Kategoriler
Tarih & Kültür

1905 Rus Devrimi | St. Petersburg'da Kanlı Pazar

1905 Rus Devrimi hakkında iki bölümlük bir yazı hazırladık. İlk bölümde Kanlı Pazar olarak da bilinen 1905 Rus Devrimi'nin yaşandığı günleri anlatacağız. Ardından nedenleri ve sonuçlarını ele alıyoruz. Çar II. Nikolay'a dilekçe sunmak için düzenlenen barışçı yürüyüş, St. Petersburg'u kana bulayan ve Rusya'da devrim ateşini tutuşturan bir felaketle sonuçlandı.

I. Petro'nun inşa ettiği Rusya'nın başkenti St. Petersburg'un üzerinde şafak söktü. 22 Ocak 1905 pazar sabahı, büyük Neva Irmağı ince bir buz katmanıyla örtülüydü. Direnişe geçen yürüyüşçüler şehrin çevresinde belirli noktalarda toplanmaya başladılar. Öğleye doğru, Kışlık Saray'ın önünde toplanmak niyetiyle şehir merkezine doğru yürüyüşe geçtiler.

1905 Rus Devrimi ve Çar II. Nikolay

200000 kadar erkek, kadın, çocuk, nabız gibi atan kapkara bir yığın halinde, karların üstünde belirdi. Pazar giysilerini giymişlerdi ve yol boyunca ilahiler söylediler. Ayrıca dini semboller ve Çar II. Nikolay'ın portrelerini de taşıyorlardı. Rusya'nın hükümdarına, otokrasinin gölgesi altında katlandıkları yığınla dertten onları kurtarması için yakarmaya gelmişlerdi.

Son 25 yıldır, Rusya hızla sanayileşiyor, kırsal kesimden kentlere giderek daha çok insan geliyor, kentlerdeki yoksul yaşam koşulları da giderek hoşnutsuzluğu artırıyordu. Aydınlar ve üniversite öğrencileri radikal siyasi topluluklar halimde örgütlenmişlerdi. Çarlık gizli polisinin yaptıkları öylesine acımasızdı ki, resmi görevlilere karşı nefret hızla yayılıyordu. Bununla birlikte, ne denli kızgın olurlarsa olsunlar o sabah yürüyüşe geçenlerin çoğu yine de "Küçük Baba" dedikleri Çar'a güveniyor ve onun dertlerine derman olabileceğine hala inanıyorlardı.

Bir ulusun güveninin bu denli asılsız bir temele dayanması pek az rastlanan bir olgudur. Çarlık tahtına 1894'te çıkan II. Nikolay zamanınım çoğunu St. Petersburg dışındaki yazlık sarayda, Tsarskoye Selo'ya kapanmış olarak geçiriyordu. Halkının içinde yaşadığı koşullardan habersiz olduğu gibi, mutluluğu konusunda da umursamazdı.

Çatışmaya doğru

1905 yılı başlarında, Nikolay'ın danışmanları yeni bir sorunla karşı karşıyaydılar. Japonya'yla 1904'te patlak veren savaş, Rusya açısından kötü gidiyordu. 1905'in ilk haftasında Port Arthur Japonların eline geçtiğinde ülkenin uğradığı ağır yenilgi, işleri iyice çıkmaza soktuğu gibi ciddi bir bunalım yaratmıştı. İşte tam o sırada Rusya tarihindeki en garip kişiliklerden biri, halkı eyleme geçirmek için gölgeler arasından çıktı. O pazar sabahı yürüyüşçüler Kışlık Saray'a doğru giderken başlarında yürüyen, Peder Georgy Apollonovich Gapon adındaki uzun boylu, sakallı adam dikkat çekiyordu.

Peder Gapon, hem II. Nikolay'ın sarayında, hem de misyoner olarak çalıştığı, St. Petersburg'un yoksul mahallelerinde tanınan biriydi. 1904'te hem siyasal açıdan hoşnutsuzluklarını bastırmak ve hem de aralarında bir "ulus bilinci" geliştirmek üzere, Rus Emekçiler Derneği'ni kurmasına izin verilmişti. O kadar başarılı oldu ki yılın sonunda derneğin 8000 kadar, yani Vladimir Lenin'in örgütlediği Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin üyelerinden çok daha fazla üyesi bulunuyordu.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1945/ Hitler'in intiharı, Iwo Jima Muharebesi, Japonya'ya atom saldırısı

Ocak başlarında, St. Petersburg'daki Putilov Demir Fabrikası'nda greve gidildi. İşçiler sekiz saatlik iş günü, çalışma koşullarının biraz da olsa düzeltilmesi, kadınlar için daha yüksek ücret ve siyasal demokrasiye doğru ilerleme istiyorlardı. İki hafta içinde şehir genel grev kıskacına alınmıştı. Vladimir Lenin, sürgünde bulunduğu İsveç'ten, Rusya'nın "eşi görülmedik bir siyasal kaynaşma" içinde olduğu yorumunu yapmıştı.

Hükümet de boş durmuyordu ve ocak ayınınn 20'sine gelindiğinde, elektrik santrallerine hava gazı depolarına, telefon merkezlerine, demiryolu terminaline, hazineye ve devlet bankasına asker yığılmıştı. Kışlık Saray'ın önünde ve meydana çıkan yollarda çepeçevre, nöbetçiler bekliyordu. Şehir, kanlı bir çatışmanın arifesindeydi.

Peder Gapon mitingi

Bu bunalım döneminde Peder Gapon doğrudan doğruya Çar'a başvurmak ve ondan yardım istemek düşüncesine kapıldı. Gapon'un tüm varlığını koyduğu halk yığınlarının gösterisine Lenin'in Sosyal Demoktrat İşçi Partisi'nin iki kanadının ikisi de Bolşevikler de, Menşevikler de katılmadı. Grevcilerin art arda yaptığı mitinglerde Peder, tok, bariton sesiyle işçileri kışkırtıyordu. Konuşması büyüleyiciydi. "Çar'a!" diye bağırınca halk da "Çar'a!" diye yanıt verdi. "Peki ya Çar bizi kabul etmezse ne nolacak?" diye sordu. "O zaman bizim için çar yok demektir."

İşçiler onun sözlerini bir ağızdan yinelediler: "Bizim için çar yok demektir." Hazırlanan dilekçe, herkesin eşit ve özgür olacağı ve genel, gizli oyla seçilecek bir kurucu meclis tarafından temsil edileceği bir toplum istiyordu. Dilekçe Rus halkının bugüne kadar çektiği birçok çileyi alt alta sıralayarak, bunlar Çar Nikolay'ın önüne Gapon'un deyişiyle "doğrudan doğruya ve açık olarak, Hükümdar Babamızdan istercesine" koyuyordu.

Rusya'nın yürüyüşe geçmiş olan yoksul yığınları büyük umutlarla şehir merkezini kuşatan kapılarına yaklaştılar. Gapon, Narva kapısına doğru yürüyen kolun başını çekiyordu. Kapıya varıldığında piyadelerin saray meydanına girişi kestiği ve bir bölük atlı Kazak askerinin de, kış güneşinde gümüş gibi parlayan kılıçlarını çektiği görüldü. Kazak süvariler hiçbir uyarıda bulunmadan kalabalığın üzerine saldırdı. Savunmasız direnişçileri her iki yandan sıkıştırdı; sonra piyadeler geldi. Kaçamayacak kadar sıkışık, ne yapacağını şaşırmış yürüyüşçü saflarına ateş etmeye başladılar. "Kılıçların kalkıp indiğini gördüm" diye yazdı Gapon sonradan. "Ardından erkeklerin, kadınların ve çocukların, iniltiler, lanetler ve haykırışlar göklere yükselirken, kesilmiş kütükler gibi yere yığıldıklarını…" Narva kapısında yaşanan bu kanlı sahne saraya giden öteki kapılarda da yinelendi.

Halk yürüyüşü bozgunla sonuçlanmıştı. Dilekçe hiçbir zaman Çar'a sunulamadı. 500 kişi hayatını kaybetti. Ama Rusya, artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktı. Çar II. Nikolay, halkının sevgisini de, güvenini de kaybetmişti. 1905 Rus Devrimi burada son bulmayarak, daha güçlü bir şekilde kendini gerçekleştirecekti.

Kanlı Pazar sonrası neler oldu?

1905 Rus Devrimi'nin yaşandığı günleri anlatan detaylardan sonra şimdi sonrasına geçelim. Yazımızın ikinci bölümünde Kanlı Pazar sonrası süreci, Peder Gapon'un tam olarak kim olduğunu, Japonya savaşının sonuçlarını ve Menşevikler ve Bolşevikler'in kimler olduğunu anlatarak dosyamızı sonlandıracağız.

Kanlı Pazar Rusya'da devrimci huzursuzluğun egemen olduğu bir yılın, Lenin'in 1917'nin "kostümlü provası" diye adlandıracağı bir yılın başlangıcıydı. Gerçi Petersburg'da greve giden işçilerin çoğu iki haftaya kalmadan fabrikalara dönmüştü, ama tutuşturdukları kıvılcım, imparatorluğun dört bir yanındaki şehirlerde iş bırakmalara, öğrenci ayaklanmalarına ve hatta cinayetlere götürdü. Kırsal kesimde köylüler şiddete başvurdular, toprak sahiplerinin ellerinden topraklarını da, hayvanlarını da aldılar. Olaylar 1906'da da sürecekti.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1718–1724/ Dörtlü İttifak, Nystad Antlaşması, Paskalya Adasının keşfi, Code Noir (Siyahi Yasası)

En ünlü olay, Rusya'nın en büyük savaş gemisi Potemkin'de Haziran 1905 tarihinde çıkan ayaklanmaydı. O sıralarda Potemkin'in demirlediği Odessa limanı bir genel grevin ortasındaydı. Potemkin'in mürettebatı zaten huzursuzluk içindeyken gemideki kötü beslenmeden yakınan bir tayfa, ikinci kaptan tarafından vurulup öldü. Bunu izleyen ve birkaç subayın da katıldığı ayaklanma kaptanın ve başka subayların öldürülmesiyle sonuçlandı. İmparatorluğun çeşitli şehirlerindeki grevleri, işçi kurulları ve sovyetlerin kurulması izliyordu. II. Nikolay, ekim ayında bir Duma toplamaya ve yurttaş özgürlüğünü güvence altına alacak bir anayasa hazırlamakla görevli bir kurucu meclis meydana getirmeye söz verdi.

Çarın "Ekim Manifestosu" işçilerin meclisin dışında tutulacağını açık seçik ortaya koyduğu gibi, aşırı soldaki siyasal partileri de hoşnut edemedi. Ama Lenin, Cenevre'den Rusya'ya kasım ayından önce dönemedi ve o zaman da artık iş işten geçmişti. Aralık ayının son haftasında Moskova sokaklarında şiddetli çatışmalar olduysa da ayaklanma 1 Ocak 1906'da çarlık kuvvetleri tarafından bastırıldı.

Nisan'a gelindiğinde kırsal bölgelerde eski düzen yeniden kurulmuş ve kentlerdeki grevler sona erdirilmişti. Can kaybı yaklaşık 15000 kadar tahmin ediliyordu ve 70000 rejim karşıtı tutuklanmıştı. Huzursuzluk bastırılınca Çar II. Nikolay geri adım attı. Nisan'da toplanan Duma sadece üç ay sonra dağıtıldı ve bir anayasa hazırlamak için hiç çaba gösterilmedi. Bu arada Lenin ve diğer Bolşevik liderler, ihtilal için uygun koşulları beklemek için tekrar ülkeden kaçtılar.

Peder Gapon kimdi?

Georgy Gapon, bir cezaevi papazı ve devletten izinli Rus Emekçiler Derneği'nin kurucusu olarak, Rus yoksullarının hoşnutsuzluğunu birinci elden biliyordu. Kanlı Pazar'dan sonra yüzlerce insanı ölüme sürükleyen bir kışkırtıcı ajan olarak veya muhalefetin elinde bir oyuncak olarak tanıtılmıştı. Aslında bunların ikisi de değildi. Gapon, ezilenlere yardım etmek istiyordu. Gücü, konuşmalarındaki içtenlikten geliyordu. "Her bir sözcüğü için" demişti bir çağdaşı, "insanlar canlarını vermeye hazırdılar; papaz cüppesi ve boynundaki istavrozu, yüz binlerce eziyet gören insanı kendine çeken mıknatıstı."

Gapon, Kanlı Pazar günü ölümden kıl payı kurtulmuştu ve devrimci romancı Maksim Gorki tarafından kendisine hemen bir barınak ve gizlenme yeri sağlanmıştı. Artık damgalanmış bir adam olarak, sakalını tıraş etti ve sıradan biri gibi giyindi. Birkaç gün sonra da ülkeden Cenevre'ye kaçıp Lenin'e katıldı. Gapon sonradan Rusya'ya döndü ve hükümet makamlarına kendini yeniden kabul ettirmeyi, muhalefetteki devrimci partilerle ilişki kurmayı denedi.

Leninist olmayan Sosyalist Devrimci Parti'nin kimi üyeleri onun bir hükümet casusu olduğuna inanarak içlerinden birini, Kanlı Pazar günü Gapon'un yanında yürüyüşe katılmış olan Prens Rutenberg'i, onun öldürülmesini ayarlamakla görevlendirdiler. 1906 ilkbaharında Gapon, St. Petersburg'dan Finlandiya sınırına giden bir yerlerde, bir kulübede asılarak öldürüldü.

Japonya yenilgisinin sonuçları nedir?

Japonya 1895'te Çin'i sarsıcı bir yenilgiye uğratmıştı. O tarihten sonra, Kore ve Mançurya'ya sızma arzusu Japon İmparatorluğu'nu doğrudan Ruslarla karşı karşıya getirdi. 1904 yılında Japonya, hiç uyarıda bulunmadan Rus donanmasını Liyaotung yarımadasındaki Port Arthur limanında torpilleyince savaş patlak verdi. Port Arthur (bugün Lüshun) Çin'e aitti ama Rusya, Uzakdoğu Filosu'nun kışı orada geçirmesi ve 20000 kişilik bir de Rus garnizonu bulundurması hakkını pazarlıkla elde etmişti.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1923-1924/ Türkiye'nin modernleşmesi, Almanya'da hiper enflasyon, Adolf Hitler'in darbe girişimi

Port Arthur, bir yıl süren çetin bir kuşatmanın ardından Ocak 1905'te teslim oldu. Giderek işler daha da kötüye gitti. İki bozgun, ihtilal yılında II. Nikolay yönetiminin saygınlığını tamamen sarsmıştı.

Bu bozgunlardan birincisi mart ayında, Mançurya Mukden'de uğranılan yenilgiydi. Tam bir hafta süren ve toplam 200000 cana mal olan muharebede, Rusya'nın General Kuropatkin komutasındaki Mançurya ordusu, bir savaş gücü olarak tam anlamıyla yok edildi. İkinci bozgun, 27-28 Mayıs'ta Kore'yi Japonya'dan ayıran boğazlarda yaşanan Tsushima Deniz Savaşı'ydı. Amiral Togo, Port Arthur yıkımından sonra, Rusya'nın doğu sularındaki üstünlüğünü yeniden kurma çabasıyla dünyanın öte ucundan buralara gelen Rus Baltık Filosu'na saldırdı.

İki gün süren çatışmada Japon donanması Rus donanmasını tam anlamıyla sildi süpürdü. Bu yenilgi Rusları, artık barış yapmanın zamanı geldiğine inandırdı. Yeni çağ tarihinden ilk kez bir Avrupa devleti bir Asya devleti karşısında askeri bir yenilgiye uğramıştı.

Menşevikler ve Bolşevikler kimdi?

Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin 1903'te Londra'da yapılan ikinci toplantısında kimlerin parti üyesi olmasına izin verilmesi gerektiği konusunda bir kavga çıktı. "Sertlik" yanlısı denilen grubun başındaki Lenin, sadece partinin örgütlerinde görev yapan işçilerin seçilebilir olmasını istedi ve toplumsal devrime kendini adamış üyeleri öne sürdü. "Ilımlı" kesimden Julius Martov ise sistemi içinden değiştirmeye kendini adamış üyeler dahil daha geniş bir yelpazeden yana çıktı.

Kavga, Lenin'in parti gazetesi Iskra'nın (Kıvılcım) yönetimi için gösterdiği adayların Martov'un adaylarını, üç çekimser oyla 17'ye 19 gibi az bir farkla yenilgiye uğratmasıyla gün ışığına çıktı. Bu olaydan sonra Lenin'in yoldaşları Rusça "çoğunluk" sözcüğünden, Bolşevik diye adlandırıldılar, partinin ihtilalci kanadını oluşturuyorlardı. Kendilerini, hem sağlam devrimcilerin oluşturduğu bir iç çekirdek aracılığıyla çarlığın devrilmesine ve hem de proletarya diktatörlüğünün kurulmasına adamışlardı.

Partinin, iktidara daha demokratik bir yoldan gitmekten yana olan kesimi Menşevik ya da "azınlık insanları" olarak bilindi. Aradaki uçurum, yıllar geçtikçe büyüdü; partinin yapısı ve izlemesi gereken eylem yolu konusunda sonu gelmeyen anlaşmazlıklar çıktı. Bu 1917 Ekim Devrimi'nde Bolşeviklerin başarılı darbesiyle doruğa erişecektir.

Sosyal Demokrat İşçi Partisi 1905 yılının devrimci olaylarında hiçbir önemli rol oynamamıştır. Çar karşıtı eylemlerin birden patlak vermesi onları gafil avlamış, iç çatışmalar da kriz anında hızla karar almalarına engel olmuştur. Üstelik parti liderlerinin çoğu, başta Cenevre'de bulunan Lenin olmak üzere, sürgündeydi.

1905 Rus Devrimi – St. Petersburg'da Kanlı Pazar yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://2ladd.com/k/tarih-kultur/

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.