Korku ve anksiyete arasındaki farklar

İnsanlığın en ciddi sağlık problemlerinden birisi

Korku ve anksiyete arasındaki farklar

Korku ve anksiyete arasındaki farklar hakkında bilgi sahibi olmalıyız. Çünkü insanlar ilginç şekilde kendilerine bir takım psikolojik problemleri yakıştırmayı çok seviyor. Oysa herhangi bir psikolojik hastalık sizi hastalıklarınızı anlatacak kadar dinç tutamayabilir. Korku ve endişe genellikle birlikte ortaya çıkar, ancak bu terimler birbirinin yerine kullanılamaz. Semptomlar tipik olarak üst üste gelse de, bir kişinin bu duygularla ilgili deneyimi kendi durumuna göre farklılık gösterecektir. Korku, bilinen ya da anlaşılan bir tehditle ilgilidir; buna karşın kaygı, bilinmeyen ya da kötü tanımlanmış bir tehditten kaynaklanır.

Korku ve anksiyete arasındaki farklar

Korku ve anksiyete (kaygı) bazı tehlikelere karşı benzer tepkileri üretir. Ancak birçok uzman ikisi arasında önemli farklılıklar olduğuna inanıyor. Bu farklılıklar çevremizdeki çeşitli stres faktörlerine nasıl tepki verdiğimizi açıklayabilir.

Kas gerginliği, hızlanan kalp atım hızı ve nefes darlığı tehlikeye cevaben en önemli fizyolojik semptomları işaret eder. Bu bedensel değişiklikler hayatta kalmamız için gerekli olduğuna inanılan ve doğuştan gelen bir savaş ya da kaç yanıtından kaynaklanıyor. Bu stres tepkisi olmadan beynimiz uyarı sinyalini alamayacak ve tehlikelerle karşı karşıya kaldığımızda kaçmaya ya da savaşmaya bizi hazır getiremeyecekti. Şimdi anksiyeteyi tek başına ele alalım:

Anksiyetenin tanımı

Anksiyete yaygın, hoş olmayan, belirsiz bir endişe duygusudur. Bu, kesin olmayan veya bilinmeyen bir tehdide karşı genel bir yanıttır. Örneğin karanlık bir caddede yürüdüğünüzü hayal edin. Biraz huzursuz veya karnınızda kelebekler uçuşuyor gibi (fazla heyecan) hissediyorsunuz. Bu hisleri size bir yabancının çalıların arkasından sıçraması ya da başka bir şekilde zarar verme olasılığı yaşatıyor. Fakat bu endişe, bilinen veya belirli bir tehdidin sonucu değildir. Aksine, zihninizin ortaya çıkabilecek olası tehlikeleri yorumlayış tarzıdır.

Anksiyete hali bedeni birçok yönden etkileyerek fiziksel belirtileri ortaya çıkarır:

  • Baş ağrısı
  • Kas ağrısı ve gerginlik
  • Uyku bozuklukları
  • Özellikle baş, boyun, çene ve yüzde gerginlik
  • Göğüs ağrısı
  • Kulaklarda çınlama veya nabız hissi
  • Aşırı terleme
  • Titreme
  • Sıcak basması
  • Düzensiz kalp atışı
  • Uyuşma veya karıncalanma
  • Duyarsızlaşma ve Derealizasyon
  • Mide bulantısı
  • Nefes darlığı
  • Çıldırmış gibi hissetmek
  • Baş dönmesi veya baygınlık hissi

Korkunun tanımı

Korku, bilinen ya da kesin bir tehdide karşı duygusal bir cevaptır. Örneğin karanlık bir caddede yürürken bir kişi size silah doğrulttuğunda muhtemelen büyük bir korku yaşayacaksınız. Tehlike gerçek, kesin ve acil olarak üstesinden gelinmesi gerekecek durumdadır. Yani korkunun mevcut bir amacı vardı. Anksiyete için böyle bir durum söz konusu değil.

Her ne kadar korkunun yanıtında odak noktası farklı olsa da, korku ve endişe "mecburen" birbiriyle ilişkidir. Çünkü korku süreci başladığında çoğu insan anksiyetedeki fiziksel tepkileri deneyimlemek zorundadır. Korku endişeye neden olur ve endişe korkuya sebep olabilir. Ancak ikisi arasındaki ince ayrımlar semptomlarınızın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Anksiyete hali devamlılık gösterme eğilimindeyken korku geçicidir. Deneyim arttıkça korku azalır. Anksiyete ise bir süreçtir.

Korku ve anksiyete için yardım almalı mıyız?

Psikolojik rahatsızlıkların büyük bölümü kendiliğinden yok olmuyor. Ya onunla yaşamayı öğreniyorsunuz ya da sürekli şikayet halinde günleriniz geçiyor. Anksiyete çok ciddi bir konudur. Çünkü sosyal anksiyete bozukluk, panik bozukluk, belirli fobiler ve agorafobi gibi diğer sorunlarla direkt olarak ilişkilidir. Eğer korku ve anksiyete haliniz yönetilemez duruma geldiyse mutlaka doktora ulaşmalısınız.

Korku ve anksiyete arasındaki farklar gördüğünüz gibi aslında basit noktalarda saklı. Bir kişinin kendisinde anksiyete döneminden bahsedebilmesi için ciddi bir "kendini dinleme" aşamasından geçmesi gerekiyor. Çünkü bu problemleri ifade etmek, paylaşmak ve bir araya getirmek sağlıksız bir insanda hiç kolay değil. Diğer yazılarımızı bu kategoriden takip edebilirsiniz: https://2ladd.com/k/psikoloji-beyin/