Tıbbın gelişim hikayesi: Bitkiler ve sağaltım

Günümüzdeki modern ilaçların büyük bir bölümünün ortaya çıkmasını sağlayan bitkiler ve tıp

Tıbbın gelişim hikayesi ile ilgili yazı dizimizin son bölümündeyiz. Önceki yazılar için 1 ve 2'ye tıklayabilirsiniz.  Bitkilerle hastalıkları tedavi etme, tıbbın en eski biçimi olabilir. İlk insanlar bunu içgüdüleriyle ve hasta hayvanların yediği bitkileri görerek, deneme ve yanılma yoluyla öğrenmişlerdir. Mısır'ın, Babil'in ve Çin'in en eski tıbbi metinlerinde yüzlerce şifalı bitki sıralanmıştır. Ancak gerçek hayatta seçenekler sınırlıydı. Kimi bitkiler ender bulunur ya da yılın çok kısa bir döneminde yetişirdi. Kimi bitkilerin ise yalnızca belli kısımları, örneğin genç yaprakları ve taze kökleri işe yarardı. Kurtulduktan ya da toz haline getirildikten sonra hepsi aynı etkiyi yapmıyordu. 

Tıbbın gelişim hikayesi
Şifalı bitkiler uzak doğu bölgesinde hala kullanılıyor.

Tıbbın gelişim hikayesi

Şifalı bitkiler pişirilerek veya taze olarak yenebilir, çay olarak içilebilir, buharı koklanabilir, deriye merhem olarak uygulanabilirdi. Günümüzdeki incelemeler pek çok eski şifalı bitkinin tıbben etken maddeler içeriğini göstermiştir. Bugün de ilaçların kaynağını bitkiler oluşturur. 

Tıbbın gelişim hikayesi
Kara Kohoş

Çok amaçlar bitkiler

Kara Kohoş, Kuzey Amerika Yerlilerinin geleneksel ilacıdır. Acıyı, özellikle sinir ve kas ağrısını ile artrit ve baş ağrılarını dindirir. Kramplara, diğer kas kasılmalarına ve astıma yararlıdır, ayrıca öksürük, boğaz ağrısı ve batmayı azaltır. Avrupa'ya 19. yüzyılda getirilmiş ve tıbbi şifalı otlar arasında doğal eczalar arasında önemli bir yer edinmiştir. Hazır ilaçların bir çoğunun yapımında kurutulmuş kökleri ve yer altındaki sapları kullanılır. 

Tıbbın gelişim hikayesi
Peyote

Şaman ilaçları

Şaman ve diğer büyücü doktorlar sıklıkla halüsinojen özellikleri olan bitkileri sağaltım törenlerinde kullanırlardı. Bitkinin etkisiyle girilen trans benzeri bu durumda şamanın hastalığa neden olan veya hastanın iyileşmesine yardım eden tanrılar ve ruhlarla iletişim kurabildiğine inanılırdı. Yaygın olarak peyote denilen bu dikensiz kaktüs Meksika'da ve ABD'nin güneybatısında yetişir. Bazı Kuzey Amerika Yerlileri ve Aztekler tarafından kullanılan ve zihinde değişiklik yapan kimyasal meskalin ilacının kaynağıdır. Pek çok ülkede bu bitkiyi bulundurmak yasaklanmıştır. 

Doğal pansumanlar

Emici yapraklar ve yosunlar tarih öncesi çağlardan beri yaraları örtmekte ve lapa yapmakta kullanılmıştır. Lapaya bitkisel ilaç karıştırılır ve emdirilir, daha sonra gerekli yere konurdu. Günümüzde Meksika diye bilinen bölgeden 1570'lere ait bu sahnede Aztek sağaltıcının vücuttan zehirleri ve kötü ruhları çıkarmak için bacağa lapa koyması görülüyor.

Doğal iğneler

Bitkilerin hem ilaçla ilgili hem de fiziksel kullanımları olabilir. Bazı Avustralya Aborijin ve Afrika kültürlerinde sivri dikenler, geniş ucuna asma veya sarmaşık iplikleri sıkıştırılarak yaraları dikmekte kullanılırdı. Kenya'ya ait olan bazı dikenler ise köze konularak daha da sertleşleştiriliyordu. Böylece üzerlerindeki mikroplar da öldürülmüş olurdu. 

Hamamelis Virginiana

Yaralar için Güvercinağacı

Çalı boyundaki bu ağaççık Kuzey Amerika Yerlileri tarafından yüzyıllar boyunca kanamayı, bereleri ve yanıkları tedavi etmede kullanılmıştır. 18. yüzyıldan başlayarak kullanımı Avrupa'da ve başka yerlerde yaygınlaşmıştır. Günümüzde yapraklarından ve kabuğundan elde edilen öz, yaralar, varis ve hemoroid için ticari kremlerde ve pomatlarda kullanılmaktadır. Güvercinağacı dokuları, "kurutarak" büzülmesine sebep olan ve kanamayı durduran bir doku ve damar sıkıştırıcıdır. 

Eucalyptus Globulus

Her derde deva Okaliptüs

Okaliptüs (sıtma ağacı) yaprakları Avustralya Yerlilerinin geleneksel ilacıdır. Ateş düşürmek için kullanılır; ezilen yaprakların buharı solunum yolları enfeksiyonunda mukusun tıkadığı burnu, boğazı ve diğerleri açmak için koklanır; yaralar ve iltihaplar için antiseptik lapa yapmada kullanılır; kaynatılarak, çeşitli yutulabilecek karışımlar da yapılır. Okaliptüs ağaçları Batı'ya 19. yüzyılda gelmiştir. Rus araştırmaları, bazı türlerinin grip virüslerine ve sıtmaya, bazılarının ise bakterilere karşı etkili olduğunu göstermiştir.

Koka ağacı

Koka çiğnemek

Peru'da bulunan gümüş bir figürde Güney Amerika'da koka yaprağı çiğnemek açlığı ve yorgunluğu gidermede, acıyı ve bitkinliği dindirmede geleneksel bir yöntemdir. Koka çalısı Erythroxylon coca günümüzde yapraklarında bulunan tıbbi kimyasal uyuşturucu alkaloitler için Afrika, Güney Doğu Asya ve Avustralya'da yetiştirilmektedir. Uyuşturucu kokain kaynağı yasa dışı olarak yetiştirilse de yasal kısıtlamalarla da yetiştirilir, işlenir ve reçetelenir. 

İnkalar da tıbbi dinsel törenlerde zihni etkileyen maddeler kullanmışlardır.

Kola yemişi.

Kola kabuklu yemişi

Batı Afrika kökenlidir. Afrika, Asya ve Güney Amerika'da yaygın olarak iştah açıcı ve yorgunluk giderici olarak kullanılırlar. Genellikle bütün olarak çiğnenir veya toz haline getirilip çay olarak içilir. Bu yemişlerde kahvedeki uyarıcı, yani kafein bulunur.

Mochica doktoru

Bitki seçimi

Sağaltıcı törenin en önemli bölümü hangi şifalı bitkinin seçileceğiydi. Güney Amerika yerlilerinin bu seramik kabı Mochica uygarlığından bir sihirbaz doktoru, tedavi için gerekli olan bitkileri seçmeden önce hastasını muayene ederken gösteriyor.  Sağaltıcı veya şaman tıbbi bitkilerini, bunlardan nasıl ilaç hazırlandığını ve nasıl kullanılması gerektiğini bir sır gibi özenle saklardı çünkü bu bilgiyi köydeki gücü ve mevkisine katkıda bulunuyordu.