Atom bombasının hikayesi: Manhattan Projesi

Alman mühendisler eşliğinde Amerika’nın nükleer güce evrilme süreci

Atom bombasının hikayesi ile ilgili Hiroşima'ya atılan atom bombasını yazmıştık. Şimdi Hiroşima felaketine giden yolu yani Manhattan Projesi hakkında soru-cevap şeklinde ilerleyeceğiz. 1945 yazına gelindiğinde, Müttefik güçler Almanya'yı yenilgiye uğratmış ve olanca dikkatlerini Japonya'da, 2 milyonu aşkın askerden oluşan birlikler ve intihar saldırısına hazır 9000 uçak, sonuna kadar savaşmaya hazırdı. ABD'li uzmanlar Japonya'yı istila girişiminin, 500000 Amerika askeri ile birkaç milyon Japon'un ölümüyle sonuçlanabileceğini tahmin ediyorlardı.

Atom bombası neden kullanıldı?

Böylesine inanılmaz kayıpları göze alamayacak olan Amerikalılar, atom bombasını kullanmayı önerdiler. 26 Temmuz 1945 günü, ABD, İngiltere ve Çin, Japonları, kayıtsız şartsız teslim olmaya çağırdılar ve aksi halde "hemen ve toptan yok edilmek" tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklarını bildirdiler. Atom bombasına hiç değinilmemişti.

Zaman kazanma telaşında olan Japonlar, bu isteklere kulak asmadılar. Bazı danışmanları Başkan Truman'a, atom bombasını bu yeni silahın ne denli ölümcül olduğunu göstermek üzere, insansız bir bölgede patlatılması için ısrar ettiler; bazılarıysa bombayı önceden uyarmadan kullanması için etkilemeye çalıştılar. 6 Ağustos'ta dünya, Truman'ın kararını öğrendi.

Atom bombasının Hiroşima'da ve üç gün sonra da Nagasaki'de kullanılmış olması, uzun süre tartışılagelmiştir. Savunucuları, savaşa son verdiğini ve Müttefik askerlerinin yaşamlarını kurtardığına işaret ederler. Japonların, ne denli pahalıya patlarsa patlasın pekala yenilebilecek olduğunu vurgularlar.

Atom bombasını kim geliştirdi?

Manhattan Projesi
Robert Oppenheimer, David Bohm, Leo Szilard, Eugene Wigner, Otto Frisch, Rudolf Peierls, Felix Bloch, Niels Bohr, Emilio Segre, James Franck, Enrico Fermi, Klaus Fuchs ve Edward Teller.

Daha 1939'da, Albert Einstein ile bazı önemli bilim adamları, Başkan Roosevelt'e bir mektup yazarak ABD'nin bir atom bombası geliştirmek üzere özel bir araştırma programı gerektiğini önermişlerdi. Amerikalılar ancak Japonya 1941'de Pearl Harbor'a saldırdıktan sonra böyle bir silaha gerek duymuştur. 1942'de, ilk çalışmalar Manhattan'daki Columbia Üniversitesi'nde başladığı için "Manhattan Projesi" diye adlandırılan, son derece gizli bir atom bombası geliştirme programı başladı.

Binlerce teknik adam ülkenin çeşitli yerlerinde, atom bombası yapmak amacıyla işe koyuldular. Güvenlik son derece sıkıydı; bilim adamlarından ancak birkaçı diğer meslektaşlarının neler yaptığını biliyordu. New Mexico Los Alamos'ta bu iş için özel yapılmış tesislerde, tasarının bilim yöneticisi Dr. Robert Oppenheimer, bombanın ve takılmış olan kod adıyla "canavar" ın çizimini ve hazırlanmasını denetliyordu.

Üç yıl sonra, 16 Temmuz 1945 günü sabah 05:30'da, New Mexico çölünün uzak bir köşesinde, bombanın denemesi yapıldı. Kocaman bir ateş topu çölün üzerindeki göğü aydınlattı ve bir mantar bulutu 12200 metreye kadar yükseldi. Oppenheimer olayı, bir Hindu kutsal metninden alıntı yaparak not etti: "Artık ben ölüme, dünyaları yok edene dönüşmüş bulunuyorum."

Atom bombası nasıl çalışır?

Ernest Rutherford
Ernest Rutherford'un yıllar süre denemeleri ve atomun parçalanması

Maddeyi oluşturan atomlar, elektronlarla çevrilmiş bir merkez çekirdekten oluşur. Çekirdek, kırılması zor, güçlü bağlayıcılarla bir arada tutturulmuştur. 1919 yılında, Yeni Zelanda doğumlu fizikçi Ernest Rutherford, Manchester Üniversitesi'nde çalışırken, bir atomun çekirdeğinin enerji veren son derece güçlü parçacıklarla bombalanması durumunda parçalanabileceğini (1,2) gösterdi. Ancak çekirdeği bağlayıcı güçleri parçalamak için büyük enerji gerektiğinden, dünya üzerinde bu dönüşümü yaratabilecek bir enerji kaynağının var olabileceğinden kuşkuluydu.

Ne var ki Rutherford, uranyumu hesaba katmamıştı. Bir bakıma, büyüyüp büyüyüp sonunda ikiye ayrılan bir su damlası gibi, uranyumun çekirdeği de dengesizliğin tam ucuna geldiğinde yalpalar, onu parçalamak için bir nötronla hafif bir çarpışma yeterli olur. 1938 yılında Berlin'de Otto Hahn ile Lise Meitner tarafınfan keşfedilen ve nükleer parçalanma adı verilen yöntemle, böylece, tek bir ağır elementten iki daha hafifi üretilmiş olur.

"Yeterince uranyum"

Nükleer testler Hiroşima öncesinde ve sonrasında devam ediyordu.

Bu buluşu böylesine devrim yaratıcı bir niteliğe büründüren şey şuydu: Parçalanma sürecinde uranyum çekirdeği iki nötron açığa çıkarıyor, bunlar da iki çekirdeği daha parçalamaya yetiyor, böylece dört nötronu özgür bırakıyor ve bu böyle sonsuza dek gidiyordu. Kendi kendini destekleyen bir zincirleme tepki için tek gereken şey, üretilen nötronların, daha çok parçalanmaya yol açıncaya değin kaçmamaları için yeterince uranyumdu.

Her element için farklı olan bu miktara kritik kütle deniyordu. Parçalanmanın ilgi çekici sonucu, dağıtılmış olan ağır atomdan daha hafif iki atom üretmekti ki, bunun birleşik kitlesi dağıtılmış olandan daha hafifti. Kitle Albert Einstein'ın E=mc2 denklemi uyarınca enerjiye dönüştürülmüş oluyordu: bu denklemde E enerji, m kütle ve c de ışık hızıdır.

Bu yüzden, bir nükleer bomba yapmak için uranyum-235 diye bilinen uranyumdan kritik kütle yaratmak gerekiyordu; bu da doğal olarak bulunan uranyumun sadece yüzde 0,7'si demekti. Bombaya gidecek bir başka yol da plutonyumu, yani doğada bulunmayan ama daha bol bir uranyum biçimi olan U-238'i nötron bombadırmanına tutarak üretilebilen bir element kullanmaktı. Hiroşima üzerinde patlatılan bomba uranyum kullanıyordu, Nagasaki üzerindeki plutonyum; ama ikisi de patlama anında kritik yığını birleştirme yoluyla çalışıyordu.

Hibakuşalar kimdir?

Atom bombasının hikayesi
Yara izleri taşıyan hibakuşa'lardan biri.

Japonya'da "patlamadan etkilenen kişi" anlamında kullanılan hibakuşa, Hiroşima ve Nagasaki'deki patlamalardan sağ kurtulmuş olan binlerce Japon'a verilen isimdir. Radyasyonun anında etkisi yüzünden ölümler bombaların atılmasından sonraki iki ay içinde son bulmuşsa da, o sırada radyasyona hedef olan birçok hibakuşa kanser ve lösemi gibi, bombayla ilişkili hastalıklardan ölmeyi sürdürmüşlerdir. Tanınmayacak hale gelmiş olan başkalarıysa yıllar boyu acılar içinde yaşamışlar, işkence çekmişlerdir.

Hibakuşalardan kaçının bombayla ilgili hastalıklardan öldüğü kimse kesin olarak bilemediği için Japonlar hiçbir zaman atom bombasından ölenlerin tam listesini açıklayamadılar. Bu talihsiz insanların yaşadıkları, o tarihten sonra röntgen ışınlarına veya çeşitli radyasyon yayılmalarına ve uygulanan, radyasyona karşı güven sınırlarının temeli olmuştur. Kurbanların aldığı dozun ve radyasyonun yarattığı hastalıkların düzeyine bakılarak, nükleer saniyede çalışanlar ve genelde herkes için, katlanabilecek radyasyon sınırları saptanabilmiştir.

Sonra ne oldu?

The Nuclear Club
"The Nuclear Club" ülkelerinin güncel durumu. Wikipedia sayfası için tıklayın

Hiroşima ve Nagasaki şehirlerine üç gün arayla atılan atom bombaları, Japonya'yı 10 Ağustos 1945'te teslim olmak zorunda bıraktı. Beklenmedik bir radyo yayınında İmparator Hirohito sesini ilk defa duyan ulusuna şöyle seslendi: "Çekilmez acılara katlanarak ve dayanılmaza dayanarak, gelecek kuşaklar için barış yolunu döşemeye karar verdik."

Sovyetler Birliği ilk nükleer bombasını 1949 yılında patlattı. 1952'de onu İngiltere izledi. Gittikçe daha karmaşık ve daha ölümcül atom bombaları yaratıldı. Hiroşima ve Nagasaki'ye atılmış olan bombalar bu yenilerin yanında oyuncak gibi kaldı. Bugün dünya üzerinde en az on ulus, "nükleer kulüp"tendir.

Elbette atom teknolojisi insanlığın yararı için de kullanılmıştır. Nükleer reaktörler dünyanın her yerinde enerji üretir ve radyoaktif izotoplar araştırma, endüstri ve özellikle de tıp alanında kullanılır.

Atom bombasının hikayesi yazısın sonlandırırken, Hiroşima'da yaşananlardan alınacak en değerli ders, nükleer silahlara gelecek savaşlarda en son başvurulacak caydırıcı gözüyle bakılması gerektiğidir. Nükleer silahlarla yapılacak bir saldırı, her iki tarafın da sonunu getirebileceği gibi, bütün dünyanın felaketi de olabilir.

Atom bombasının hikayesi: Manhattan Projesi yazımız burada son buldu. Daha fazla tarih içeriği için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz: https://2ladd.com/k/tarih-kultur/

Ortalama puan: / 5. Oy sayısı: