Jan Ingenhousz kimdir? Fizyolog ve fotosentezin kaşifi

Fotosentezin pek az kişinin bildiği bilimsel hikayesi

Jan Ingenhousz hakkında konuşalım. 1893 yılında "FOTOSENTEZ" kelimesinin ilk kullanımının üzerinden yüzyıldan fazla zaman geçtikten sonra bu kimyasal sürecin temel özellikleri tanımlanabilmişti. 1779 yazında Hollandalı doktor Jan Ingenhousz Londra yakınlarındaki kır evinde 500'den fazla ayrıntılı deney yürütmüş ve bulgularını Experiments upon Vegatables (Sebzeler Üzerine Deneyler) isimli eserinde tanımlamıştı. Bu keşfine isim verildiğinde kaşifin ismi çoktan unutulmuştu. Bugün zamanın sisleri içinden yeniden beliriyor.

Doğrusu Ingenhousz sadece parlak bir deneyci, yetenekli bir tp doktoru, kimya ve fizik dallarında üretken bir araştırmacı değil, aynı zamanda eleştirel bir inceleyici ve çok dilli bir seyyahtı.

Jan Ingenhousz kimdir?

Jan Ingenhousz şimdiki Belçika ve Hollanda sınırının yakınlarındaki Breda'da doğru. Katolik olduğundan ülkesinde Protestan üniversitelere alınmadı, tıp eğitimi almak için sınırı geçerek Louvain'e gitti. Mezuniyetten sonra Paris, Leiden ve Edinburgh'ta jinekoloji, fizyoloji, tarım, kimya ve farmakoloji kurslarında merakını tatmin ederek uzmanlığını yaptı. Babasının ölümünden sonra, Sir John Pringle'ın İngiltere'ye gelmesi için yaptığı cazip daveti kabul ederek doğduğu kentteki büyüyen tıp doktorluğu işini bıraktı.

Pringle genç ve yetenekli Ingenhousz'u İngiliz ordusu ile Avrupa kıtasında geçirdiği zamandan tanıyordu. Pringle artık Diseases of the Army (Ordu Hastalıkları) adlı eserin ünlü yazarı ve Kral III. George'un saray hekimiydi. Himayesine aldığı IngenHousz'u Londra'nın bilimsel ve siyasi seçkinlerine tanıttı. Bunlardan biri Benjamin Franklin'di; o ve Ingenhousz hayat boyu arkadaş ve bilimsel çalışmalarda ortak oldular.

1766 yılında Jan Ingenhousz canlı çiçek virüsü kullanarak öldürücü çiçek salgınına karşı nüfusu aşılama kampanyasına katıldı. Bu, tıp tarihindeki etkili ilk önleme kampanyalarından biriydi. Özellikle dini çevrelerde, ciddi bir direnişle karşılanmış olsa da Avrupa'daki aydınlanmış seçkinlerin ilgisine de maruz oldu. Ingenhousz, Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresia tarafından ailesini tedavi etmesi için Viyana'ya davet edildi. Tedavi başarılıydı, sonucunda IngenHousz kraliyet hekimi atandı ve kendisine hayatının sonuna kadar yıllık maaş bağlandı.

Artık zengin ve bağımsızdı; Londra, Paris ve Viyana'da yaşayarak tüm Avrupa'da yolculuklar yaptı ve Avrupalı entelektüeller, politikacılar ve doğa felsefecileriyle tanıştı. Bu esnada Joseph Priestley'in laboratuvarının bulunduğu ve 1774'te oksijeni keşfettiği Earl of Sherburne'un Wiltshire malikanesinde uzun dönemler geçirdi. Jan Ingenhousz 1779'da Kraliyet Cemiyeti'ne seçildi ama diğer derneklerden gelen çoğu daveti reddetti. Hatta imparatorluğun Avusturya'daki tüm üniversitelerin ve kütüphanelerin başına geçmesi talebini geri çevirdi. Güvenilir bilgi için amansız sorgulayışının bir yan ürünü, şarlatan Anton Mesmer'e yönelttiği ateşli eleştiriler sonucu "hayvan manyetizmasının" mucidinin Viyana'dan kovulmasıydı.

Bitkilerin gizemli hayatı

Experiments upon Vegatables (Sebzeler Üzerine Deneyler) / Jan Ingenhousz
Experiments upon Vegatables'da (Sebzeler Üzerine Deneyler) odiyometreyi tarih eden levha. Bu alet Ingenhousz'un sözleriyle "atmosferin kesin sıhhat derecesini inceleyen yeni bir yöntemdi". "Azotlu hava" (azot oksit) su üzerindeki cam şişede hava numunesi ile karıştırılmıştı. Numunedeki "filojistonsuz hava" (oksijen) ile suda çözünen ve dolayısıyla suyun seviyesini yükselten kırmızı bir duman verecek tepkimeye giriyordu. Son su seviyesi numunedeki oksijen miktarını gösteriyordu

Pragmatik zihni onu odiyometrenin tasarımını optimize etmeye götürdü. Kelimenin tam anlamıyla "havanın iyiliğini ölçen" bu alet Priestley tarafından düşünülmüş ve IngenHousz'un akranlarından Abbe Fontona tarafından geliştirilmişti. Alet çevre biliminin köklerinde yer almakla kalmadı, Ingenhousz'un bitkilerin gaz üretimini incelemesine de olanak verdi. Ingenhousz'un 1779 tarihli kitabının başlığının açıkça ifade ettiği gibi, bu umulmadık bitki mekanizmasının özünü anlamıştı: Güneşte genel havayı arıtmanın, gölgede ve geceleri onu zedelemenin büyük gücünü keşfetmek.

Bunu modern terminolojiyle ifade edersek: Bitkiler sudan aldıkları hidrojen ve havadan aldıkları karbondan karbonhidrat üretir. Bu süreç için gereken enerjiyi yeşil molekül bileşiği klorofil vasıtasıyla güneşten alırlar. Bu sürecin atık ürünü biz dahil tüm hayvanlara hayat veren oksijendir. Ingenhousz deneyiyle tüm ilişkisiz değişkenleri ayıklamış ve bitkilerin, sadece yeşil kısımlarının, filogistonsuz hava (oksijen) üreterek havayı nasıl "arıttığını" anlatmıştı. Güneşteki, karanlıktaki ve soba yanındaki bitkilerin "havalarını" karşılaştırarak, "havanın iyiliğini" ısı ile değil, güneş ışığının yardımıyla "artırdıklarını" göstermişti. Ayrıca tüm diğer solunum yapan organizmalar gibi "sabit gaz" (karbondioksit) üreterek havayı zedelediklerini de göstermişti. Bunu en iyi, oksijen üretiminin karbondioksit üretimini geçmediği, karanlıkta gözlemlenmişti.

1779'da bulgularının yayımlanması, bunları ilk kendilerinin bulduğunu iddia eden ve Ingenhousz'un iddialarının yanlışlığını ispatlamaya çalışan Priestley, Jean Senebier ve Willem Van Barneval ile arasında hayat boyu sürecek tartışmayı ateşledi. Ancak arkadaşı Franklin'in tam onayıyla, Jan Ingenhousz sonu gelmeyen polemiklere girmektense, araştırmalarına ve uygulamalarına devam etmeyi tercih etti.

Jan Ingenhousz ve diğer çalışmaları

Yerkürenin düzeninde bitkilerin hayati rolünün altını çizmeye devam etti. "Bitki ekonomisinin" arkasındaki sır ışıktı ve ışık dünya ekosistemini hareket ettiren güçtü. Tarımdaki akut gereksinimlerle ilişkili şekilde, bitkilerin büyümesini iyileştirme yöntemleri üzerinde deneyler yaptı ve 1793'te Londra'da Tarım Kurulu kurulduğunda onur üyesi seçildi. 1789'a gelindiğinde, çığır açan tanımından yaklaşık 10 yıl sonra, bitkilerin, güneş ışığının ve atmosferin etkileşimini Lavoisier'nin yeni kimyasal terminolojisini kullanarak fotosentezde içerilen maddeleri oksijen, karbondioksit ve hidrojen ile yeniden ifade etti.

Ingenhousz'un fotosentez araştırması pek çok girişiminden sadece biriydi. 1785'te mikroskopta lamelin kullanılışını ve şimdi "Brown hareketi" diye bilinen solüsyonlardaki parçacıkların rastlantısal hareketini tanımladı. Elektrik iletkenleri, makine ve tabancalar, paratoner ve barut tozu, manyetizma, metallerin özellikleri ve yanıcı gazlı lambalar üzerine çalıştı ve yayınlar yaptı. Yeni buluşların tıbbi uygulamaları da onu çok ilgilendiriyordu. Psikiyatrik bozulukluklarda elektroşok tedavisinden ilk kez o bahsetti. Oksijen solumasıyla çeşitli hastalıkların tedavisi için bir alet tasarlayarak Thomas Beddoes'in pnömatik tıbbı icat etmesine katkıda bulundu.

Temmuz 1789'da Fransız Devrimi'nden kaçmak için Paris'ten ayrıldı ve Londra'ya döndü. Viyana'ya ve eşine giden yol hayatının geri kalanı boyunca siyasi kargaşa nedeniyle tıkalı kaldı. Son yıllarında çizim masasındaki pek çok deney ve araştırmasını tamamlamak için mücadele verdi. Kanıt temelli tıbba son bir öneride bulunmak için çiçek yerine sığır çiçeği aşılaması yapan Edward Jenner ile yazıştı. Jenner'in yeni tekniği ümit vadediyordu ama Ingenhousz güvenliğine dair yeterli kanıt bulunmadan kullanmanın tehlikeli olacağından korkuyordu. 1799 yılında Bowood House'da öldü. Calne kilisesinde nereye gömüldüğü bilinmemektedir.

Jan Ingenhousz kimdir? Fizyolog ve fotosentezin kaşifi yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://2ladd.com/k/bilim-teknoloji/