Yeni nesil arabalarda ışıklandırmalar değişiyor

Otomobillerde geleneksel far ve iç mekan aydınlatmaları kenara atılıyor

Işık dünyamızı canlandırıyor. Nesnelere renk, derinlik ve şekil vererek onları görmemizi sağlıyor. Işık, beynimizle içsel olarak iletişim kurar. Işık sayesinde gördüğümüz şeylere anlam veriyoruz. Otomobil üreticileri bu durumdan nasıl fayda sağlayabileceklerini araştırıyor. Son raporlara göre yeni nesil arabalar ışığı daha farklı kullanmanın yollarını arıyor.

Yeni nesil arabalar farklı ışıklandırmalara sahip olacak

Ay ışığının olmadığı bir gecede araba kullanırken farlar yalnızca ne kadar görebildiğimizi etkilemekle kalmaz, dönüş sinyalimizin yanıp sönmesi gibi diğerlerinin niyetimizi bilmesine izin verir. Fren lambaları yavaşladığımızda arkadakilere güçlü bir sinyal gönderir. Araçlarda bu tip iletişim yolları artık ilkel hale gelmek üzere.

Yeni Audi A7 gibi bu alanda öncü otomobiller ışıkları sürücünün ruh halini, memnuniyetini ve daha fazlasını etkileyecek biçimde kullanmaya çalışıyor. Bugün en üst sınıf araçlarda ışıklar birçok farklı görevi yerine getirmek için daha önce hiç olmadığı şekillerde kullanılıyor. Işıklar arabaların geleceğinde çok önemli bir yere sahip.

Modern araç aydınlatmaları yeni ve farklı iletişim yollarını mümkün kılıyor. Audi A7 buna benzer bir özellikle donatılmış. Sürücü aracın kapılarını açmak ya da kilitlemek için anahtarlığa dokunduğunda, A7 ilgi çekici bir ışık gösterisine başlıyor. Bu ışıklar, araçtan ayrılacak ya da araca yönelecek olmasına bağlı olarak sürücüyü farklı şekillerde selamlıyor.

Audi örneğinde olduğu gibi (sürücünün farklı biçimlerde karşılanması) bu ve buna benzer ışık sistemleri araçların yoldaki etkileşimlerini değiştirebilir ve her şeyi daha etkili, otomatik hale getirebilir. Audi ekibinde bir dış mekan tasarımcısına göre ışıklar yoldaki diğer araçlar ve onların sürücüleriyle konuşmanın yeni bir yolu olacak. Bu da hem sürücü farkındalığını hem de yol deneyimini artıracak.

Selektör reseptörleri duyarsız hale getiriyor

Günümüzde farları hızlıca yakıp kapatmak sürücülerin kullanabildiği tek ana iletişim yolu. Ancak bilişsel ve nöral sistemler üzerine uzmanlaşmış araştırmacılar bu tekniğin aslında o kadar da etkili olmadığını keşfetmiş. Tekrar eden peş peşe hareketler hücreleri ve reseptörleri yoruyor. Beyin kısa sürede ışığa daha duyarsız hale geliyor ve artık ışık dikkat çekici olmaktan çıkıyor.

Hareketli olan her şey beynimizin daha çok dikkatini çekiyor. Örneğin, Audi'nin üzerinde çalıştığı fren aydınlatması ya da arka ışık sistemi geleneksel fren lambalarından çok daha farklı çalışıyor. Işığın orta kısımda başlayıp yanlara doğru ilerlemesi arkadaki sürücüde normalden güçlü bir etki uyandırıyor. Kuyruk lambasının buna eşlik etmesi de ayrıca önemli.

Bu tür animasyonlu ışıklar, birden yanıp kapanan ışıklara kıyasla hücrelerin ve reseptörlerin yorulmasına neden olmuyor ve onları ışığa duyarsız hale getirmiyor. Mevcut ışık sistemleri terk edilerek, ışığın hareketli dalga biçiminde ilerletilmesi olarak tanımlayabileceğimiz far animasyonları gelecekte daha sık kullanılmaya başlanabilir.

Otomobil sürüşünde ışığın bilimsel önemi

Işık vücudumuzla biyolojik olarak iletişim kurar. Güneş ışığındaki mavi ışık sirkadiyen saatimizi yöneten sinyallere sahiptir. Diğer bir ifadeyle, güneş yükselmeye başlarken alınan ilk ışık bedenimize biz farkında olmadan uyanmasını söyler. Güneş batarken meydana gelen mavi ışığın yoksunluğu ise uyku hormonu melatonini bastırmayı bırakmayı hatırlatır. Bu sayede uykuya geçeriz.

Bilişsel davranış üzerine araştırmalar yapan isimlere göre insanların bulundukları alanda kontrol sahibi olmaları onların daha rahat hissetmesine ve yaptıkları işte motivasyonlarının artmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle yeni nesil araçlarda aracın içindeki ışıklandırmanın özelleştirilmesine izin veriliyor. Bu ışıklandırmalar gece sürüşlerinde sürücünün zinde kalmasına yardımcı oluyor. Işık sürücünün ruh halini ve yola bağlılığını iyileştiriyor.

Ayrıca bazı araçlardaki LED lambaları gün ışığının renk sıcaklığını taklit edecek şekilde mavi ışık yayar. Bu sayede ışığın bazı renklerinin bizi daha diri ve dinç tutmasından faydalanılır. Kısacası tüm bu gelişmiş ışıklandırma olanakları ile gelecekte sürücülerin birbirleriyle iletişimi çok daha etkili ve gelişmiş olacak. Özellikle otonom araçların hayatımıza girmesiyle far ışıklandırmalarının değişimi şart olacak.

Ortalama puan: / 5. Oy sayısı: