Yedi Yıl Savaşı ve Avrupa'da egemenlik mücadelesi

İleride Alman Birliği’nin kurulmasına yol açan savaşlar dizisi

Yedi Yıl Savaşı ile ilgili en önemli savaşın yaşandığı günü anlatan ve Friedrich'i dünyaca ünlü bir komutan olma statüsüne yükselten Leuthen Çarpışması'nın detaylarını bu adreste anlatmıştık. Yazımızın ikinci bölümünde Yeni Yıl Savaşı nedenlerini ve savaşların nedenlerini detaylıca anlatıyoruz.

Friedrich'e neden "Büyük" dendi?

1740-1786 arasında Almanya'nın kuzey doğusundaki Prusya devletinde hüküm süren II. Friedrich bütçe fazlası olan, etkin bir biçimde yönetilen bir devleti ve son derece eğitimli bir orduyu devralmıştı. Bu ordu, Friedrich'in Avusturya'nın zayıf düşmesinden yararlanarak Silezya'yı işgal etmesiyle başlayan Avustura Veraset Savaşları (1740-1748) süresince gücünü ispat edecekti.

Friedrich 1745'te savaştan çekildi ve Avusturya'yla yapılan barış antlaşması çerçevesinde Silezya ve Gratz Prusya'ya verildi. Böylelikle Prusya bir anda 41500 kilometrekare toprak kazanmış oldu ve artık "Büyük" lakabıyla anılan Friedrich'in uyrukları 1 milyon kişi arttı. Friedrich tam bir Aydınlanma Dönemi hükümdarıydı. Hafif kamburdu ve giyimine özen göstermezdi, ancak çok iyi bir asker, ayrıca kültürlü ve eğitimli bir adamdı. Çocukken babası I. Friedrich Wilhelm Fransız sanatına ve edebiyatına olan merakından dolayı halkın önünde onunla sık sık alay ederdi. Ama o direndi, ustada flüt çalmayı öğrendi ve özellikle askeri marşlar besteledi. Bir de devrinin tarihini yazdı.

Prusya mutlak monarşiyle yönetiliyordu ama Friedrich ilerici bir hükümdardı. Fransız filozof Voltaire'in arkadaşıydı. Voltaire onun liberal reformlarını övdü. Friedrich, tıpkı etkisi altında kaldığı Fransız düşünürler gibi, dine karşı kayıtsız kalarak ibadet özgürlüğüne izin verdi.

Friedrich devrinde basın özgürlüğü yaygınlaşarak işkence kaldırıldı. Kanal ve yol yapımına verdiği desteklerle ekonomi güçlendi. Yoksullar bizzat kendi gözetimi altında yüzlerce imarethane yaptırdığı için ona şükran duyuyorlardı.

Prusya ordusu nasıl eğitildi?

Frederick Voltaire ile Sans-Souci sarayında dolaşıyor
Frederick Voltaire ile Sans-Souci sarayında dolaşıyor

Büyük Friedrich'in askerlerinin durumunu pek beğendiği söylenemezdi. Onları sıkı disiplinle talim ettirilmesi ve düşünmelerine izin verilmemesi gereken aylaklar olarak görüyordu. Bir seferinde "Eğer askerlerimin düşünmelerine izin verilseydi, orduda kimse kalmazdı'' demişti.

Prusya ordusunda bir askerin eğitiminin en önemli kısmı moral depolamak, ona aidiyet duygusu aşılamaktı. Kendi birliğinin bütün diğerlerinden üstün olduğuna inandırılmalıydı. "Subayların zaman zaman onu çok büyük tehlikelere yöneltmeleri gerekeceğine göre, düşmandan çok subaylarından korkmalıydı". Her ulusun ordusunun en az yarısının yabancı paralı askerlerden oluştuğu bir çağda, vatandaşlık duygularına seslenmenin pek yararı yoktu.

Friedrich, "Çavuş Kral" lakabıyla anılan babası Friedrich Wilhelm'den bitmez tükenmez zorlu talimlere dayalı askeri eğitim yöntemleri öğrenmişti. Kendisinin ise en büyük atkısı süvarileri geliştirmek oldu. 1740'ta tahta çıktığında bu birlikler hızlı manevra yapamıyorlardı, ancak Friedrich on yıl içinde kendi ordusunu Avrupa'nın en iyi atlı gücüne dönüştürmeyi başardı.

Bu değişimin başlıca nedeni II. Friedrich'in her askerin bir birliğe katılmadan önce mutlaka sıkı bir binicilik eğitiminden geçip kılıç kullanma sanatını da öğrenmiş olmasında ısrar etmesiydi. Aynı zamanda çok etkili bir yöntem olan, süvarilere atlı topçuların eşlik edip toplu hücumda önden gitmeleri uygulamasını da akıl etmişti.

İlginçtir ki, Friedrich tarihin tanıdığı en büyük komutanlardan biri olmasına rağmen savaş yanlısı biri değildi. Bir seferinde askerleri için "Eğer fetihler yenenler açısından da yenilenler için olduğu gibi ölümcül olmasaydı, insan bunlar gibi askerlerle dünyayı ele geçirebilirdi" demişti. Yalnızca elindeki "savaşa hazır askerleri, dolu hazinesi ve hareketli mizacından dolayı" 1740'ta Silezya'ya saldırmış olduğunu kabul etse de, daha sonra Voltaire'e "Savaşı kınamakla yetinmemeli, topkı bir doktorun ateşi düşürdüğü gibi, onu ortadan kaldırmalıyız" diyecekti.

Yedi Yıl Savaşı neden yapıldı?

Büyük Friedrich çiftçileri şekerpancarı ve patates gibi yeni ürünler yetiştirmeleri konusunda teşvik ederdi
Büyük Friedrich çiftçileri şekerpancarı ve patates gibi yeni ürünler yetiştirmeleri konusunda teşvik ederdi

1756'dan 1763'e dek süren Yedi Yıl Savaşı Avrupa'nın ötesinde, iki uzak bölgeye daha sıçramıştı. Kuzey Amerika'da ve Hindistan'da da Fransa ile, Prusya'nın müttefiki İngiltere karşı karşıya gelmişti. Fransa'nın Avrupa'da savaşa katılmasını fırsat bilen İngiltere denizlerin kontrolü için Fransa'yla uzun zamandır aralarında devam eden rekabeti lehine sonuçlandırmak ve dolayısıyla dünyanın en büyük sömürgeci ve ticari gücü olmanın getireceği servet akışını elde etmek istiyordu.

Savaş Avrupa'da, Büyük Friedrich'in on yıl önce Silezya'ya saldırışının sonucu olarak başladı. Prusya'nın artan gücünden çekinen Fransa, Rusya, Avusturya, İsveç ve Saksonya Friedrcih'e haddini bildirmek üzere güç birliği yaptılar.

1748 Aix-la-Chapelle Antlaşması'yla son bulacak olan Avusturya Vesaret Savaşları sırasında İngiltere, Prusya ile Fransa'ya karşı Avusturya'yla ittifak kurdu. Ancak, izleyen yedi yıl içinde ittifaklar tersine dönecekti.

Rusya'yla birlikte Prusya'nın kıtanın kaderini etkileyecek güce erişmesi, Avrupa'daki güç dengesini değiştirdi. Prusya, Avusturya karşısındaki en büyük tehdit olarak Fransa'nın yerini aldı ve Avusturya da mecbur kalıp daha yakın zamanda düşmanı olan Fransa'nın yardımına başvurdu. Silezya'nın kaderini umursamayan ve Avusturya'ya iadesi için ne para ne de asker vermeyi istemeyen İngiltere de memnuniyetle Fransa'ya karşı Prusya'yla birlik oldu.

Savaşın gerisindeki asıl neden Avrupa'da Fransa, Avusturya ve Prusya arasındaki üstünlük mücadelesiydi. Bu sırada kendisine karşı birlik olan güçlerin Prusya'ya saldırmaya hazırlandığından korkan Büyük Friedrich, ilk saldırıyı kendisi yapmaya karar verdi ve 29 Ağustos 1756'de Prusya'nın Saksonya'yı işgal etmesiyle savaş başladı.

Savaşta kazanan ve kaybedenler kimlerdi?

Hubertusburg Antlaşması / Yedi Yıl Savaşı
Hubertsburg Kalesi'nde başlayan müzakereler Hubertusburg Antlaşması ile sonuçlandı

Yedi Yıl Savaşı'nı sona erdiren çeşitli antlaşmalar, Prusya'nın "büyük güç" konumuna yükselmesini ve İngiltere'nin Kuzey Amerika ile Hindistan'daki uçsuz bucaksız toprakları sayesinde modern çağların en büyük sömürgeci gücü haline gelmesini sağladı.

1762'de Avrupa'daki savaş Prusya'nın bütçesini zorluyor, doğuda orduları Rusya ile İsveç karşısında geriliyordu. Büyük Friedrich, Rusya'nın yeni hükümdarı II. Petro Prusya karşıtı ittifakı terk edince iki kuzeyli güçle barış yaptı. Böylece Rusya ile İsveç'in savaştan çekilmesiyle Avusturya çok zayıf duruma düştü ve Silezya'nın geri alınamayacağını kabul etti.

Artık genel bir barış olasılığı doğmuştu ve Şubat 1763 tarihinde Hubertusburg Antlaşması'yla Prusya'nın Silezya üzerindeki hakimiyetini tanındı. Büyük Friedrich Avustura Arşidüşesi Maria Theresia'nın oğlu Joseph'in, hemen hemen anlamsız bir unvan olan Kutsal Roma-Germen imparatorluğuna adaylığına destek sözü verecek barış yolunu açtı.

Kazanılan zafer Prusya'nın Alman prenslikleri arasından sıyrılarak yükselmesini ve bir yüzyıl sonra Alman Birliği'nin kuruluşu sırasında öncü rol üstlenmesini sağladı. Büyüj Rossbach ve Leuthen Çarpışmaları'nın anıları Napolyon'un Avrupa'da iktidara yükseldiği en kara günlerde bile unutlmayarak Almanların birlik arzularını besledi, sonraki kuşaklarda Alman vatanseverliğinin esin kaynağı oldu.

Geriye dönüp bakıldığında, bu iki zaferin, Avrupa ülkelerinin ilişkilerinde yüz yıllardır yaşanan geleneksel İngiliz – Fransız rekabetinin yerini, bu tarihten itibaren kıtanın hakimi olmak için Almanya ile Fransa arasında yaşanacak çekişmeye bırakmasına ve böylece Avrupa tarihinde yeni bir dönemin açılmasına yol açan ilk adımlar olduğu görüldü.

Yedi Yıl Savaşı ve Avrupa'da egemenlik mücadelesi yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://2ladd.com/k/tarih-kultur/

Ortalama puan: / 5. Oy sayısı: