Anestezinin keşfi ve ameliyatlarda eter kullanımı

Bir ”yankee kurnazlığı” cerrahide acıyı yok ediyor

Anestezinin keşfi ile ilgili aksiyon dolu bir yazı okuyacaksınız. İlk ameliyatlar acılı ve bazen de ölümcüldü fakat Atlantiğin her iki yakasındaki yeni uygulamalar, cerrah bıçağına ve enfeksiyon nedenli ölümlere duyulan korkuyu azalttı. Londra'daki University Collage Hospital'da kıdemli cerrah olarak görev yapan Robert Liston, bir hastanın kolunun, eterle yapılan anestezi altında kesileceği Avrupa'daki ilk halka açık ameliyatına hazırlık yaparken şöyle diyordu: "Baylar, bugün hastayı bayıltabilmek için bir Yankee kurnazlığı deneyeceğiz."

Anestezinin keşfi

Söz ettiği Yankee kurnazlığı iki ay önce, 16 Ekim 1846'da Bostan'daki Massachussets General Hospital'da uygulanmıştı. Hastanenin baş cerrahı ve kurucusu olan Dr. John Collins Warren 20 yaşındaki matbaacı Gilbert Abbot'un çenesinden bir tümörü başarıyla çıkarmıştı. Hastaya anestezi uygulayan ve Boston'lu bir diş hekimi olan Dr. William Thomas Green Morton, bir ay önce eterle anestezi uyguladığı bir hastanın dişini ağrısız çekebilen ilk diş hekimi olmuştu.

Abbot bayıldığında Dr. Warren tömürü keserek çıkardı ve hasta kısa süre sonra kendine geldi. Morton "Hiç acı hissettin mi?" diye sordu. "Hayır efendim" diye yanıtladı genç adam, "Yalnızca yanağım keskin olmayan bir şeyle hafif kazınmış gibi."

Anestezinin keşfi
Dr. John Warren eter kullanılan ilk seyirciye açık ameliyatı Amerika'da yaptı.

O güne kadar, anestezi kullanılmadan gerçekleştirilen önceki ameliyatlarda cerrahlar kol veya bacakları hızla keserken, çoğu zaman gözleri bağlanmış ve sedyeye sabitlenmiş olan hasta tamamen bilinçli durumda oluyor, ısırabilmesi için dişlerinin arasında bir deri parçası veriliyor ve hasta acı içinde çığlıklar atıyordu. Daha merhametli cerrahlar ise hastayı hipnotize etmeye çalışıyor veya manyetize ediyor, havasızlıktan neredeyse boğulacak hale getiriyor, zehirlenmelerine yol açıyor, afyonla sakinleştiriyor ve vücudun ameliyat uygulanacak bölgesini donduruyordu.

Bizim hastanelerimizde ameliyat masasına yatırılmış bir hastanın ölüm şansı, Waterloo Savaşı sırasında bir İngiliz askerini bekleyenden daha yüksektir.

Sir James Young Simpson, doğum uzmanı

Gülme gazının kullanımı

Dr. Morton, Dr. Warren'in tarihe geçecek ameliyatında anestezist olarak görev almadan önce Boston'da yaşayan ve diş cerrahisinde azot protoksiti, yani gülme gazını, ilk defa anestezi amacıyla kullanmış olan Horace Wells adlı başka bir diş hekimiyle ortaktı. Dr. Wells 1844 yılında azot protoksit etkisi altındayken kendi dişlerinden birisi çekmiş, daha sonra da bu yöntemi hastalarında başarıyla kullanmıştı. Fakat Morton acıyı önlemek için eter kullanmayı tercih ediyordu. Bir hastanede bu cerrahi anesteziyi başarılı olan kullandığı bir surum sonrasında Morton "Letheon" adını verdiği keşfinin patentini aldı.

Anestezinin keşfi
Lister'in antiseptik spreyine, fenik asidi püskürtürken çıkardığı ses nedeniyle "Puflayan Billy" adı takılmıştı.

Bu arada Wells, kendisinin kullanmakta olduğu ve eterden daha "güvenli" olduğu iddia ettiği azot protoksitin cerrahide "ilk" olduğu yönünde kampanya yapıyordu. Bu karşın İskoç asıllı Robert Liston, Dr. Warren'in örneğini izlemeye hazırlandı ve 21 Aralık 1846 günü bir hastayı anestezi altında ameliyat etti. Liston üzeri aylardır temizlenmemiş her zamanki ceketi ve önlüğüyle hastanenin ameliyat odasına girdi. Biraz sonra Frederick Churchill adlı hasta getirildi. Uyluk kemiğinde, kesilmesini gerektiren bir hastalık vardı.

Liston'ın meslektaşlarından biri, içinde eter emdirilmiş sünger bulunan bir inhalasyon cihazı yardımıyla hastaya anestezi uyguladı. Liston uzun ve testere dişli bir bıçağı eline aldı ve uyluğu hızla kesti. Ampütasyonu yaklaşık 30 saniyede tamamlamış ve Churchill hiçbir şey hissetmemişti. Hekim ''Beyler, bu Yankee kurnazlığı hiç şüphesiz manyetizma tedavisi yalanından üstündür!" diyerek gülümsedi.

Hastane enfeksiyonu

O gün izleyenler arasında University College'da Liston'ın anatomi derslerine katılan 19 yaşındaki Joseph Lister adlı öğrenci de vardı. Hijyenik olmayan ameliyathane koşulları Lister'ı dehşete düşürmüştü, çünkü bu durum hastaları enfeksiyon riski altına sokuyordu. O zamanlar İngiltere'deki hastanelerde başarılı geçmiş her üç ampütasyon ameliyatı sonrası hastalardan biri ölüyordu. Vakaların hemen tümünde ölümler yaraların iltihaplanması sonucunda meydana geliyor ve bu durum genel olarak "hastane kangreni" adıyla anılıyordu.

Anestezinin keşfi
Ameliyat esnasında asit fenik buğu halinde spreyle hastanın ilgili bölümüne püskürtülüyor.

Doktorların çoğu ameliyat yaralarında oluşan enfeksiyonu içeri hava girmesine bağlı olduğunu düşünüyordu. Fakat Lister ağzına kadar dolu ve pis koğuşlarda ölümlere, havanın kendisinin değil içinde bulunan mikropların neden olduğunu düşünüyordu. Lister'in bu düşüncesini sınaması için 20 yılın geçmesi gerekecekti. 1861 yılında Glasgow Kraliyet Hastanesi'ne cerrah olarak atandı. Bu atama anestezinin keşfi ile ilgili önemli bir gelişmeye neden olacaktı.

Sonraki beş yıl içinde kaza geçiren erkeklerin yattığı koğuştaki hastaların yarısının, iltihaplanan yaralar nedeniyle oluşan septisemi veya kan zehirlenmesi nedeniyle öldüğünü saptadı. 1865 yılında Lister, hastalıkların havada bulunan mikroplar tarafından yayıldığını savunan Fransız kimyacı Loius Pasteur'un çalışmalarına ulaştı. Böylece Lister, mikroplar ile yaralar arasında bir bariyer oluşturacaklarını ümit ettiği antiseptiklerle deneyle yapmaya başladı. Birçok kimyasal maddeyi denedikten sonra, aslında kötü kokan kanalizasyonları temizlemek için kullanılan asit fenikte karar kıldı.

Lister asit feniği, kırılan kemiğin deriyi deldiği ve enfeksiyon nedeniyle sıklıkla ölüme neden olan bileşik kırıkları olan hastalarda denemeye karar verdi. İlk hastası olan 11 yaşındaki James Greenlees 12 Ağustos 1865 tarihinde hastaneye kabul edildi. Lister sol bacağı kırılmış olan James'in yarasına asit fenikle pansuman yaptı. Bacak daha sonra atele alındı ve bandajlandı, dört gün sonra da pansuman açıldığında herhangi bir iltihap belirtisi veya kokusu yoktu. Sonraki günlerde iki kez daha antiseptikli pansuman yapıldı ve yara iyileşmeye başladı. Kazadan yalnızca 6 hafta sonrasında James Greenlees'in bacağı iyileşti ve çocuk hastaneden yürüyerek ayrıldı.

Atestezinin keşfi ve ameliyatlarda eter kullanımı yazımız burada son buldu. Daha fazla bilim içeriği bu bağlantıyı takip edebilirsiniz: https://2ladd.com/k/bilim-teknoloji/

Ortalama puan: / 5. Oy sayısı: