İnsülin direncine genel bir bakış – Belirtiler, tanı, diyet ve ilaçlar

Bu durum tip 2 diyabetin öncüsüdür

Daha önce insülin direnci üstüne bir yazı hazırlamıştık. Bu bölümde bu rahatsızlığa her yönüyle değiniyoruz. Aynı zamanda bozulmuş glukoz toleransı olarak da adlandırılan insülin direnci, vücudunuzun olması gerektiği gibi insüline yanıt vermediği bir durumdur. Prediyabet veya metabolik sendroma ilerleyebilir. Eğer tedavi edilmezse, uzun vadeli komplikasyonlar tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve vasküler hastalığı içerir.

İnsülin direnci genellikle 40 ila 60 yaşları arasında görülür, fakat daha genç veya yaşlı yaşlarda da başlayabilir. Genellikle kilolu, yüksek trigliserit yağ düzeyleri ve yüksek tansiyon ile ilişkilidir.

İnsülin direnci belirtileri

Genellikle insülin direnci yavaş ilerler ve belirgin bulgulara neden olmaz. Kendinizi yorgun ve enerji gerektiren konularda güçsüz hissetmenize neden olabilir, ancak çoğu insan yorgunluğunu diğer faktörlere (örneğin, uyku eksikliği) bağladığından, insülin direnci yıllarca fark edilmeyebilir.

Prediyabet ve metabolik sendrom, kronik olarak yükselmiş kan şekerinin vücut üzerindeki etkilerinden dolayı birçok belirti ve semptom üretebilir. İnsülin direnci ve prediyabet arasında net bir bağlantı olması gerekmez. Fakat birçok fiziksel etki ve uzun vadeli komplikasyonlar örtüşür.

Metabolik sendrom ve prediyabetin belirti ve semptomları:

  • Sık idrara çıkma
  • Aşırı susuzluk
  • Akantozis nigrikans olarak bilinen kasık, koltuk altı veya boynun arkasındaki koyu, kuru cilt lekeleri.
  • Kilo almak
  • Yüksek trigliserit seviyeleri ve düşük HDL (iyi kolesterol)
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp hastalığı

İnsülin direnciyle yaşıyorsanız, bu semptomların büyük kısmına sahip olabilirsiniz, ancak gözle görülür herhangi bir etki yaşamamanız daha muhtemeldir. Bununla beraber, bunlar diyabet riski altında olabileceğiniz konusunda en önemli uyarılardır, bu yüzden belirtiler ortaya çıktığında derhal doktorunuzla bir yol haritası belirlemelisiniz.

İnsülin direncinin nedenleri

İnsülin direnci birçok risk faktörü ile ilişkilidir, ancak kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Afrika kökenli Amerikalılar, Kızılderili, Latin ve Asya kökenli insanlar arasında daha yüksek bir insidans vardır.

Kalıtsal bir yatkınlığın, ilerleyen yaş, aşırı kilo, hipertansiyon ve düzenli fiziksel aktivite yapmamanın insülin direncine katkıda bulunduğuna inanılmaktadır. Diğer ilişkili faktörler arasında yüksek kolesterol düzeyleri, kardiyovasküler hastalıklar, polikistik over hastalığı (PKOS) ve gebelik diyabeti (gestasyonel) öyküsü bulunur.

İnsülin ve kan şekeri

İnsülin, yemek yedikten birkaç dakika sonra pankreastan salınan bir hormondur. Normalde bu hormon vücudumuzun enerji yaratmak için kullanılan şekeri olan glikozu depolamasına yardımcı olur. İnsülin, şekeri karaciğere, kaslara ve yağ hücrelerine girmesini sağlayan glikoza bağlamak için bir protein olan GLUT4'ü tetikleyerek çalışır.

İnsülin direnciniz varsa, pankreasınız yeterli insülin salgılasa da, ne yazık ki vücudunuz hormona doğru tepkiyi veremez. Sonuç olarak, daha az enerji hissedersiniz ve kan şekeri seviyeleriniz artar.

Bununla beraber, insülin direnci ile pankreas kan glikozunu stabilize etmek için daha yüksek miktarda insülin salmaya başlar. Zamanla bu, kanda çok fazla insülin anlamına gelen hiperinsülinemi ile sonuçlanır. Hiperinsülinemi etkili bir şekilde glukozu düşürmez; bunun yerine, vücudun depolanan enerjiyi kullanmasını zorlaştırır.

Teşhis

İnsülin direnci, tıbbi geçmişinize, genel sağlığınıza, fiziksel muayenenize ve risk faktörlerinize dayanan klinik bir tanı sürecinin sonucudur.

Aşağıdakiler dahil insülin direnci için risk faktörleriniz varsa, birkaç tanısal test faydalı olabilir:

  • Açlık kan glukoz testi: 100 mg / dl ve 125 mg / dl arasında açlık kan şekeri seviyesi, insülin direnci ile karakterizedir. Açlık kan şekeri değeriniz 100 mg / dl'ye ulaşırsa, prediyabet tanısı alırsınız ve 126'ya ulaşırsa, bu diyabetiniz olduğu anlamına gelir.
  • Oral glukoz tolerans testi: Bu yöntem, testten önce 12 saat boyunca hiçbir şey yememeyi gerektirir. Kan şekerinizi ölçümleyebilecek, şekerli bir sıvı içecekcesiniz ve kan şekerinizi birkaç saat sonra yeniden test ettireceksiniz. Genel olarak, üç saat sonra 140 mg / dl'nin üzerindeki kan glikozu, prediyabet veya diyabet için düşündürücüdür. Oral glukoz tolerans testi sırasında yüksek kan şekeri düzeyleri ile insülin direnci arasında bir ilişki olabilir.
  • Hemoglobin A1C testi: Bu test önceki iki ila üç ay boyunca ortalama glikoz seviyenizi ölçer. Normal seviye yüzde 4 ile yüzde 5,6 arasındadır; yüzde 5,7 ile yüzde 6,4 arasında bir seviye, prediyabet ile ilişkilidir ve yüzde 6,5 veya üzerinde bir seviye diyabet için bir tanı teşkil eder. Burada testte de insülin direncinin tanısı için bir aralık yoktur, ancak risk faktörleri ve semptomları göz önüne alındığında yüksek bir değere ulaşıldığında insülin direnci tanısı düşünülebilmektedir.

Glikoz seviyenizi ölçen kan testleri genel klinik tablonuza katkıda bulunabilir, ancak tanıyı doğrulamak ya da dışlamak için kullanılamazlar. İnsülin seviyelerinin test edilmesi, insülin direncine sahip olup olmadığınızı bilmenin standartlaştırılmış veya onaylanmış bir yolu değildir, ancak araştırma çalışmalarında kullanılan yöntemler arasındadır.

Tedavi

İnsülin direnci ve prediyabetin her ikisi de diyabeti oldukça önceden haber vermektedir. İnsülin direnci teşhisi konduysa, durumunuzun kötüleşmesini önlemek için bir takım önlemler alabilirsiniz.

Yaşam tarzı

Birçok hastalık için önerilen temel yaşam tarzı değişiklikleri ve genel sağlık ve zinde kalma önerileri, burada da geçerlidir:

  • Kilo verin: Sağlıklı bir kilonun korunması, insülin direncinin etkilerini ve ilerlemesini azaltmanın yollarından biridir. İnsülin direnciniz varsa kilo vermek daha zor olabilir çünkü bu rahatsızlık kilo alma eğiliminizi artırır fakat çabalarınızın karşılığını mutlaka alacaksınız.
  • Egzersiz: Düzenli egzersiz vücudun metabolizmasına yardımcı olur. İnsülin direnci gibi metabolik değişiklikleri önleyebilen hastalıklar için 1 numaralı aracınız spor olmalıdır.
  • Diyet: Uzmanların çoğu, Akdeniz diyetini veya DASH diyetini (Dietary Approaches to Stop Hypertension) insülin direncini yönetmek için en iyi diyetler olarak önermektedir. Her iki diyet de sağlıklı yağları, meyveleri, sebzeleri, fındıkları, kepekli tahılları ve yağsız etlerin önemine dikkat çeker.

İlaçlar

İnsülin direncine sahipseniz, insülin ve kan şekeri seviyelerinize yönelik tedavi yerine hipertansiyonunuz, kalp rahatsızlığınız veya yüksek kolesterolünüz için tıbbi tedaviye yönelebilirsiniz.

Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar, insülin direnci için reçete edilmiştir, ancak hastalığın kontrolündeki etkilerine dair kanıtlar yetersizdir.

Metformin vücudu insüline karşı daha duyarlı hale getirir ve diyabet tedavisi için ve sıklıkla insülin direnci gibi prediyabetik durumlar için kullanılır.

Avandia (rosiglitazon) ve Actos (pioglitazon) dahil Tiazolidindionlar (glitazonlar olarak da bilinir), vücudun insüline duyarlılığını artıran ve tip 2 diyabet için reçete edilen ilaçlardır. Kimi zaman diyabet tanısı olmasa bile insülin direncinin tedavisinde kullanılırlar.