrial Bank'ın, başkan yardımcılarından veznedarlara varana kadar 15 çalışanı, New York borsasında oynuyordu. Ama kullandıkları para, kendilerinin değil bankanın parasıydı. 

1929 sonbaharına gelindiğinde dolandırıcılar müşterilerin bankadaki paralarından iki milyon doları aşan bir parayı "ödünç" almış durumdaydılar. Veznedarlar bankaya yatırılan nakit parayı cebe atıp onunla hisse senedi almakla yetiniyorlardı. Eğer senet yükselirse kârın bir bölümü, çalıntı parayı ve varsa faizini yerine koymakta kullanılıyordu. Sonra geri kalan gene Wall Street'e yatırılıyordu. Bir müşteri parasını çekmek isteyince ona başka birinin hesabından para ödeniyordu. Böylelikle hesaplar birbirine karıştırılıyor, defterlerle oynanıyor ve banka müfettişleri aldatılıyordu. 

Çöküşün ertesinde sadece eylül ayında bankanın parasından 1,5 milyon doların kaybedildiği ortaya çıktı. Suçlular yakalandılar, dolandırıcılıkla suçlanıp hüküm giydiler. Birkaç aydan on yıla değin cezalar aldılar. Büyük Buhran dışında daha fazla tarih yazısı okumak için https://2ladd.com/k/tarih-kultur/ adresini kullanabilirsiniz.

Ortalama puan: / 5. Oy sayısı: