Uranüs gezegeninin özellikleri, yapısı ve uyduları

97 derece eksen eğikliği ile sıra dışı bir gezegen

Uranüs gezegenine genellikle "gaz devi" denir, zira büyük ölçüde hidrojen ve helyum gazından oluşur. Bununla birlikte Uranüs son yıllarda "buz devi" adını aldı çünkü gök bilimciler atmosferinde ve manto tabakasında bolca buz olduğunu keşfettiler. Bu uzak dünya ilk kez 1781 yılında William Herschel tarafından bulundu. Gezegene "Herschel" dahil birçok isim önerildi. Uranüs adı tüm tanrıların en büyüğü olan Zeus'un büyükbabası olan eski Yunan tanrısından geliyor.

Dünya'dan Uranüs

uranüs
Çıplak gözle tespit etmesi çok zordur

Gezegen ilk defa 1986'da Voyager 2 uzay aracı ile fotoğraflandı. Bu misyon ile gaz devi gezegenlerin karmaşık yerler olduğu bir kez daha kanıtlandı. Gece gökyüzünde çok küçük bir ışık noktası olarak görünür. Jüpiter ve Satürn'ün aksine çıplak gözle kolay seçilemez. En iyi teleskopla tespit edilir ancak bununla bile çok ilginç görünmez. Gezegen gözlemcileri Uranüs'ü araştırmayı seviyorlar.

Rakamlarla Uranüs

uranüs

Uranüs, Güneş'ten yaklaşık 2.5 milyar kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu büyük mesafe nedeniyle Güneş etrafında bir dönüş yapması 84 yıl alır. O kadar yavaş hareket eder ki Herschel gibi gök bilimciler uzun süre Güneş Sistemi'nin parçası olup olmadığından emin değillerdi. Zira hareket etmeyen bir yıldız gibiydi.

Nihayet hareket ettiği tespit edildi ancak hafif bulanık göründüğü için önce kuyruklu yıldız olduğu düşünüldü. Daha sonra yapılan gözlemler Uranüs'ün aslında bir gezegen olduğunu göstermiştir. Gaz ve buzdan oluşur ve oldukça büyüktür: Kütlesi Dünya'nın yaklaşık 14.5 katına denk. Güneş Sistemi'ndeki en büyük üçüncü gezegen ve ekvatorunun çevresi 160.590 km. Dünya'dan 3 milyar km uzaklıkta.

Dışarıdan Uranüs

uranüs
Kutup noktası Güneş'e 90 derece dönebiliyor

Voyager'ın Uranüs fotoğrafı neredeyse özelliksiz görünen bir gezegene işaret ediyor. Sağdaki görüntüde ise Güneş'e dönük olan kutup bölgesinin ultraviyole çalışması var. Sisli üst atmosferi inceleyen uzay aracı, güney kutup bölgesini çevreleyen farklı bulut yapıları tespit etti.

"Yüzeyi" metan sisiyle kaplı. Aynı zamanda çok soğuk. Sıcaklıklar -224 dereceye kadar iniyor. Bu da onu Güneş Sistemi'ndeki en soğuk atmosferli gezegen yapıyor. Dev fırtınalar meydana getiren güçlü atmosferik hareketlere sahip. Yine en rüzgarlı gezegenlerden biri.

Atmosferik değişikliklerini öngörmek zor olsa da mevsimleri ve hava durumu var. Lakin Dünya'dakine hiç benzemiyorlar. Daha uzunlar ve gök bilimciler gezegenin etrafındaki bulut yapılarında ve özellikle kutup bölgelerinde mevsimlerin farklılaştığını gözlemlediler.

97 derecelik eğimi

Peki Uranüs'ün mevsimleri neden farklı? Çünkü Güneş'in etrafında dönerken ekseni 97 derece gibi ekstrem oranda eğiliyor. Eksen eğikliği mevsim demek. Yılın bazı zamanlarında kutup bölgeleri Güneş ışınlarını dik alırken, ekvatoral alanlar neredeyse ışık görmüyor. Yılın diğer aylarında ise ekvator ısınırken kuzey ve güney kutbu karanlıkta kalıyor.

Bu aşırı eğim Uranüs'ün uzak geçmişte gerçekten kötü bir hadise yaşadığını gösteriyor. Kutuplarının bu denli devrilmesinin en muhtemel açıklaması milyonlarca yıl önce başka bir gezegenle yaptığı yıkıcı bir çarpışmadır.

İç yapısı

Diğer gaz devleri gibi Uranüs de temelde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. Küçük bir kayalık çekirdeği ve kalın bir dış atmosferi var. Uzaydaki diğer gaz devleri gibi birkaç farklı gaz katmanı var. En üstteki katman çoğunlukla metan ve buzdan ibaret.

Dış atmosfer ve bulutlar mantoyu gizler. Bu kısım çoğunlukla su, amonyak ve metandan oluşuyor ve malzemelerin büyük kısmı buz şeklinde. Bunlar kayalık çekirdeği sarmalıyor. Uranüs'ün çekirdeği çoğunlukla demir içeriyor, biraz silikat kaya karışımı da var.

Uyduları

Uranüs epey karanlık parçacıklardan oluşan ince halkalara sahip. Tespit etmeleri çok zor ve bu yüzden 1977 yılına kadar keşfedilmediler. Yüksek rakımda bulunan Kuiper Hava Gözlemevi'ni kullanan gezegen bilim insanları gezegenin dış atmosferini incelemek için özel bir teleskoptan yararlandılar. Halkalar bu anlamda şanslı bir keşifti. Toplanan veriler 1979'da ikiz uzay araçları Voyager'ları fırlatırken kullanıldı.

Halkalar Uranüs'ün eski uydusunun parçalarından oluşuyor. Buz kütleleri ve toz parçacıklarından ibaretler. Uzak geçmişte yaşanan bir çarpışmanın sonucu olarak oluştular.

Uranüs'ün en az 27 doğal uydusu var. Bu ayların bazıları halkada, diğerleri ise daha uzakta yüzüyor. En büyüğü Ariel, Miranda, Oberon, Titania ve Umbriel'dir. William Shakespeare ve Alexander Pope'un eserlerindeki karakterlerin isimlerini taşıyorlar. İlginç bir şekilde, bu küçük uydular eğer Uranüs'ün yörüngesinde olmasaydı ayrı cüce gezegenler olarak nitelendirilebilirdi.

Keşif çalışmaları

Voyager 2'nin 1986'daki çizimi

Gezegen bilimciler Uranüs'ü yerden incelemeye ve Hubble Uzay Teleskobu'nu kullanmaya devam ederken, en iyi ve en ayrıntılı görüntüler Voyager 2 uzay aracından geldi. Araç Ocak 1986'da Neptün'e doğru uçarken yanından geçti. Gözlemciler atmosferdeki değişiklikleri incelemek için Hubble'ı kullanıyor. Hubble ayrıca gezegenin kutuplarında oluşan Aurora'ları kaydetti.

Şu anda gezegenle ile ilgili planlanan yeni bir görev yok. Belki bir gün bir uzay aracı bu uzak gezegenin etrafındaki yörüngeye yerleşecek ve bilim insanlarına atmosferini, halkalarını ve uydularını incelemek için bolca şans verecek.

Uranüs gezegeninin özellikleri, yapısı ve uyduları yazımız burada son buldu. Daha fazla içerik için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz: https://2ladd.com/k/yeryuzu-tabiat/

Ortalama puan: / 5. Oy sayısı: