Kral XIV. Louis: Güneş Kral yönetimi ele alıyor

Fransa kralıyla beraber Avrupa’da monarşinin doruk noktasına ulaşılıyor

Fransa Kralı XIV. Louis (14. Louis) hakkında onun yönetim biçimini konu alan bir yazı hazırladık. Fransız sarayı, Mart 1661 tarihinin ilk haftasında kanser olan Kardinal Mazarin'in ölüm haberini bekliyordu. Kral naibi ilan edilen ana kraliçe Avustralyalı Anne'ın başbakanı olan bu yaşlı adam, beş yaşındaki XIV. Louis'nin tahta geçtiği 1643 yılından beri Fransa'nın gerçek hükümdarı olmuştu.

Sonra 18 yıl boyunca Mazarin Louis'nin özel öğretmeni ve arkadaşı oldu. Fransa'yı demir yumruğuyla yönetti ve Genç Kral'ın kraliyet otoritesini bütünüyle devralmasını sağladı. Louis'nin kendi kişisel yönetim sistemini kurmasına imkan sağlamak üzere Kral'ın bağımsız kullanımı için 5 milyon Fransız lirası ayırdı.

Mazarin ölüm döşeğinde Louis'ye siyasi bilgeliğinin göstergesi olarak son bir tavsiyede bulundu. Ona bir başbakan tayin etmenin budalalık olacağını söyledi. Yaşlı dostuyla son kez konuşurken ağlayan Louis, onun verdiği bu son dersi yüreğine işledi. Mazarin 9 Mart günü öldü. Anılarında bunun en çok korktuğu an olduğunu itiraf eden Louis, buna rağmen kral olmak için doğmuş ve yetiştirilmiş bir erkek gibi davrandı.

Sarayda tam bir matem uygulanması emrini verdi, oysa bu genelde yalnızca kraliyet ailesinin üyeleri için yapılan bir uygulama olduğundan, beklenmeyen bir emirdi. Bu buyruk aynı zamanda, bir devleti yönetme sanatı açısından hiç denenmemiş 22 yaşında bir genç olan Louis'nin tam bir itaat beklediğinin de göstergesiydi.

Mutlak tek adam rejimi

XIV. Louis lüksü seven ve o dönem için ilginç giyim tarzları edinmiş bir kraldı
XIV. Louis lüksü seven ve o dönem için ilginç giyim tarzları edinmiş bir kraldı

Ertesi sabah Kral bakanlarını çağırdı ve Fransız monarşisinin çehresini değiştirmeyi düşündüğünü ifade ederek onları şaşkına çevirdi. "Benim için artık yönetimin dizginlerini el alma zamanı geldi. Sizler de rica ettiğimde bana değerli öğütlerinizi sunarak yardımcı olacaksınız." Konunun gerektiğince anlaşılmamış olması ihtimaline karşı herkesin çok saygı gösterdiği Şansölye Pierre Seguier'ye dönerek ona hitap etti: "Sayın Şansölye bugün itibariyle, buyrukları ben vermediğim veya bakanlarımdan biri tarafından benim adıma iletilmediği sürece, emirlerim dışında ve benimle görüşmeksizin herhangi bir karar almayacak ve belge imzalamayacaksınız."

Bir görevli kendisine talimatlarla ilgili olarak kime rapor vereceğini sorduğunda, "Bana"' diye yanıtladı Kral. Bu kelime sonraki yarım yüzyıl boyunca Fransa'nın kaderini belirleyecekti. XIV. Louis mutlak monarşiyi, Başbakan Kardinal Mazarin'in ona öğretmiş olduğu gibi, tanrısal haklarla donatılmış bir kralın isteyebileceği düzeye yükseltti. Bütün bunlar, Manş Denizi'nin öbür yanında I. Charles'ın tanrısal hak talebinin iç savaşla sonuçlandığı ve yeniden iktidar olduğunda monarşi gücünün eskisine göre çok daha sınırlanmış olduğu bir döneme denk gelmişti.

XIV. Louis, hemen tüm önemli devlet dairelerinde görev yapmış ve esas olarak ekonomik konulardan sorumlu Jean Baptiste Colbert ve diplomat Hugues de Lionne gibi soylu olmayan kişileri önemli görevlere getirdi. "Halkımın bana hizmet edenlerin düzeyini bilmesi ve böylece otoritemi onlarla paylaşmak niyetinde olmadığımı kavraması önemli" diyordu.

Kralcı mutlakiyetçiliğin en görkemli simgesi Louis'nin Versay'da inşa ettirdiği saraydı. Yapımı ve dekorasyonuyla ilgili her şey dikkatleri Kral'ın şan ve ihtişamına çekecek şekilde özenle planlanmıştı. Eskiden büyükbabasının av şatosu olan merkez yapıdan iki yana doğru açılan uzun kanatlar, Paris'ten gelen tüm ziyaretçilerin girerken geçmek zorunda olduğu etkileyici bir avlu oluşturacak şekilde planlanmıştı. Andre le Notre'ın tasarladığı bahçeyse tüm Avrupa'da ün salacaktı.

Kemikler üzerinde yükselen Versay

Jules Hardouin Mansart tarafından inşa edilen Aynalı Salon süslemeleriyle ünlüdür. Yeşil mermerden yarım sütunlarla dekore edilmiş olan galeri ışığını parka bakan 17 kemerli pencereden alır
Jules Hardouin Mansart tarafından inşa edilen Aynalı Salon süslemeleriyle ünlüdür. Yeşil mermerden yarım sütunlarla dekore edilmiş olan galeri ışığını parka bakan 17 kemerli pencereden alır

Jules Hardouin Mansart ve Louis le Vau adlı iki mimar tarafından inşa edilen ve iç kısımları ünlü ressam Charles le Brun gözetiminde tamamlanan yapı, 1682 yılında 25.000 kişiden oluşan saray maiyetinin taşınması için hazır duruma geldi.

Sarayın içindeki görgü kuralları daha kibar hale getirildi ve o güne kadar görülmemiş derecede katı prensiplerle tanımlandı. Günlük işler Kral'ın "gayri resmi" uyanışıyla başlıyor; maiyet sıraya girmiş gezegenler gibi "Güneş Kral"ın etrafında dönüyor, her kadın ve erkek kralın maiyetindeki konumuna göre kendisine biçilmiş rolü yerine getiriyordu.

Kralın yatak odasına her sabah birbiri ardına, sosyal ölçekte her biri öncekinden daha düşük seviyede olan altı grup halinde en az 100 saray mensubu dalkavuk giriyordu. En tepedeki soylular kralın yataktan kalkmasını izliyor, en geriden gelenlerse giyinme faslının sonlarına doğru küçük bir ana tanık olmaktan hoşnut oluyordu.

Tüm bu küçük törenlerin önemli bir siyasi amacı vardı. Louis aristokrasinin dikkatini Paris'teki entrikalardan uzaklaştırmayı çok istiyordu. Versay'da soylular monarşinin itaatkar uyduları haline gelmişlerdi ve günlerini av, şölen ve dans gibi bitmek bilmeyen ve güçlerini tüketen pahalı eğlencelerle geçiriyorlardı.

Bu strateji gerçekten de işe yaradı. Bundan sonraki yüzyıl boyunca soylular sınıfı kraliyet yönetimine muhalefet eden bir lider çıkaramadı. XIII. Louis'nin tahtta olduğu günlerde saray maiyetinden ayrılmak bir muhalefet göstergesiydi. Versay'dan uzaklaştırılmak ise onursuzca kovulmak anlamına geliyordu. Bir soylu Kral'a, "Sizden uzakta olmak yalnızca mutsuzluk getirmiyor, aynı zamanda gülünç duruma düşürüyor" demişti.

Kral XIV. Louis: "Güneş Kral" yönetimi ele alıyor yazımız burada sona erdi. Bir sonraki bölümde XIV. Louis'nin ülkeyi soktuğu zorlu döneme işaret edeceğiz. Kategorideki diğer yazılar için: https://2ladd.com/k/tarih-kultur/