Kategoriler
Tarih & Kültür

1760 Sanayi Devrimi – Enerji yepyeni bir dünya yaratıyor

Sanayi Devrimi hakkında İngiltere merkezli bir yazı hazırladık. Sanayileşme insanlık tarihini değiştirmiştir. Bu dönüm noktasına XVIII. yüzyılda, yeni icatların çoğalması ve yeni enerji kaynaklarının keşfedilmesiyle gelindi. XIX. yüzyılda insanlar iş dünyasında olup bitenleri hala yaşanmakta olan bir "Sanayi Devrimi" olarak nitelendirdiler. Bu devrim belirli bir ülkede belirli zamanda yaşanan olayları değil, farklı aşamalardan geçen ve farklı zamanlarda yeni ülkelere sıçrayan devamlı bir süreci ele alır.

Sanayi Devrimi'ne öncülük eden İngiltere tarımda önemli yenilikler yapmış ve buhar gücünün (1,2) sanayide kullanılmaya başlanmasından çok daha önce hareketli bir denizaşırı ticaretine sahip olmuştu. Ancak 1770'lerden itibaren sanayinin tüm dalları hızla gelişti. Tekstil önem kazandı ve hem doğal manzara hem de ekonomik ve sosyal yapı çoktan değişti.

XIX. yüzyılın sonlarına gelindiğinde elektrik enerjisi buhar gücünün yerini almaya başladı. İngiltere bu ileri evrelerde öncülüğünü kaybetti. Almanya'da ve Amerika'da başlayan yeni sanayi devrimleri buluşlara ve sermaye birikimine hız kazandırdı. Gelişmiş bir sistem kuruldu, bankacılık sistemi ve para piyasaları aracılığıyla sanayileşmemiş ülkeler bile küresel ekonomik sisteme dahil oldu.

Sanayileşme, yoksulluğu azaltmakla birlikte, ortadan kaldırmadı. İlerleme sürecinde yaşanan krizler, parlak ve durgun dönemler oldu. Sorunların farkında olmak ne yazık ki çoğu zaman onları çözmek için yeterli değildi. Dünyanın dört bir yanında kadınlar ve erkekler yanıtları gelecekte arıyorlardı.

Yeni demir çağı

Dünyanın ilk demir köprüsü 1779'da Coalbrookdale'de Severn Irmağı üzerinde yapıldı
Dünyanın ilk demir köprüsü 1779'da Coalbrookdale'de Severn Irmağı üzerine yapıldı

Sanayi Devrimi başladığında başlıca malzeme demirdi. Demir, tencere ve tavadan kirişlere, binalardan teknelere çok geniş bir dizi üretim için kullanılıyordu. Abraham Dabry'nin 1709'da demiri ilk kez kömür yerine kok kömürüyle işlediği Shropshire'daki Coalbrookdale'de mezar taşları bile demirden yapılıyordu. Bu yeni demir çağına İngiltere öncülük ediyordu.

Ancak XIX. yüzyılın sonlarında çelik demirin yerini aldı ve Almanya ile ABD ön plana geçti. İngiltere'den daha fazla çelik üretiyor, çelik alaşımları için yeni kullanımlar geliştiriyorlardı. Makineler önce demirden, sonraları çelikten yapılmaya başlandı. Çelik aletlerle gitgide daha hassas ve verimli, standart makineler üretildi. Aletler öncü makine mühendislerinin buluşuydu ve sanayinin yarattığı yepyeni olanakları kullanıyorlardı.

Kömürün yükselişi ve düşüşü

Duman, buhar ve is karası Yorkshire'lı madenciye iş sağlıyordu ama içinde yaşadığı doğayı da mahvetmeye başlamıştı / Blenkinsop steam locomotive at Middleton colliery near Leeds / sanayi devrimi
Duman, buhar ve is karası Yorkshire'lı madenciye iş sağlıyordu ama içinde yaşadığı doğayı da mahvetmeye başlamıştı

Sanayinin kullandığı en önemli malzemeler olarak kömür ve demirin üretimi eş zamanlı arttı. İngiltere'de büyük kömür rezervleri vardı ve buhar makineleriyle pompalama da dahil, madencilikteki yeni teknik gelişmeler, zengin ve derin damarlara da ulaşılmasını sağlıyordu. Önceleri madenlerde çocuklar ve kadınlar da çalışırdı. Ancak çok geçmeden, önce İngiltere'de ve sonra başka ülkelerde çalışma şartlarını belirleyen düzenlemeler yapıldı. Endüstri tüm tehlikeleri ve tehditlerine rağmen madencilik bölgelerinde öylesine yoğunlaşmıştı ki, madenciler kendilerine özgü, kapalı bir yaşam sürdüklerinin bilincindeydiler.

Başka ülkeler de İngiltere'yi izleyip kömür madenleri açtılar, ancak İngiltere Birinci Dünya Savaşı'na kadar kömür ihracatında liderliğini korudu. Bu arada, Avrupa'da Ruhr gibi yeni kömür ve demir havzaları artan üretimle beraber önem kazandı. Ancak XX. yüzyılda, endüstrileşmenin ileri aşamalarında olduğu gibi, kömürün yerini yavaş yavaş başka enerji kaynakları aldı. İngiltere'nin XIX. yüzyıldaki sanayi atılımının koşulları artık değişmişti; gittikçe daha çok sayıda maden kapandı ve İngiltere büyük bir kömür ithalatçısı haline geldi.

Kanal taşımacılığı

Ricmond, Virginia ve Torrington, Devon kadar uzak köşelere kanallarda mallar taşınıyordu / sanayi devrimi
Sanayi Devrimi sürecimde Ricmond, Virginia ve Torrington, Devon kadar uzak köşelere kanallarda mallar taşınıyordu

Ham maddeleri ve bitmiş ürünleri taşımak için etkin bir yöntem geliştirilmeseydi, sanayinin üretimi bu şekilde gelişmezdi. Yol açmak pahalıydı ve yalnızca bazı nehirler taşımacılığa uygundu. Çözüm inşaat mühendisliği tarihinin ilk büyük başarısı ve Sanayi Devrimi'nin ilk yıllarında ticaretin can damarı olan kanallardaydı.

İngiltere'de kanalların yaygınlaşması 1790'larda yaşanırken, taşımacılar sanayinin kullanacağı malzemelerin kaynaklarını, üretimin yapılacak olduğu tesislere bağlamak için çalıştılar. Kanallar öncelikle yük taşımacılıkta kullanıldı ve taşıma maliyetlerini düşürdü. Kanallar İngiltere'nin ekonomisindeki rollerini demiryoluna kaptırdıktan sonra bile, Kıta Avrupası'nda ekonominin can damarları olarak işlevini sürdürdü. ABD'de ise kanallar İç Savaş'tan önce, sanayileşmenin ilk evrelerini simgeliyordu. Zamanla her ülkede demiryolu mühendisleri, kanalları çizen ve havuzları inşa eden yetenekli öncülerin açtıkları yolları izlediler.

Buhar gücünün dizginlenmesi

1770'lerde mühendis James Watt tarafından geliştirilen buharlı makine sanayileşmiş İngiltere'de fabrikaların ve madenlerin itici gücü oldu
1770'lerde mühendis James Watt tarafından geliştirilen buharlı makine sanayileşmiş İngiltere'de fabrikaların ve madenlerin itici gücü oldu

Buharlı makineler ilk kez kömür madenlerinden dışarı su pompalamakta kullanıldı ve buhar gücünün gelişimi kömür madenciliğiyle bağlantılı olarak devam etti. Çok geçmeden, atölye ve fabrikalarda buhar makineleri çalışmaya başlarken, İngiltere'de endüstrinin pek çok dalının yeniden yapılanmasına yol açtı.

Pamuk sanayisi önden giderken, diğerleri de onu izledi. Buhar gücü karada ve denizde hareketi hızlandırırken, ulaşım da gelişti. Ancak buhar ziyankar bir enerji kaynağıydı ve buharı daha tutumlu kullanma arayışı yerini başka bir enerji kaynağı bulmak için aynı derecede hareketli bir arayışa bıraktı.

Pamuğun saltanatı

Child Labour: Spinners and doffers in Lancaster Cotton Mills, USA
Fabrikalarda çalışma uzun saatlere ve kesin kurallara bağlı bir çalışma disiplini getirdi. Eğirme ve dokuma işindeki ilk işçiler çocuklardı; sonradan "iş gücü" olarak görülecek grup içinde çok sayıda kadın da vardı

İngiltere'de 1730'larda pamuk eğirme konusundaki ilk buluşların yapıldığı dönemde, iplik elde etme işlemi hala kas gücüne ve su kullanımına bağlı küçük bir sanayiydi. Ancak 1800'e gelindiğinde pamuk İngiltere'de milli gelire önemli bir katkıda bulunmaya başlamıştı. Eğirme konusundaki gelişmeler, su tezgahlarının ve birden çok iğin çalıştığı tezgahların yaratılması sonucu eğirme işleminin seri üretime elverişli hale gelmesi, dokunma sanayisinde de gelişmelere yol açtı.

1785'te fabrikalarda buhar gücü kullanılmaya başlarken, tekstil bölgelerinde yüksek bacalar manzarayı değiştirdi. Hızlı nüfus artışı karşısında pamuklular en ucuz ve kullanışlı kumaş olarak talep görüyordu. Pamuk ve pamuklu giderek, ham Avrupa'da hem de Hindistan gibi ülkelerdeki sanayi devrimlerinde büyük rol oynadı. ABD'de Lowell gibi kasabalardaki ilk kumaş fabrikaları kıtanın kaderini değiştirecek bir gelişmeye yol açtı.

Sanayinin zenginle yoksulu ayırması

Almanya'nın Ruhr Vadisi'ndeki Essen gibi şehirlerde fabrika bacaları yükselir ve 24 saat duman püskürterek kentlerin silüetini değiştirir / Sanayi Devrimi
Almanya'nın Ruhr Vadisi'ndeki Essen gibi şehirlerde fabrika bacaları yükselir ve 24 saat duman püskürterek kentlerin silüetini değiştirir

Yepyeni koşullara ve ülkelere göre yapılanmış sanayi şehirleri haritada yerlerini alıyorlardı. İlk örnekler İngiltere'de görüldü. Pamuk sanayisinin merkezi Manchester kalabalık, gürültülü ve hareketli, devrinin en şaşırtıcı şehriydi. Friedrich Engels'in Sanayi Devrimi ile bağlantılandırdığı ve orada yaşamış olduğu için çok iyi bildiği şehir de buydu. Pek çok ticaret faaliyetinin merkezi olan Birmingham da aynı derecede hareketli ve gürültülüydü. Bradford yün ticaretinin merkeziydi; yakınlardaki Leeds ise hazır giyim, tekstil makineleri ve lokomotif üretiyordu.

Endüstri şehirlerinin endüstri-öncesi şehirlerden farkı yalnızca büyüklük, gürültü ve duman değil, aynı zamanda ayrımcılıktı. O güne kadar kentlerde yan yana yaşayan zenginler ile yoksullar artık üst sınıf ve işçi sınıfı mahallelerine ayrıldılar. Zenginler çoğu zaman kendilerine taşrada, varlıklarını borçlu oldukları "kirli" ticaretten uzak malikaneler yaptılar. Bu karşılıklı ihtiyaç içindeki tarım işçileri de iş ve para arayışı içinde şehirlere taşındılar.

Nerede olursa olsun, yeni şehirlerin pek çok ortak noktası vardı. Fransız tekstil kenti Lille İngiltere'deki Bradford'a çok benziyordu. İngiltere'nin Birmingham'ı ise sanayi kaynaklı rehafını Alabama'da aynı adı taşıyan Amerikan kentiyle paylaşıyordu. Stratejik konumdaki Pittsburgh, İngiltere'deki Middlesbrough'la karşılaştırılacak şekilde Amerikan çelik sanayisinin merkezi oldu.

Efendiler ile adamları arasındaki uçurum

1880'lerde Alman sanayi işçileri grev yaparak, daha yüksek ücret ve daha iyi çalışma koşulları talebiyle patronlarının karşısına çıkıyor
1880'lerde Alman sanayi işçileri grev yaparak, daha yüksek ücret ve daha iyi çalışma koşulları talebiyle patronlarının karşısına çıkıyor

Sanayi şehirlerindeki işletme sahipleri, patronlar ve yöneticiler ile çalışanlar arasında kesin bir ayrım oluştu. Küçük kasabalarda sanayide olduğu gibi sosyal yaşamda da ilişkiler kişisel yapısını korudu. Ancak büyüyen kentlerde, aile önemini korusa da, ilişkiler kişisellikten uzaklaşıyordu. Toplumsal yapılanmanın tanımında nispeten yeni bir kavram olan "sınır ölçüsü" kullanılmaya başladı.

İşverenler üretim araçlarına sahipti ve işçiler de üretiyordu. Marx ve Engels bu durumu ideolojik açıdan tartıştılar ve çalışanların zaferini öngördüler. Ancak işçiler ideolojiden ziyade ortak çıkarlarıyla ilgileniyordu. Bir araya gelip, fikirlerden veya iktidar arayışlarından çok işçilerin hayatını kolaylaştırmakla, iş hayatını çalışanların talepleri doğrultusunda düzenlemekle ve toplu ücret pazarlıklarıyla ilgilenen sendikalar kurdular.

1760 Sanayi Devrimi – Enerji yepyeni bir dünya yaratıyor yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://2ladd.com/k/tarih-kultur/

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.