Yazının hikayesi ve tarihsel gelişimi

Mağara resimlerinden dijital çağa kadar yazı her zaman uygarlığımızın önemli bir parçası oldu

Yazının hikayesi hakkında hepimizin biraz da olsa bilgisi var. Bu yazımızda tüm medeniyetlerin yaşadığı süreçleri ele alıyoruz. Yazının gelişimi insanların mesafeler ötesinden iletişimine ve gelecek kuşaklara bilgi aktarmasına imkan tanıdığından çarpıcı bir buluştur. Yazı farklı kültürlerde farklı şekillerde gelişti; MÖ 2500'den önce Mezopotamya, Mısır ve İndus Vadisinde ve sonraları da Girit, Çin ve Mezo Amerika'da ortaya çıktı.

Yazının hikayesi – İlk alfabeler

Bazı bilim insanları görüntü ve sembolleri belirten tarih öncesi mağara resimlerinin bir tür yazı şekli olduğunu düşünmektedir. İlk düzgün alfabe Mezopotamya Sümerleri tarafından MÖ 3300 civarında geliştirildi. Kısa süre sonra bir dizi farklı eski kültürler de genellikle ekonomik kayıtları tutmak veya zamanı hesaplamak için yazıyı geliştirdi. Yazı geliştikçe genellikle hükümdarların otoritesini güçlendirmek için kullanıldı. Taş üstüne yazılmış anıtsal metinler de dahil olmak üzere birçok erken metin, kralların yaptıklarını yüceltir ve başarılarını tanrıların rızasına bağlar.

Yazı sistemleri kullanılan işaretlerin işlevine göre üç tipe ayrılabilir; logografik, hecesel, alfabetik. Ancak bazı alfabeler iki tür işaret kullanır. Logografik alfabede her işaret tam bir sözcüğü ifade eder. Çin alfabesi hecesel işaretleri kullansa da, iyi bir örnektir. Bunun sakıncası çok geniş sayıda simgelere ihtiyaç duyulmasıdır (Çince 50.000 karaktere sahip) Hecesel alfabede işaretler heceleri ifade eder. Daha küçük sayıda, ancak yine de geniş miktarda işarete ihtiyaç duyulur. Örneğin Babil çivi yazısında 700 işaret var. Harf alfabesinde her bir işaret bir sesi ifade ediyor. Bu nedenle çok daha az sayıda simgeye –genellikle 26 civarında– ihtiyaç duyulur.

İlk alfabeler Levant'ta MÖ 1450-1150 civarında geliştirilmiştir. Yazının çoğaltılması yıllarca el yazmalarına bağlı kaldı. Ancak bu durum baskının bulunmasıyla değişti. 20. yüzyılın sonlarında yazı sözcük işlemcilerinin bulunmasıyla elektronik hale geldi. 1990'larda bilginin yayılması internetin kullanıma girişiyle bir devrim geçirdi. Dolayısıyla günümüzde artık eski metinler dijital olarak görüntülenebiliyor. Örneğin 1600 yıl önce Yunanca yazılmış Sinaiticus kodeksinin dijital hale getirilmiş metnini internette bulabilirsiniz. 

Yazının hikayesi – Adım adım ilerleme

Tarih öncesi – Piktogramlar

25.000 yıl öncesine kadar mağara duvarlarına yapılan resimler başkaları tarafından anlaşabilen bilgileri kaydettiğinden yazının habercileri olarak görülür.

MÖ 3300 – Çivi yazısı

İlk gerçek alfabe Mezopotamya Sümerleri tarafından geliştirilir. Kamış bir kalemle yazmak daha sonra kuruyan ıslak kil tabletlerde köşe biçimli bir iz yaratır.

MÖ 3200 – Mısır hiyeroglifleri

Mısır yazısı çivi yazısından 100 yıl kadar sonra gelişir. Bu alfabe resim yazısının bir şekli olarak gelişir ve sözcükler ve sesler için işaretler içerir. MS 4. yüzyıla kadar kullanımda kalmıştır. 

MÖ 1900 – Çin yazısı

Günümüze gelen ilk Çin yazısı müneccimlikte kullanılan kehanet kemiklerinin üstünde görülür. Bu eski alfabe bugün hâlâ kullanımdadır. Çin alfabesi kelimelere karşılık gelen 50.000 karakter içermektedir.

MÖ 8. yüzyıl – Yunan alfabesi

Yalnız sessiz harfleri içeren ilk alfabeler Levant'ta MÖ 1150 civarında gelişir. Bunlara ticaret yoluyla yayılan ve Yunanlıların sesli harfleri eklediği Fenike alfabesi dahildir. 

MÖ 6. yüzyıl – Parşömen

Kurutulmuş ve işlenmiş hayvan derisinden yapılan parşömenler MÖ 6. yüzyıl civarında kamıştan yapılan papirüse üstünlük kazanarak yaygın bir yazı aracı olur. 

100  – Roma alfabesi

Romalılar Yunan alfabesini Latince yazmak için uyarlarlar. Roma İmparatorluğu vasıtasıyla bu alfabe Avrupa'ya yayılır, kişisel ve resmi yazışma aracı haline gelir. 

4. yüzyıl – Kodeks

Bu kodeks veya kitap şeklindeki el yazmaları giderek parşömen tomarının yerini alır. İlk olarak Romalılar tarafından geliştirilen kodekslerin kullanımı Hristiyanlık diniyle birlikte yayılır.

7. yüzyıl – Arap alfabesi

Arap alfabesi İslam'ın kutsal kitabı olan Kuran'ın yazımında kullanılır. Kullanımı İslam inancının yayılmasıyla birlikte genişler ve dünyanın en çok kullanılan alfabelerinden biri haline gelir.

7-9. yüzyıllar – Resimli el yazmaları

Erken orta çağda yazının kullanımı Hristiyan metinlerinin çoğaltılması vasıtasıyla yayılır. Resimli el yazmaları bezemeli büyük harfler ve kenar resimleriyle birlikte çok süslüdür.

1450 – Matbaanın bulunması

Elle çoğaltmanın zahmeti orta çağda yazının yayılmasını sınırlar. Taşınabilen harflerle baskının bulunması yazıyı çok daha fazla erişilir hale getirir. 1500'de tahminen 35.000 metin basılmaktaydı.

1867-1868 – Daktilo

Amerikalı buluşçu Christopher Latham Sholes ilk kullanışlı daktilonun yapılmasına yardım eder. Patenti, ilk daktiloları 1874'te piyasaya süren Remington'a satılır.

1884 – Dolma kalem

İlk kullanışlı dolma kalem Amerikalı buluşçu L.E. Waterman tarafından yapılır ve kısa sürede tüy kalemin yerini alır. Laszlo Biro tarafından bulunan Biro, 1940'larda hâlâ kullanımdadır.

1971 – Yazı dijital çağa girer

1971'de Ray Tomlinson ilk elektronik mesajı (e-mail) bir bilgisayardan diğerine gönderir. Elektronik postalar kişisel bilgisayarların yayılmasıyla 1980'lerde popüler hale gelir.

1990 – günümüz – Metin mesajları

1990'larda ilk metin mesajları mobil telefonlarla gönderilir. Mesajlaşma 2000'lerde çok popüler olur. 2009'da 1.5 trilyondan fazla mesaj gönderilir. 


Yazının hikayesi – Resimli simgeler

Yazının hikayesi
1. yüzyıla ait Pompeii'de bulunan koruma köpeği piktografisi.

Piktogramlar veya resim işaretleri iletişimin eski bir biçimidir. Bazı bilim adamları piktogramları, simgeler kelimelerin seslerini dil yoluyla iletmediği için "gerçek" bir yazı olarak görmemektedir. Örneğin, MS 79 tarihli Roma'nın Pompeii şehrindeki bir evden alınan bu resim ve yanındaki modern işaret aynı uyarıyı vermektedir. Simgeler canis, chien, Hund veya dog gibi herhangi bir dilde okunabiliyor. Bu sözcükler aynı düşünceyi iletse de sesleri değişik dillerde (Latince, Fransızca, Almanca ve İngilizce) üretir. Piktogramların kısıtlı bir kullanım alanı vardır. Ancak hala sokak işaretlerinde, haritalarda ve elbise etiketlerinde kullanılıyorlar.

Yazının hikayesi ile ilgili yazımız burada bitti. Benzer konuları seviyorsanız eğer bu linki takip edebilirsiniz: https://2ladd.com/k/tarih-kultur/