Otuz Yıl Savaşları ve Avrupa'nın karanlığa gömülmesi

Bohemya, Protestanların başlattığı başkaldırı hareketinin bedelini çok ağır ödedi

Otuz Yıl Savaşları

Otuz Yıl Savaşları hakkında iki yazı hazırladık. Bu birincisi. Kızgın bir Protestan topluluğu, tabancalarını ve tüfeklerini sağa sola savurarak Prag caddelerinde, Bohemya'nın katolik yönetiminin kalesi Hradcany Şatosu'na doğru yürüyordu. Avluyu geçip merdivenleri çıkarak dört valinin krizle ilgili olarak beklediği yüksek mahkeme salonuna ulaştılar. 23 Mayıs 1618 günü sabahında Protestanlar herhangi bir uzlaşmayı düşünecek ruh hallerinde değildi. Viyana'ya giden Katolik Kral Matthias Prag'ı terk etmiş ve şehri katolik valilerin kontrolüne bırakmıştı. Bu valiler arasında, Protestan kiliselerinin yapımını yasaklanmış ve itiraz edenleri hapse atmış olan iki radikal Jaroslav Von Martinitz ve William Slavata da vardı.

Otuz Yıl Savaşları

Ülke içindeki Protestanlar isyan planları yaparken Hollanda, İngiltere ve İsveç gibi Protestan ülkelerden destek ummuşlardı. Ne var ki olacakları hiç kimse öngörmemişti: Bastırılmış siyasi ve dini duyguların serbest kalması sonraki otuz yıl boyunca Avrupa'yı paramparça edecekti. O an için asiler kendi meseleleriyle ilgileniyorlardı. Liderleri Kont Matthias von Thurn, Martinitz ve Slavata'nın öldürülmesini istemişti. Odaya doluşan kalabalık korku içindeki dört valiyi ve Philip Fapricius adlı katibi duvara sıkıştırarak etkisiz hale getirdi. Bunlardan yalvarmakta olan ikisinin gitmesine izin verdiler. Fakat Martinitz ve Slavata'ya ölümle tehdit ederek saldırdılar. İçlerinden biri onların pencereden atılmasını önerdi. Kalabalık kendinden geçmiş bir şekilde bu fikre katıldığını haykırdı.

Katolik valilerin Protestanlar tarafından pencereden atılması isyanın başlangıcı oldu

Bu bir linç eylemi değil, önceden tasarlanmış bir ayaklanmaydı ve liderlerinin onu başlatmak için dramatik ve itiraz kaldırmaz bir işarete ihtiyacı vardı. Yüz yıldan uzun bir süre önce Bohemyalı din reformcusu Jan Hus'un yandaşları düşmanlarından kurtulmak için onları pencereden atmışlardı. Bu yöntem o anda o odadakilere bağımsızlığı iddia etmenin en uygun bir yolu olarak göründü.

Martinitz ilk sıradaydı. Pencerenin kenarına getirildi ve dışarı itildi. 15 metre yükseklikten suyu çekilmiş olan kale hendeğine düştü. Düşerken İsa ve Meryem'in adını haykırmıştı.

İsyancılardan biri "Meryem'in ona yardım edip etmediği göreceğiz" diye bağırarak alay etti ve Martinitz'in akibetini görebilmek için pencereden dışarı uzandı." Tanrı adına" diye haykırdı. Tanrı yardım etmiş, Martinitz ölmemişti. Şatonun çevresindeki hendeğin gübre yığınıyla dolu olması hafif yaralarla kurtulmasını sağlamıştı.

Hendeğe uzatılan merdiven

Asiler o sırada Slavata'ya yöneldi, o ise elleri yağmurun darbesi altında gevşeyene kadar kuvvetle direndi ve pencerenin çerçevesine tutunmaya çalıştı. Düşerken bir saçağa çarptı ağır yaralandı. Asiler son olarak talihsiz bir katibi yakalayıp, onu da pencereden aşağı attılar.

