Subrahmanyan Chandrasekhar: Kara delik oluşumunu açıkladı

Hindistanlı olduğu için ırkçılığa maruz kaldı, çalışmalarının değeri 40 yıl sonra anlaşıldı

Subrahmanyan Chandrasekhar (1910-1995), 20. yüzyılda modern astronomi ve astrofizik devlerinden biriydi. Çalışmaları ile fizik bilimini yıldızların yapısına ve evrimine entegre etti; astronomların yıldızların nasıl yaşadığını ve öldüğünü anlamalarına yardımcı oldu. İleri görüşlü araştırmaları olmasaydı gökbilimciler tüm yıldızların uzaya nasıl ısı yaydığını, yaşlandığını ve devasa boyutta olanların nasıl öldüğünü kavramak için çok daha uzun süre çalışmak zorunda kalacaktı. Chandra bilindiği gibi yıldızların temel yapısını ve gelişimini açıklayan teorileri ile fizik dalında 1983 Nobel Ödülü'nü almıştır. Yörüngesel Chandra X-Ray Gözlemevi de onuruna adlandırılmıştır.

Kara delikler ve beyaz cüceleri açıklayan bilim adamı Chandra

Subrahmanyan Chandrasekhar
Chandra, William Fowler ile birlikte yıldızların nasıl doğduğunu açıklayarak 1983 Nobel ödülü'nü aldıktan sonra Chicago Üniversitesi'ndeki ofisine yürürken

Erken dönemi

Chandra 19 Ekim 1910'da Hindistan'ın Lahore kentinde doğdu. O zamanlar Hindistan hala İngiliz İmparatorluğu'nun bir parçasıydı. Babası bir devlet memuruydu ve aileyi annesi yetiştirdi. Annesi geçimini yazılı eserleri Tamil diline çevirerek sağladı. Chandra, on çocuğun en büyüğüydü ve on iki yaşına kadar evde eğitim gördü. Madras'taki (ailenin taşındığı) liseye gittikten sonra, lisans derecesini fizik dalında aldığı Presidency College'a girdi. Başarılı öğrenciliği kendisine İngiltere, Cambridge'de yüksek lisans bursu kazandırdı. Burada Paul Dirac gibi aydınların ışığında çalıştı.

Ayrıca yüksek lisans kariyeri boyunca Kopenhag'da fizik okudu. Chandrasekhar 1933'de Cambridge'den doktora aldı. Trinity College tarafından Sir Arthur Eddington ve E.A. Milne gibi astronomların altında çalışmak üzere davet aldı.

Yıldızlara dair teorisinin gelişimi

Chandra, yüksek lisans okuluna giderken yıldız teorisine (stellar theory) dair büyük fikirler geliştirdi. Fiziğin yanı sıra matematiğe de hayran kalmıştı ve hemen matematiği kullanarak bazı önemli yıldız karakteristiklerini modellemenin bir yolunu keşfetti. 19 yaşında Hindistan'dan İngiltere'ye yelkenli bir gemide giderken, Einstein'ın görelilik teorisinin, yıldızların iç süreçlerini ve bunların gelişimlerine etkilerini açıklamak için uygulanabileceğini düşünmeye başladı.

Güneş'in 1.4 katı kütleli bir yıldızın ömrünü neredeyse kesin olarak bir süpernova patlamasıyla tamamlayacağını gösteren Chandrasekhar Limiti teorisini geliştirdi.

Zamanın gökbilimcilerinin varsaydığı gibi, Güneş'ten çok daha büyük bir yıldızın nasıl yakıtını ve ısısını hemen bitirmeyeceğini gösteren hesaplamalar yaptı. Bunun yerine, çok büyük bir yıldız nesnesinin aslında küçük yoğun bir nokta haline (kara deliğin tekilliğine) geleceğini (çökeceğini) göstermek için fiziği kullandı. En az bu kütledeki yıldızların yaşamlarının sonunda çökerek kara delik oluşturacaklarını gösterdi. Bu sınırın altındaki herhangi bir şey ise sonsuza dek beyaz bir cüce olarak kalacaktı.

Beklenmedik reddedilme

yıldızın doğuşu
Bir yıldızın hayali doğuşu

Chandra'ın çalışması, kara delikler gibi nesnelerin oluşabileceğini ve var olabileceğini gösteren ilk matematiksel formülleri verdi. Yıldızların kütlelerinin onların yapılarını nasıl etkilediğini açıklayan ilk kişi oldu. Tüm hesaplara göre, bu şaşırtıcı bir matematiksel ve bilimsel dedektiflik çalışmasıydı. Ancak Chandra, Cambridge'e ulaştığında, fikirleri Eddington ve diğerleri tarafından şiddetle reddedildi. Chandra'nın, daha çok tanınan egolu yaşlı adamlar tarafından reddedilmesinde endemik ırkçılığın rol oynadığını belirtenler olmuştur. Bu adamların yıldızların yapısına dair Chandra'dan farklı görüşleri vardır.

Chandra'nın teorik çalışmalarının kabul görmesi uzun yıllar aldı ve ABD'nin daha entelektüel ikliminde yaşamak için İngiltere'den ayrılmak zorunda kaldı. Bir zaman sonra, karşılaştığı ırkçılığın kendini, çalışmalarının ten renginden bağımsız olarak kabul edileceği yeni bir ülkede yaşamaya motive ettiğini açıkladı. Yine de, yaşlı adamın önceki küçümseyici muamelesine rağmen Eddington ve Chadra samimi bir şekilde ayrıldılar.

Chandra'nın Amerika'daki hayatı

Subrahmanyan Chandrasekhar, ABD'ye Chicago Üniversitesi'nin davetiyesiyle geldi ve yaşamının sonuna kadar araştırma ve öğretim görevlerini üstlendi. Radyasyonun, Güneş gibi bir yıldızın katmanları gibi maddeler üzerinde nasıl hareket ettiğini açıklayan "radyasyon transferi" adlı bir konu üzerinde çalışmalar yaptı. Daha sonra çalışmalarını devasa yıldızlara çevirdi. Beyaz cüceler (çökmüş yıldızların büyük kalıntıları) kara delikler ve Chandrasekhar Limiti hakkındaki fikirlerini sunduktan neredeyse kırk yıl sonra çalışmaları sonunda gökbilimciler tarafından geniş çapta kabul edilmişti. 1974'teki çalışmaları için Dannie Heineman ödülünü kazandı ve ardından 1983'te Nobel Ödülü'nü aldı.

Chandra'nın astronomiye katkıları

Chandra, 1937'de Amerika Birleşik Devletleri'ne geldikten sonra Wisconsin yakınlarındaki Yerkes Rasathanesinde çalıştı. Sonunda, NASA'nın Astrofizik ve Uzay Araştırmaları Laboratuvarı'na (LASR) katılarak, birçok lisansüstü öğrenciye danışmanlık yaptı. Ayrıca, yıldızların evrimi gibi çeşitli alanlarda araştırmalarını sürdürdü; bunun ardından yıldız dinamiğine derinlemesine daldı. Brownian hareketi (bir akışkandaki parçacıkların rastgele hareketi), ışıma transferi (elektromanyetik radyasyon formundaki enerjinin transferi) hakkındaki fikirlerini genişletmeye devam etti. Kariyerinin sonlarına doğru kuantum teorisi, kara delikler ve yerçekimi dalgaları üzerine çalıştı.

II. Dünya Savaşı sırasında Chandra, Maryland'deki Balistik Araştırma Laboratuvarı için çalıştı ve burada Robert Oppenheimer tarafından Manhattan'a katılmaya davet edildi. Güvenlik kontrolü işleminin tamamlanması çok uzun sürdü ve bu işe hiç başlamadı. Chandra, kariyerinde astronomi alanındaki en prestijli dergilerden biri olan Astrophysical Journal'a yazdı.

Asla başka bir üniversitede çalışmadı, Chicago Üniversitesi'nde kalmayı tercih etti ve orada astronomi ve astrofizik alanında Morton D. Hull Seçkin Profesörü oldu. Emekli olduktan sonra 1985'te emeritus statüsünü korudu. Ayrıca, Sir Isaac Newton'ın Principia kitabının normal okuyuculara hitap edeceğini umduğu bir çevirisini de yaptı. "Newton's Principia for the Common Reader" adlı eseri, ölümünden hemen önce yayımlandı.

Kişisel hayatı

Subrahmanyan Chandrasekhar 1936'da Lalitha Doraiswamy ile evlendi. Çift, lisans yıllarında Madras'ta bir araya geldi. Büyük Hintli fizikçi C.V. Raman'ın (kendi adını taşıyan bir ortamdaki ışığın saçılım teorilerini geliştirdi) yeğeniydi. Amerika Birleşik Devletleri'ne göç ettikten sonra Chandra ve karısı 1953'te vatandaş oldu.

Chandra, sadece astronomi ve astrofizikte bir dünya lideri değildi; kendini ayrıca edebiyata ve sanata adamıştır. Özellikle batı klasik müziğinin coşkulu bir öğrencisiydi. Sanat ve bilimler arasındaki ilişki hakkında sık sık ders verdi ve 1987'de derslerini Truth and Beauty adlı bir kitapta derledi.
Aesthetics and Motivations in Science kitabında ise iki konunun birleştiği noktalara odaklandı. Chandra 1995 yılında Chicago'da kalp krizi geçirdikten sonra öldü. Ölümü üzerine dünyadaki tüm gökbilimciler tarafından bir kez daha anıldı. Hepsi onun çalışmalarını evrendeki yıldızların mekaniği ve evrimi konusundaki anlayışlarını ilerletmek için kullandı.

Onurlar

Subrahmanyan Chandrasekhar kariyeri boyunca astronomide yaptığı ilerlemeler için birçok ödül kazandı. Bahsedilenlere ek olarak, 1944'te Kraliyet Cemiyeti'nin bir üyesi seçildi, 1952'de Bruce Madalyası, Kraliyet Astronomik Toplumu Altın Madalyası, ABD Ulusal Bilimler Akademisi'nin Henry Draper Madalyası ve Humbold Ödülü verildi. Nobel Ödülü'nün kazancı, dul eşi tarafından Chicago Üniversitesine kendi adına bir burs oluşturmak için bağışlandı.

Kara delikler, beyaz cüceler: Subrahmanyan Chandrasekhar yazımız burada son buldu. Daha fazla içerik için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz: https://2ladd.com/k/bilim-teknoloji/