Jeolog Charles Lyell kimdir? Evrim teorisine katkıları

Yerkürenin bugünü, geçmişinin anahtarıdır

Charles Lyell günümüzde en çok Charles Darwin'in gençken Beagle ile yaptığı ünlü seyahatte kitaplarını okuduğu ve evrim teorisine giden çalışmalarında rehber aldığı jeolog olarak bilinir. Jeolojinin gelişiminin öncülerinden biri olan Charles Lyell aslında kendi başına çok daha önemli bir şahsiyettir.

En önemli çalışması Principles of Geology (Jeolojinin İlkeleri) ilk olarak 1830 ve 1833 yılları arasında üç cilt halinde basılmıştı ama ölümüne kadar eserini revize etmeye devam etti. Aslında bu revizyonların çoğu, çalışmasının belli yerlerini takdir edip benimseyen ancak bazı yönlerini şiddetle eleştiren diğer jeologlarla süregiden diyaloğunun sonucuydu. Modern yerbilimleri bazı önemli açılardan bu verimli etkileşimin sonucu olarak gelişmiştir.

Charles Lyell kimdir?

Charles Lyell'in 1849 yılında gününün 60 bilim insanını gösteren seri dahil seçkin kimselerin portrelerini yapmakla tanınan Thomas Herbert Maguire tarafından yapılmış taşbasması.
Zamanın 60 bilim insanını kapsayan seri dahil seçkin kimselerin portrelerini yapmakla tanınmış Thomas Herbert Maguire tarafından 1849'da hazırlanan Charles Lyell taşbasması

Lyell İskoçyalı arazi sahibi üst düzey bir aileden geliyordu ama İngiltere'nin güneyinde büyümüştü ve yetişkin hayatı boyunca da Londralı kaldı; Kuzey İskoçya'nın kıyılarındaki aile evine sadece tatillerde gitti. Oxford'daki öğrencilik yıllarından sonra avukatlık stajını Londra'da tamamladı; yazarlıktan düzgün bir gelir elde edebileceği ortaya çıkıncaya kadar kısa süre dava vekilliği yaptı. University Collage London'ın rektörü Leonard Horner'ın yüksek eğitimli kızı Mary Horner ile evlendi; çocukları olmadı. Kendinden genç arkadaşı Darwin evlerine gerçekleştirdiği ziyarette, Lyell'in tutkuyla jeolojiden bahsederken eşini ihmal ettiğini görünce, istihzayla nişanlısına şunları yazmıştı: "Cinsi latife (kadın), hor davranma konusunda pratik yapmak istiyorum." Evde ve Avrupa Kıtası'nda, daha sonra da Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kapsamlı gezilerinde araştırma asistanlığı yapan eşi aslında Lyell için paha biçilmezdi.

İngiliz siyasetinde liberal bir meşrutiyetçiydi ama kültürel açıdan kozmopolitti; o zamanlar bilim ve kültürün dili kabul edilen Fransızcası akıcıydı ve her milletten entelektüelin yanında kendini evinde hissederdi. Anglikan inancıyla yetiştirilmişti ama olgun döneminde Londra'da Uniteryan bir kiliseye girmeye başladı.

Yerkürenin saklı tarihini yeniden inşa etmek

Lyell'in yer kabuğundan ideal kesiti, 1838 Elements of Geology adlı serinin iç kapağı. Tüm ana kaya türlerinin çok uzak geçmişteki gibi, günümüzde halen oluşmaya devam ettiğini, çünkü yerkürenin kararlı dinamik dengede olduğunu ileri sürdü
Lyell'in yer kabuğundan ideal kesiti, 1838 Elements of Geology adlı serinin iç kapağı. Tüm ana kaya türlerinin çok uzak geçmişteki gibi, günümüzde halen oluşmaya devam ettiğini, çünkü yerkürenin kararlı bir dinamik dengede olduğunu ileri sürdü

Charles Lyell yerbilimlerini ondan önce şekillendirmiş iki zıt entelektüel geleceği birleştirdi. İlkini Oxford'da öğrenciyken karizmatik jeoloji profesörü William Buckland'in derslerine katıldığında özümsemişti. Buckland, Parisli büyük zoolog Georges Cuvier'nin savunduğu yaklaşımı benimsemişti. Cuvier, jeologları "zamanın sınırlarını ortadan kaldırmaya" çağırıyordu. Jeologları, çoktan beri insanın tahayyülünün çok çok ötesinde olduğu kabul edilen zaman ölçeğini genişletmeye değil, bu uzun tarihi güvenilir ayrıntılarla yeniden inşa etmeye çağırıyordu.

Tarihçilerin insan tarihini yeniden inşa etmek için belgelere başvurmasına benzer şekilde, jeologların da fosilleri ve uzun geçmişin diğer izlerini ipucu edinmesi gerekiyordu. Lyell, hocası Buckland gibi seçtiği bilim dalı için Cuvier'nin yaklaşımını doğru prensip olarak benimsedi; jeologlar yerkürenin tarihçisi olmalı, geçmişin günümüze ulaşan her türlü izinden yerkürenin tarihini yeniden inşa etmeliydi.

Ancak, Lyell Hames Hutton'ın yerküreyi değişmez ve bu nedenle de tarih-dışı doğa yasalarının yönettiği bir kütle olarak gören jeoloji modelinden derinden etkilenmişti. Hutton daha önce yerküreyi, Güneş'in etrafında dönen gezegenlerden müteşekkil Güneş Sistemi'ne benzer şekilde, süreklilik gösteren bir dinamik denge tutturmuş fiziksel sistem diye tasvir etmişti. Matematikçi ve gökbilimci John Playfair bu modeli Lyell'in nesli için ulaşılabilir kılmıştı. Playfair sayesinde Lyell da dikkatini daha sonra "modern nedenler" diye bilinecek noktaya odaklamıştı.

Modern nedenler

İngiliz Jeolog ve paleontolog Henry De la Beche'in Lyell'in Principles of Geology'de sunduğu varsayımlarla dalga geçen 1830 tarihli karikatürü
İngiliz Jeolog ve paleontolog Henry De la Beche'in Lyell'in Principles of Geology'de sunduğu varsayımlarla dalga geçen 1830 tarihli karikatürü

Günümüzde etkinliği doğrudan gözlemlenebilecek – volkanlar, depremler, erozyon ve çökelme gibi – jeolojik süreçler vardı ve bunlar gözlemlenemez insan öncesi tarihteki etkinliklerin izlerini yorumlamak için doğrudan kullanılabilirdi. Diğer jeologlar halihazırda (daha sonraki ifade biçimiyle) "günümüz geçmişin anahtarıdır'' demişti ancak Charles Lyell modern nedenlerin uzak geçmişin izlerinin bir kısmını değil tümünü tanımlamaya uygun olduğuna ikna olmuştu. İnsan deneyiminde benzeri görülmemiş büyüklükte felaketler olduğunu varsaymaya ihtiyaç olmadığını iddia ediyordu.

Jeoloji tartışmaların merkezinde bu büyüklükte bir felaket varsayımı vardı. Buckland ve pek çok diğer jeolog belki insan tarihinin şafağında, ama yerkürenin tarihinde son derece geç bir zamanda tüm dünyayı değilse bile Avrupa'nın büyük bölümünü vuran mega-tsunami diye tahayyül edilen "jeolojik tufan" dedikleri şeyin fiziksel izlerini pek çok yerde görüyordu. Buckland bunu yazılı insanlık tarihinde çok erken dönemde yaşanan "Nuh Tufanı" ile özdeşleştirerek, bu yolla Kitab-ı Mukaddes'in tarihi geçerliliğini onaylamak ve özellikle de Oxford'da yeni kurulan jeoloji biliminin tutucu çevrelerce kabulünü sağlamak için kullanıyordu.

İngiltere Kilisesi'nin kültürel egemenliğine son derece eleştirel yaklaşan Lyell söz konusu tufan gibi yerküre tarihindeki benzer çok erken felaketlere dair kanıtların tümünün sıradan süreçlerle açıklanabileceğini ileri sürerek buna karşı çıkıyordu.

Fosil kayıtlarını okumak

Lyell'in 1830-1833 tarihli Principles of Geology adlı eserinin resimli giriş sayfası: Kitaptaki en dikkate değer resimdir. Napoli yakınlarındaki Roma kalıntıları, halen ayakta duran sütunlar yarıya kadar deniz midyeleri ve kabuklarıyla kaplanmıştır
Lyell'in 1830-1833 tarihli Principles of Geology adlı eserinin resimli giriş sayfası: Kitaptaki en dikkate değer resimdir. Napoli yakınlarındaki Roma kalıntıları, halen ayakta duran sütunlar yarıya kadar deniz midyeleri ve kabuklarıyla kaplanmıştır

Lyell'in bu modern nedenlerin açıklayıcı gücüne beslediği güven 1828-1829 yıllarında Fransa ve İtalya'ya yaptığı kapsamlı gezilerle güçlendi. Etna ve Vezüv gibi volkanların etkilerinin büyüklüğünü kendi gözleriyle gördü. Saha çalışmaları, insanlık tarihi boyunca yer kabuğunun en az gezegenin daha eski tarihindeki kadar dinamik olduğuna kanıtlar gösterdi. Sicilya'da insan tarihini jeolojik tarihe bağlayan ve yerkürenin halis büyüklüğüne dair fikir veren yeni bir kanıt zinciri buldu. (Kendilerini dindar sayan pek çoğu dahil) diğer jeologlar halihazırda bunu kabul ettiklerini söylüyorlardı. Fakat Charles Lyell uygulamada bunu kabul edemediklerine inanıyordu. Ona göre modern nedenlerin gücünü doğru anlamak ve bu güçlerin etkili olduğu sürenin uzunluğunu doğru idrak etmek yoluyla herhangi bir felaketin sıra dışı olduğu varsayımı gereksiz kılınıyordu. Sunulan bütün kanıtların, Dünya'nın yavaş ve heybetli değişim döngüleri olduğunu öne sürüyordu. Bunlar uzun dönemde belirgin bir yön izlemeyen ve sürekli dinamik denge halinde olan olaylardı.

Lyell'ın İngiltere'ye dönünce yazdığı kapsamlı Principles of Geology adlı eseri dava vekilliği yaptığı kısa kariyerinde edindiği ikna edici dili kullanarak Buckland tarzı jeolojiyi Hutton terimleriyle yeniden yorumlamak için kullanmıştı. Kitabın Britanya'daki okurları, özellikle yerkürenin son derece genişletilmiş, uçsuz bucaksız tarihinin Lyell tarafından yeniden inşasından etkilenmişti. Çünkü kutsal metinlerdeki genel kabul gören görüşlere zıtlıklar içeriyordu. Avrupa'nın geri kalanında halk kutsal metinlerin akademisyenler tarafından yorumlanma yöntemlerine dair bilinçlenmeye başladı. Uzun zamandır yer kürenin zaman ölçeğinin büyüklüğü kanıksanmıştı ve Lyell'in yaklaşımı o kadar alışılmadık gözükmüyordu.

En yaşlı kayalar

Üniformitaryanizm, tekdüzelik veya değişmezlik ilkesini açıklamak için tek bir cümle kullanıldı: Günümüz Geçmişin Anahtarıdır
Üniformitaryanizm, tekdüzelik veya değişmezlik ilkesini açıklamak için tek bir cümle kullanıldı: Günümüz Geçmişin Anahtarıdır

Charles Lyell eserinin büyük bölümünü "jeolojinin alfabesi ve dilbilgisi" adını verdiği şeye ayırmıştı. Lyell -yeterli zaman verildiğinde- yeni dağ sıralarının yükselmesi gibi muazzam etkilerle sonuçlanacak modern nedenlerin etkisini göstermek için kendi gözlemlerini çok sayıda basılı kaynakla ve ilk elden raporlarla zenginleştirmişti. Bunların hepsi diğer jeologlar tarafından içtenlikle kucaklandı, Lyell'in modern nedenlere vurgusunu, kendi çalışmalarında giderek artan oranda benimsediler. Ancak, geçmişin bütün izlerinin bu yolla açıklanıp açıklamayacağını da sorguladılar.

Lakin kutsal kitaptaki bazı olaylara tatmin edici bilimsel yanıtlar bulunamıyordu. Örneğin, jeolojik tufan ancak sıradan süreçlerin "sıra dışı" yoğunluktaki etkinliğiyle böyle bir sarsıntıya ve felakete yol açmış olabilirdi. Sakınımlı yaklaşımları kısa zaman içinde haklı görüldü, 1840'larda, büyük tufan varsayımı yerini jeolojik açıdan yakın zamanlı bir buz çağı yorumuna bıraktı. Buckland bu yeni fikri ilk benimseyenlerden biriydi, Lyell ise böyle bir büyük felaketin gerçekliğini kabul etmeye isteksizdi.

Principles'ın son cildinde, Lyell yerkürenin geçmişinin izlerini deşifre etmek ve temelde günümüzdeki dünyayla büyük benzerlik gösteren en yakın dönemleri yeniden inşa etmek için jeolojinin ''alfabesi ve dilbilgisini" kullandı. En yaşlı kayaların, yerkürenin derinliklerindeki -kendi ifadesiyle- "dönüşüm" süreçleri sonucunda büyük bir değişikliğe uğramış olduklarını, dolayısıyla gezegenin başlangıcına dair hiçbir kanıt sunamayacaklarını öne sürdü. Böylece yerkürenin gerçekten de Hutton'ın uzun zaman önce ileri sürdüğü gibi, yavaş ve düzenli değişimin sonsuz döngüsünde, belli bir yönü bulunmayan, dinamik dengede bir sistem olduğu sonucuna vardı.

Charles Lyell, Hutton ve Darwin

Darwin'in Charles Lyell'i yakından takip etmesi canlılığa dair yüzlerce soruya yanıt bulmamızı sağladı
Darwin'in Charles Lyell'i yakından takip etmesi canlılığa dair yüzlerce soruya yanıt bulmamızı sağladı

Lyell'in getirdiği Huttoncı yerküre modeli yaklaşımı, modern nedenleri kullanma yaklaşımına tersliği nedeniyle jeologlarca şiddetle eleştirildi; ileride "üniformite yanlısı" diye isimlendirilmesine yol açacak olan, modern nedenler değil, bu yaklaşımdı. Lyell artık üniformite yanlısı jeologların tek örneğiydi. Hepsinden önemlisi, diğer jeologlar fosil kayıtlarında yerküre üzerinde yaşamın tarihinde belli bir istikamet olduğuna dair giderek netleşen kanıtlara işaret ediyorlardı. En çarpıcı kanıt, omurgalılarda önce balıkların, sonra sürüngenlerin, daha sonra memelilerin ve en sonunda insanların belirmesiydi.

Elbette Lyell tüm bunlardan haberdardı, ama pek de ikna edici olmayan bir şekilde, bunu fosil kayıtlarındaki düzensizlikle açıklamak zorundaydı. Yerkürenin fiziksel evrelerinin döngüsel yapısını, yaşamın tarihindeki benzer olaylarla ilişkilendirdi. Sonuç olarak jeologlar Lyell'in kuramlaştırma yönteminin güvenilir olmaktan çok uzaklaştığını gördü.

Charles Lyell jeoloji biliminin Buckland ve Hutton ile anılan son derece tarihsel modeli ile son derece fiziksel modeli arasında verimli bir sentez yaratmaya çok yardımcı olmuştur. Yerkürenin insanlık tarihi gibi belirsiz ve beklenmedik bir tarihi olduğu ortaya çıktı. Ancak aynı zamanda tüm bu olaylar doğanın değişmez yasalarında temellenen tarih-dışı jeolojik süreçlere atfedilebiliyordu. İsmini önce jeolog olarak duyuracak olan Lyell'in öğrencisi Darwin işte bu sentezi etkin biçimde biyolojiye aktarmıştı. Ama Charles Lyell'in başarısı kendi başına da tanınmayı hak eder, yerküre üzerine uslamlama yöntemleri halen modern jeolojinin temelini oluşturmaktadır.

Jeolog Charles Lyell'in hayatı ve Evrim Teorisi'ne katkıları yazımız bitti. Benzer içerikler için bu kategoriyi takip edebilirsiniz: https://2ladd.com/k/bilim-teknoloji/