Adolf Hitler'in yaşamı: Cezaevinden diktatörlüğe

Adolf Hitler'in yaşamı ile ilgili konuşalım. Adolf Hitler, Avusturya'nın Bavyera sınırına yakın Braunau köyünde 1889'de küçük rütbeli bir gümrük memurunun oğlu olarak doğdu. Yaşamının ilk 25 yılı boyunca, iki kez Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'nden geri çevrildiği için gocunmuş olarak ve geçimini kol gücüyle yaptığı halı dövmek gibi ufak tefek işlerle sağlayarak tek başına oradan oraya sürüklendi durdu. Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Viyana'da, o sırada pek çok kişinin paylaştığı bir önyargıya katılıp, Yahudileri Avrupa'nın başına bela olarak görmeye başladı. 

Adolf Hitler'in yaşamı – İlk yıllar

Savaşa onbaşı olarak katılan Hitler, ordusuna bağlı bir askerdi, iki kez madalya almıştı. 1918'de Ypres'de görme duyusu zarar gördü ve tedavi sırasında politikacı olmaya karar verdi. 1920'de Hitler küçücük Alman İşçi Partisi'ne yazıldı ve kısa zamanda başkan oldu. 1923'e gelindiğinde partiye yeni bir ad vermişti. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi veya kısaca Nazi partisi. Eski askerlerden oluşan bir eşkiya çetesi olan SA'ları kurdu ve partinin mesajını ilk eylem merkezi Münih'te tekme ve copla verdi. Berlin'e saldırıya bir hazırlık olarak Bavyera hükümetini devirme girişimi fiyaskoyla sonuçlandı ve suya düşen bu ayaklanmada üslendiği rol yüzünden Hitler 1924 yılını cezaevinde geçirdi.

Orada Mein Kampf (Kavgam) kitabını bir arkadaşına, sonradan Nazi partisinin başkan yardımcısı olacak Rudolf Hess'e yazdırdı. Hitler, çeşitli kaynaklardan toplanmış önyargılar ile kendi kuramlarının oluşturduğu bir saçmalıklar karmaşası olan kitabında demokrasiyi küçümsüyor, Yahudilere ve Slavlara duyduğu nefreti, Doğu Avrupa'da üstün Ârı ırk için bir lebensraum (yaşam alanı) hazırlama niyetini dile getiriyordu. Bununla birlikte Hitler, Münih fiyaskosundan dersini almış ve demokrasiyi ortadan kaldırmak için parlamento olanaklarını kullanmaya karar vermişti. Aralarında Nüremberg toplantıları gibi propaganda olaylarını sahneye koymada usta Goebbels, Göring, Ernst Röhm ve Heinrich Himmler gibi kendine bağlı adamların bulunduğu bir yandaşlar çetesi topladı.

Hitler'in en sadık hayranları bile iyice uzatılmış bencil ağız kalabalığı ve yarı olgunlaşmış ırkçı varsayımlardan oluşan Kavgam'ı zor okumuştur.

Kısa zamanda bir dizi gezide Hitler, güzel konuşma yeteneğini kullanarak eski Almanya'nın küllerinden yükselecek yeni ve güçlü bir Almanya vaadiyle ulusun beynini yıkadı.

Adolf Hitler'in yaşamı: Nazilerin başarısı

Hitler kampanyası boyunca hep, Almanların çoğunun yüreğini ta derinden etkileyen iki güçlü tema üzerinde durdu. Bunlardan ilki, 1918'de Alman ordusunun sırtından bıçaklandığı masalıdır. Eğer zayıf politikacılar teslim olmasalardı, Almanya o zaman da zaferi kazanabilirdi diye sürdürüyordu iddiasını. İkincisiyse 1919 Versay Barış Antlaşması hükümlerinin, Almanya'nın topraklarına el koymakla, çok yüksek tazminat ödemesini şart koşmakla ve Almanların yeniden silahlanmasını yasaklamakla, Almanya'yı ikinci sınıf bir ulusa dönüştürdüğü savıydı. 

Hitler'e bakılırsa, 1919'da kurulmuş Wiemar Cumhuriyeti Almanya'yı bir Yahudi-Kapitalist işbirliğinin çıkarları doğrultusunda yönetiyordu. Büyük iş dünyası Hitler'e komünizme karşı bir kale gözüyle bakıyor ve onun Yahudi düşmanlığı da işsizlere ve yoksullara, sıkıntılarının acısını üzerinden çıkartacakları bir günah keçisi sağlamış oluyordu.

1929'da başlayan Büyük Buhran 1930'da Nazilerin Reichstag'ın ikinci en büyük partisi olmasına yardım etti. 1932 seçimlerinde, işsiz sayısı neredeyse 6 milyona ulaşmışken, Naziler devletin en büyük partisi konumuna geldiler. Hitler'in siyasal amacına ulaşmasına iki ay kalmıştı.

Naziler Almanlardan Berlin'de bir Yahudi mağazasını boykot etmelerini istiyorlardı. 1938'de binlerce Yahudi dükkanının yıkıldığı Kristallnacht'ının (Kristal Gece) sonuçlarını üstteki fotoğraflarda görebiliyoruz.

Adolf Hitler'in yaşamı: Uzun Bıçaklar Gecesi

1934 ilkbaharında Hitler, SS'ler ve Gestapo'dan SA liderlerinin kendisine komplo hazırladıklarına ilişkin raporlar almaya başlamıştı. Raporlar uydurmaydı ama Hitler anlaşılan onlara inanıyordu. SA'ler şimdi 2,5 milyonluk bir kuvvete dönüşmüşlerdi ve Röhm'de, kimi diğer liderleri de artık salt sosyalist bir devrim yapmanın zamanı geldiğini dile getirmeye başlamışlardı. Ayrıca Düzenli Ordu'nun, SS ve SA'ların, başında Röhm'ün bulunduğu tek bir savunma bakanının emrinde olması gerektiğini söylüyorlardı. SA'nın haddinin bildirilmesinin zamanı gelmişti. 

30 haziran sabahının erken saatlerinde SS subayları Münih dışında bir otelde uyuyan Röhm'ü yatağından kaldırdılar. Cezaevine atıldı ve intihar olanağı sunuldu kendisine. Aşağılar bir tavırla "Madem ölmemi istiyor, varsın Adolf yapsın bunu." dedi. Hitler yerine bu görevi iki SS subayı yaptı. "Uzun Bıçaklar Gecesi" diye bilinen o gece ve hafta sonu boyunca başka birçok SA lideri ve Hitler'in siyasal karşıtı öldürüldü

Adolf Hitler'in yaşamı
Ernst Röhm

Kimi resmi ağızlar yüzlercesinin öldürüldüğünü söyler, kimi binlercesinin. Bu olaylar herkes tarafından bilinmesine karşın, basından da, kiliseden de, askerden de, partinin kendisinden de hiçbir itiraz yükselmemiş olması Hitler'in Alman ulusunu nasıl pençesine aldığının bir göstergesidir. Reichstag'da Hitler, SA'ların temizliği eylemini Röhm'ün eşcinsel olduğunu bahane ederek savunmuştur. Ama kıyımdan Hitler'in elde ettiği asıl büyük kazancı desteğine gereksinim duyduğu ordunun subay kesimini SA'nın artık bir tehlike arzetmediğine inandırması olmuştur. Ölüm döşeğindeki Hinderburg Hitler'e bir telgraf gönderdi: "Alman halkını büyük bir tehlikeden kurtardınız.'' diyordu telgraf. "Tarih yapmak isteyen, kan da dökebilmelidir."

Adolf Hitler'in yaşamı: Devasa bir güç

Hitler, şansölyelik görevini 1933'te, 3 ay önceki seçimde her Alman'dan birinin desteğini aldıktan sonra üstlendi. İzleyen beş yıl boyunca hiçbir kural tanımadan kendi yönetimini kurdu, tüm olası muhalefet kaynaklarını ezdi, sonunda "Dünyada hiçbir devlet adamı halkının temsilcisi olduğunu söylerken, benden daha haklı olamaz" diye böbürlenecek duruma gelinceye kadar.

1937'ye gelindiğinde işsizler 6 milyondan 1 milyona düşmüştü. Hitler özellikle yol yapımına ağırlık veren geniş bir kamu hizmetleri programı hazırladı. Silahlanma sanayisi programı hazırladı. Silahlanma sanayisi büyük atılım yaptı. 100.000 kişilik, çağdaş silahlardan yoksun, zayıf bir ordu büyük bir savaş gücüne dönüştü. Bu Versay Antlaşması'nı düpedüz çiğnemek olduğu gibi, İngiltere ile Fransa'nın yüzüne indirilmiş bir tokattı. Hitler darbe üzerine darbe vuruyor, 1936'da Rhineland'ı yeniden işgal ediyor ve 1938'de Avusturya ile Çek Südetleri'ni yutuyor ama Batılı güçlerden, cılız protestoların ötesinde ses çıkmıyordu. 

Öte yandan, Nazilerin saplantı derecesindeki Yahudi karşıtı kampanyası giderek ivme kazanıyor, "nihai çözüm"ün dehşet günleri yaklaşıyordu. 

Hitler 2. Dünya Savaşı sırasında çok sayıda sanat eserini Almanya'ya taşıdı veya sakladı.
Hitler 2. Dünya Savaşı sırasında çok sayıda sanat eserini Almanya'ya taşıdı veya sakladı

Gestapo, SA ve SS nedir?

Hitler adları da, üniformaları da korku yaratan örgütler aracılığıyla egemen olmuştur.

Gestapo

Geheime Staatspolizei, Devlet Gizli Polisi, 1933'te Hermann Göring tarafından siyasi suçluları tutuklamak ve sorguya çekmek için kurulmuştu.

Sturmabteilung

Kahverengi Gömlekliler olarak da bilinir, Hitler tarafından 1923'te kurulmuş ve 1934'te ortadan kaldırılmış Nazi milis gücü.

Schutzstaffel

Nazi partisinin siyah üniformalı, Hitler'e tutku derecesinde bağlı olan kolu. Önce Führer'in kişisel muhafız birliği olarak kuruldu, sonradan genişletilip bir ordu oldu. İkisi arasındaki fark pek açık olmasa da, iki kolu vardı: toplama kamplarıyla görevlendirilmiş Totenkopf veya "Kurukafa" SS'ler ile seçkin bir askeri birlik olduğunu iddia eden Waffen ya da "Savaşçı" SS'ler, ki ikisinin arasındaki fark çok zaman anlaşılmaz niteliktedir.

Ve son olarak; tarihteki en kötü vaat

Neville Chamberlain ile Hitler
Neville Chamberlain ile Hitler

İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain 1938 eylülünde Münih'te Hitler ile yaptığı ve saldırmazlık sözü aldığı görüşmeden yurda döndüğünde, "Zamanımıza barışın geldiğine inanıyorum." demişti. Tabii ki bu koca bir yalan olarak tarihteki yerini aldı.