Metabolik Sendrom ve diyabet ve kalp hastalıkları için risk faktörleri

Metabolik sendrom özellikle orta yaşlarda dikkat edilmesi gereken bir konudur

Metabolik sendrom, beraberinde diyabet, kalp hastalığı, felç ve diğer kardiyovasküler hastalıklar için artan bir risk eşiği olan bir dizi rahatsızlığı işaret eden bir terimdir.

İnsülin direnci, metabolik sendromun temel noktasıdır. Pankreas insülini üretir ve vücuttaki hücrelerin, sindirim sırasında üretilen glikozu kullanmasına yardımcı olmak için kana iletir. Hücreler enerji için glukoz kullanır. Fakat hücreler insüline dirençli ise kan glukoz seviyeleri hızla artar.

Bazı insanlar genetik olarak insülin direnci geliştirmeye yatkındır. Bu yatkınlık obezite ve sedanter bir yaşam tarzı ile birleştirildiğinde, metabolik sendromu oluşturan koşul kümesi gelişecektir. Bu küme sizi tip 2 diyabet ve kalp hastalığı, böbrek hastalığı ve felç gibi çeşitli kardiyovasküler hastalıklar geliştirme riskine sokar. Metabolik sendrom tanısında beş ana etmen vardır. Bu risk faktörlerinden üçüne veya daha fazlasına sahipseniz, metabolik sendromunuz olduğu kabul edilir.

Metabolik sendrom

Sağlık riskleriRiski belirten düzeyler
Obezite: "Elma" ile "armut" şekliBel çevresi: Erkekler için 40 inçten büyük, kadınlar için 35 inçten büyük
Trigliserit150 mg/dl veya daha yüksek
HDL kolesterolerkekler için 40 mg / dl'den fazla ve kadınlar için 50 mg / dl'den fazla
Kan basıncı130/85 mmHg veya daha yüksek
Açlık kanşekeri100 mg / dl veya daha fazla

Şişmanlık

Obezite, vücut kitle indeksinin (BKİ) 30 veya daha büyük olmasıyla tanımlanır. Birçok doktor vücut kitle indeksi'nde kilo ölçümünün pound cinsinden yapılmasının kilogramdan daha kesin bir tespit olduğunu düşünüyor. BKİ'nizi düşürmek ve vücut ağırlığınızın sadece yüzde 5 ila yüzde 7'sini kaybetmek bile, tip 2 diyabet geliştirme riskinizi önemli ölçüde azaltabilir. Obezitenin bir başka ölçümü ise karın yağının miktarıdır. Genel olarak, erkekler için 40 inç veya daha büyük, kadınlar için 35 inç veya daha yüksek bir bel çevresi metabolik sendrom için bir risk göstergesidir.

Yüksek tansiyon

Ulusal Kalp, Kan ve Akciğer Enstitüsüne göre normal kan basıncı 120/80'in altındadır. 120/80 ve 139/89 arasındaki bir kan basıncı, hipertansiyon başlangıcı olarak düşünülebilir ve 140/90 veya daha yüksek bir kan basıncı sizi yüksek tansiyon veya hipertansiyon aralığına getirir. Tuz tüketimini azaltmak, kilo vermek ve tansiyon ilaçları almak tansiyonunuzu sağlıklı bir aralıkta tutmanıza yardımcı olacaktır.

Yüksek açlık kan şekeri

Doktorunuz tarafından istenen açlık kan şekeri testi, değerlerinizin ne durumda olduğunu belirlemeye yardımcı olur. 70 mg / dl ve 100 mg / dl arasındaki kan şekeri düzeyi normal kabul edilir. 100 ila 110 mg / dl açlık kan şekeri metabolik sendromun bir işaretidir. Diyabet (126 mg / dl) olarak kabul edilebilecek kadar yüksek olmayan açlık kan şekeri "diyabet öncesi / prediyabet" olarak da tanımlanmaktadır.

Yüksek trigliserit

Trigliserit bir tür yağdır. Yemek yerken vücudunuz, acil enerji için ihtiyaç duyacağı her şeyi sentezler ve gerisini trigliserit şeklinde depolar. Trigliseritler yağ hücrelerinde takılırlar, ancak aynı zamanda basit bir kan testi ile kan dolaşımında da tespit edilebilirler. 150 mg / dl veya daha fazla trigliserit seviyesi metabolik sendromun bir belirtisidir.

Düşük HDL

HDL'leriniz kandaki "iyi kolesterol" dür. Kanınızdaki LDL'leri (düşük yoğunluklu lipoproteinler veya "kötü" kolesterol) temizler. Çok fazla HDL'niz olmadığında, LDL'ler aşırı derecede hareket alanı kazanır, bu da arter duvarlarınızda plak birikmesine ve kalbe ve dolaşım sistemine yüklenilmesine neden olabilir. Kolesterol tüketiminizi izlemek ve daha fazla tahıl, meyve ve sebze tüketmek HDL'lerinizi yükseltmenize yardımcı olur.

Metabolik Sendrom tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık ilişkisi

Metabolik sendrom, kendi başına bir hastalık değildir, ancak süreç boyunca ciddi kardiyovasküler hastalıklar geliştirme riskinizin önemli bir öncüsüdür. Metabolik sendrom, tip 2 diyabet riskinizi arttırır. Hem metabolik sendrom hem de diyabet, kalp hastalığı ve inme gibi kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olabilecek ateroskleroz riskini artırır (arterlerin sertleşmesi). Düzgün beslenmek, aktif bir yaşam ve kolesterolünüze, kan basıncınıza ve kilonuza dikkat etmek metabolik sendromu tersine çevirir ve tip 2 diyabet veya kardiyovasküler hastalıklardan korunmanıza yardımcı olur.