Protestanlar iki valiyi de gülerek ölüme göndermeyi denediler

Martinitz yukarıdaki kalabalığın alaylı bağrışlarına aldırmayarak Slavata'yla ilgileniyordu. Hizmetkarları aşağıya bir merdiven uzattılar ve Martinitz ile Fabricius acı içinde yukarı tırmanabildi, Slavata ise taşınarak çıkarıldı. O sırada kalabalık hedefine ulaşmanın verdiği memnuniyetle dağıldı. Yapılan saldırı amacına ulaşmış ve bir devrim başlamıştı. Daha sonra Çekoslovakya'nın bir parçası olacak olan Bohemya bağımsızlığa yaklaşmış gibi görünüyordu. Bir Protestan meclisi geçici hükümet tayin etti. Sonra da bir ordu kurulması kararı alındı. Cizvitler ülkeden kovuldular.

Fakat bunun ötesini kimse göremiyordu ve organize olmaya başlamıyordu. Katolikler güçlü olmaya devam ettiler. Servetleri bağımsız bir Bohemya'yı güçlendirebilecek olan üyelerden meydana gelen parlamento tereddüt içindeydi. Protestan gruplar arasındaki çekişme birliği baltaladı. Bohemya bir yıl boyunca bağımsızlığın eşiğinde kaldı. İsyan bir krala verilen gözdağından daha fazlasıydı; çünkü Matthias egemenlik alanı Avusturya, Polonya, Almanya ve İtalya'yı kapsayan, bir kolu İspanya'yı yöneten Habsburg hanedanlarının bir üyesiydi.

Habsbuglar Avrupa'daki eskimiş devletleri bir araya getiren dini ve siyasi birliği yaşatma görevini üstlenmiş Kutsal Roma Germen İmparatorluğu'nun hakimiyetine, ulusal egemenliğine ve dini kuralcılığa karşı güçlü bir tehdit oluşturduğundan, sürmesine izin verilemezdi.

Kral V. Friedrich ve çöküş

Fakat Matthias bunu engelleyecek biri değildi. 1619 yılında yaşlı, hasta ve çocuksuz bir adam olarak öldü ve yerini, aynı zamanda 11. Ferdinand adıyla Kutsal Roma-Germen İmparatoru unvanını da devralan kuzeni Ferdinand'a bıraktı. Bohemyalılar onu 1617 yılında, Protestanlığa hoşgörü göstereceği yönündeki vaadi nedeniyle tahtın varisi olarak tercih etmişlerdi.

Beyaz Dağ Çarpışması'nda Kral V. Friedrich imparatorluğun güçleri karşısında kaçmayı tercih etti

Ancak son yaşananlar Bohemyalıların fikrini değiştirdi. Onun yerine, Ren kıyısındaki Aşağı Pfalz eyaletinin elektörü V. Friedrich'i seçtiler. Bu tercih çok parlak bir fikir gibi görünüyordu. Habsburg topraklarını bölen bu iki devletin tek elden yönetilmesi Katolik Habsburgların önünü kesebilirdi. Böylece Friedrich, Avrupa'daki yeni güçler dengesinin anahtarı olacaktı.

Ne var ki işler kısa zamanda siyasi bir felakete dönüştü. Daha Kasım 1619'da taç giyişinden itibaren Friedrich'in bir lider olamayacağı belli oldu. Bohemyalılar birlik içinde hareket edemediler. Dışarıdan hiç yardım gelmedi. Aralarında bölünmüş olan deneyimsiz ve parasız Bohemyalılar endişe içinde sonucu bekler oldular. Kasım 1620'de İmparatorluk ordusu Prag yakınlarındaki Beyaz Dağ Çarpışması'nda V. Friedrich'i yendi ve şehri geri aldı. "Kış Kral" Friedrich Bohemya'yı kaderine terk ederek savaşmaya gitti. 27 isyankar idam edildi. Protestanların topraklarına el kondu ve İmparatorluğun paralı askerleri yeni soylu sınıfı haline geldi. Ülkede eğitim Cizvitlerin ellerine bırakıldı.

Soyluların ve şehir ahalisinin dört bini dahil 36000 aile göç etmek zorunda kaldı. İsyanın ortaya çıkardığı dinamikler Avrupa'yı otuz yıl savaşlarına sürüklerken, Bohemya tekrar karanlığa gömüldü.

Otuz Yıl Savaşları ve Avrupa'nın karanlığa gömülmesi yazımız burada son buldu. Daha fazla tarih içeriği için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz: https://2ladd.com/k/tarih-kultur/