Blockchain aslında abartılmış bir teknoloji mi?

İnternetin ilk yıllarındaki gibi anarşik düşünceyle bağdaştırılan blockchain onunla bugünkü kaderi mi paylaşacak?

Bitcoin'i oluşturan veri tabanı sistemi olan blockchain internetin ilk yıllarının ütopik fantazilerini yeniden canlandırıyor. 1996'da John Perry Barlow isimli deneme yazarı ve aktivist, internette devlet denetimi fikrine karşı çıktığını belirterek tüm yetkililerden ve aracılardan bağımsız, ademi merkeziyetçi bir çevrimiçi dünyanın varlığını ortaya attı. John Perry'nin "A Declaration of the Independence of Cyberspace" yazısı bugün hala okunabilmektedir. Açıklama güçlü olsa da, günümüzde çevrimiçi dünya devlet yetkilileri ve aracılarla dolu. Arama motorları, sosyal medya platformları, bulut bilişim hizmetleri, internet servis sağlayıcıları, hepsi Cyberspace (Sanal alem) üzerinde önemli bir kontrole sahip yasa ve yönetmeliklerle şekillendirilmiş durumda. Peki tüm bunlar blockchain'in abartılmış bir teknoloji olduğunu mu gösteriyor?

Blockchain'in geleceği Bitcoin'e bağlı değil

blockchain
Özgür sanal dünya ütopyası blockchain ortaya çıkana kadar mümkün görünmüyordu.

İlk blok zinciri, 2009 yılında Bitcoin ile ortaya çıktı. Bitcoin'in altyapısını oluşturan blok zinciri her işlemin depolandığı yerdir. Bu "dağıtık" veritabanı, binlerce kullanıcının yer aldığı merkezi olmayan bir ağ tarafından desteklendiğinden zekici bir tasarım olarak kabul görüyor. Hem bilgilerin bütünlüğünü ve doğruluğunu garanti ederken, bir banka veya eşdeğer bir merkezi kurum gibi Bitcoin'deki işlemlerin kaydını tutabiliyor. Artık Bitcoin'in başarılı olup olmayacağı önemli değil. Önemli olan blockchain teknolojisinin bazı şeyleri kanıtlamış olmasıdır; tıpkı merkezi otoritelere olan ihtiyacın ortadan kalkabileceğini göstermesi gibi.

Blockchain ya da blok zinciri, sadece para birimlerini kapsamaz. Hisse senedi sertifikaları, arsalar, telif hakkıyla korunan eserlerin unvanı, gıda tedarik zincirleri ve bir seçimde oy kullanma gibi sosyal, politik, ekonomik ve yasal hemen her şeyi içine alabilir. Blockchain insanları hükümetlerden, şirketlerden ve merkezi kontrol kaynaklarından kurtarmak için fırsat sunuyor. Bazılarına göre blockchain'in büyümesi internetin büyümesine benzer bir yol izleyecek: Anarşik bir potansiyelden, daha kontrollü, yasal bir gerçekliğe dönüşecek.

Blockchain nasıl çalışıyor?

blockchain
Tıpkı internet gibi blockchain de bir yerden sonra yasal müdahaleye açılabilir.

İnsanlar, blockchain teknolojisinin devletlerden gelebilecek harici kontrollere ve müdahalelere karşı geçirimsiz olduğuna inanıyor ve böyle de kalması gerektiğini savunuyor. Bunun önemini anlamak için teknolojinin ne olduğunu ve nasıl çalıştığını bilmek gerek. Peki blockchain nedir ve nasıl çalışır?

Sağlanan bir hizmet karşılığında yapılan ödeme olarak kabul edilen bir miktar Bitcoin göndermek istediğinizi düşünün. Ödemenin bir bankadan geçmesi yerine, bir çek veya kredi kartıyla ödeme yapmak gibi, işlem tüm Bitcoin ağı arasında paylaşılır ve yetkilendirilir. Ödemenizi yapmak için yeterli Bitcoin'inizin olup olmadığını belirlemek için, ağdaki bilgisayarlar önceki tüm Bitcoin işlemlerinin geçmişini tarar. İşleminiz geçerliyse, son bekleyen işlemlerin yer aldığı bir listeye veya “blok”a eklenir. Her 10 dakikada bir, en son blok ağ tarafından doğrulanır ve önceki tüm blokların “zincirine” eklenir. Herkesin Bitcoin hesap bakiyesi buna göre güncellenir. Ağa katılan her yeni düğüm yani kullanıcı, bu işlem geçmişinin bir kopyasını kendinde saklar. Böylece daima büyüyen ve genişleyen bir güvenlik ağı sistemi oluşturulur.

Blockchain sadece aracı problemine çözümden mi ibaret?

İnternetin ilk çıktığı zamanlardaki gibi blockchain'in de "aracı problemi"ne son cevap olduğu düşünülüyor — güvenilmez, verimsiz veya istenmeyen arabulucular ya da komisyonculara. Ancak burada önemli bir yanlış anlaşılma var. Aracılar, güvenilir olduklarında pek çok yararlı görevi yerine getirirler: Alıcıları satıcılarla eşleştirmek, ölçek ekonomileri oluşturmak ve pazarlık gücünü dengelemek gibi. Şu anda dünyada aracı kurumları ortadan kaldırmak gibi geniş çaplı bir düşünce yok.

Birçokları, blockchain'in getirdiği en önemli yeniliğin yönetimsel ve hatta teknolojik değil duygusal olduğuna inanıyor.

Bu düşüncenin arkasında olanlar ayrıca blockchain'in geleneksel yasal yönetimlerin yerini almaktansa, onlara tamamlayıcı ya da destekleyici olacağını ön görüyor; özellikle "değişmezliğin" ve otomasyonun önemli olduğu noktalarda. Örneğin, bankalar için raporlama kurallarının uygulanmasını kolaylaştırmak için kullanılabilir. Böylece devlet kurumlarının artık ilgili tüm banka işlemlerini aktif olarak izlemesine gerek kalmaz.

Blockchain ve 'yönetim paradoksu'

Blockchain gibi merkezi olmayan bir sistemi bugünün standartlarına uygun hale getirmek için gerekli mekanizmalar, yani gözetim ve düzenleme aparatları, sistemi merkezsiz olmaktan uzaklaştırıyor. Birçokları, blockchain'in getirdiği en önemli yeniliğin yönetimsel ve hatta teknolojik değil duygusal olduğuna inanmakta: Depolanmış bir bilgiye kimsenin onayına ihtiyaç duymadan itimat edilen "yeni bir güven biçimi"nin doğuşu. Bir sisteme, alt parçalarına güvenmeye gerek kalmadan güvenebilmek. Asıl soru bu güven sisteminin uygulanabilir olup olmadığı ve eğer uygulanabilirse en iyi hangi yollarla işimize yarayacak olmasıdır. Buna vereceğimiz cevap büyük oranda blockchain'in geleceği olacak.