Kategoriler
Bilim & İnsan

Teleskobun icadı: Büyük buluşun şaşırtıcı hikayesi

Teleskobun icadı hakkında detaylı bir yazı hazırladık. Teleskop evrendeki yerimizi bulmamızı, uzayın derinliklerinde yatan ince dengeyi ve onun hazinelerini keşfetmemizi sağladı. İlk kullanılabilir teleskobu kimin yaptığını ya da hangi dehanın aletin geleceğini gördüğünü kesin olabilir bilmiyoruz. Ama Hollandalı mercek yapımcısı Hans Lippershey, 1608 yılında teleskop için patent başvurusunda bulunan ilk kişi oldu. 

Teleskobun icadı ve patent sorunu

Hans Lippershey, Almanya'nın Wesel kentinde doğru. 1954'te Hollanda'da (o zamanki Felemenk Cumhuriyeti) yer alan Middleburg'a taşındı. Aynı yıl evlendi, Hollanda yurttaşı oldu ve yaşadığı kentte bir gözlükçü açtı. Yaşamı üzerine pek az şey bilinmektedir. Kesin olarak bilinen şeyse "kijker" (Felemenkçe "gözlemci", aynı zamanda "dürbün") adını verdiği teleskop için ilk patent başvurusu yapan kişi olduğudur.

Teleskobun icadı
Lippershey merceklerle deney yapıyor.

Eylül 1608'de, Lippershey Felemenk Cumhuriyeti'nin siyasal merkezi Den Haag'a gitti ve buluşu için patent başvurusunda bulundu. Ama buluşu daha basit olduğu öne sürülerek geri çevrildi. Aygıt gerçekten de bir borunun içine belirli uzaklıklarla yerleştirilmiş iki mercekten oluşuyordu. Buna rağmen Den Haag'daki yetkililer Lippershey'in buluşunda bir gelecek gördüler ve her iki gözle bakılabilecek üç mercekli bir teleskop (ya da dürbün) yapması için onu görevlendirdiler. Hollanda Meclisi çalışmaları için Lippershey'e cömert bir ödemede bulundu. Aldığı para, komşu evi satın almaya ve evin içinde tadilat yapmaya fazlasıyla yetti. Peki buluş kime ait olacaktı?

İLGİLİ:  Yeni CRISPR proteinleri toprakta ve insan vücudunda keşfedildi

Ne var ki Hollanda Meclisi patent başvurusunu reddedecek bazı nedenlere sahip oldu: Birkaç hafta içinde Hollandalı bir başka gözlük imalatçısı Jacob Metius (1571-1630) Lippershey'inkine çok benzeyen bir başvuruda bulunmuştu. Böylelikle henüz 1620'li yıllarda teleskobun icadı konusunda bir öncelik iddiası gündeme geldi. Lippershey'inkinden birkaç ev ötede oturan Zacharias Janssen (1580-1638), teleskobu daha önce kendisinin bulduğunu öne sürüyordu.

Teleskobun icadı
Leonardo da Vinci'nin tasarladığı, mercek taşlama aygıtı.

Teleskoba ait en eski çizim, İtalyan bilgin Giovanni Battista Della Porta'nın (1535-1615), 1609 tarihli bir mektubunda yer alan taslaktır. Della Porta sonraları, teleskobu Lippershey'den önce bulduğunu öne sürdü, ama iddiasını kanıtlayamadan öldü. Aslında Lippershey'den çok önce, pek çok mercek imalatçısının iki merceği doğru biçimde yerleştirip, büyütülmüş görüntüler elde ettikleri ama yaptıkları şeyin geleceğini göremedikleri kuvvetle muhtemeldir. 

Teleskobun keşfi: İtalyan cam üreticileri

Teleskobun icadı, bu yeni aracı duyan insanların kendi teleskoplarını yapıp, onu yeni ve dünyayı değiştiren bir amaç için kullanmaya başladıkları 1609 yılında dönüm noktasına ulaştı. Yeni amaç artık gökyüzünü izlemekti. Bu biçimde gökyüzünü gözleyen ilk kişi İngiliz gökbilimci ve matematikçi Thomas Harriot (1560-1621) oldu. Harriot, 26 Temmuz 1609'da teleskoptan gördüğü Ay'ın çizimini yaptı. Ondan çok daha ünlü olan Galileo Galilei (1564-1642) aynı şeyi ve hatta daha da fazlasını dört ay sonra gerçekleştirdi. Görkemli bulgularını 1610'da Sidereus Nuncius (Yıldızların Habercisi) adlı kitabında açıkladı.

Teleskobun icadı
İngiliz bilim insanı Robert Hooke (1635-1703) tarafından tasarlanan bileşik mikroskop.

Hans Lippershey, genellikle mikroskobu ya da daha kesin bir ifadeyle bileşik mikroskobu (iki ya da daha çok mercekten oluşur) bulan kişi olarak onurlandırılır. Ama yine Zacharias Janssen, hemen hemen aynı zamanda bu aygıtı geliştirmişti. Bu durumda, mikroskop için de patent verilmedi, çünkü iki merceği doğru uzaklığa yerleştirebilen her mucit, nesnelerin kendinden büyük bir görüntüsünü sağlayabilirdi. Ancak hiçbiri teleskobun icadı için yeterince şanslı değildi.

İLGİLİ:  Enerji içecekleri kalp ve kan basıncınız için kötüdür

Lippershey'in ve Janssen'in yaşadıkları Middelburg kenti, gözlük imalatıyla ünlüydü. Kent bu ününü, yıllar boyu geliştirilen, üstün mercek taşlama tekniğine ve ince kaliteli kabarcıksız cam üretebilme kapasitesine borçluydu. Yüksek kalitede camla çalışmak 17. yüzyıl Kuzey Avrupa'sında bir yenilikti. Camın üretim sırrı ise, 13. yüzyıldan beri kaliteli cam tekelini elinde tutan İtalya'dan alınmıştı. Middelburg'lu mercek üreticilerinin yanında 13. yüzyılın İtalyan cam yapımcıları da bir bakıma dünyayı değiştiren bu olağanüstü buluşların ortaya çıkmasında yaptıkları katkılardan dolayı onurlandırılmayı hak etmektedirler. Teleskobun icadı bu onurlar arasında.

Teleskobu bulan kişi: Galileo Galilei karmaşası 

Lippershey her yönüyle yetenekli bir zanaatkar olmasına ve teleskop için patent başvurusunu yapmasına karşın, Galilei bu öykünün gerçek kahramanı sayılır. Onun, Ay'ı çok dikkatli ve ayrıntılı bir biçimde gözlemlemesi ve ayrıca Jüpiter'in uydularıyla ilgili olarak yaptığı gözlemler, Dünya'nın Evren'in merkezinde olduğu dogmatik kuramı altüst etti. Teleskobun icadı Galilei ile yeni bir anlam kazandı.

İLGİLİ:  Yeni insan türü ve 67.000 yıl öncesine dayanan kalıntıları
Teleskobun icadı
Hubble Uzay Teleskobu

Hubble'da ışığın toplanması için objektif mercek değil içbükey bir ayna kullanılmıştır. İçeriye yerleştirilen fotoğraf makinesi, toplanan ışığı kullanarak her türlü gök cisminin inanılmaz netlikte fotoğrafını çekmektedir.

Galileo basit teleskop tasarımını geliştirerek 1609 Ağustos'unda sekiz kat büyütme kapasitesine sahip kendi aygıtını icat etti. Lippershey'in aygıtı yalnızca üç kat büyütebiliyordu. 1610'larda bileşik mikroskobu da deneyen Galileo, 1620'li yıllarda mikroskop aracılığıyla biyolojik gözlemler yapabilen ilk insan olmuştu.  Galileo büyük bir düşünürdü. Ondan genellikle fiziğin, hatta modern bilimin öncüsü olarak söz edilir. Bir mucitten çok eksiksiz bir bilim insanıydı. İlkel bir termometre ve geometrik pergeli bulduysa da, teleskop onun buluşu değildir.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.