Kategoriler
Yeryüzü & Tabiat

Uçan tilki (Pteropus vampyrus) – En büyük yarasaların özellikleri

Abone Ol 

Uçan tilki (Pteropus vampyrus) dünyadaki en büyük yarasa türüdür. İsimlerini uzun kanatları, büyük güçlü pençeleri ve tilkiyi andıran yüzlerinden almaktalar. Bu eşsiz davranışlara sahip yarasaların çiftleşme mevsiminde birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayan özel vücut kokuları bulunuyor. Renkleri çevrelerine kolayca kamufle olmalarına yardımcı olur. Kendilerini dallar ve kuru yapraklar arasına saklarlar.

  • Bilimsel adı: Pteropus vampyrus
  • Habitat: Doğu Asya'nın geneli
  • Boyut: 30 cm gövde, 1,5 m kanat
  • Ağırlığı: 0,65 ila 1,1 kg
  • Ömrü: Vahşi doğada 15, esaret altında 30 yıl
  • Korunma durumu: Yakın tehdit altında
  • İlginç bilgi: Uçan tilkiler insanlar için tehlikeli olan lyssavirus ve hendra virüslerini taşırlar

Davranış

Uçan tilki yarasası
Uçan tilki yarasası

Devasa yarasalar olmalarıyla bilinen uçan tilkiler gececi hayvanlar. Yemek aradıkları bir gecede 40 kilometre yol gidebiliyorlar. Bu memeliler zamanlarının önemli bir kısmını kişisel bakımlarına harcarlar. Büyük kanatlarını kullanarak havuzlardan suyu toplar ve tüm vücutlarına yayarak temizlenirler. Habitatlarında bol meyve bulunması nedeniyle uçan tilkiler kimi zaman 100.000 bireyden oluşan büyük koloniler oluştururlar ve aralarına Malezya uçan tilkilerini dahi alırlar. Kolonileşme hayvanların sıcak kalmasına ve yırtıcılardan kaçmasına yardımcı oluyor. Ancak bu durum insanların yarasaları takip etmelerini kolaylaştırmakta. Beslendikleri meyvelerin tohumlarını yağmur ormanlarına yaydıklarından ekosistemde önemli bir rol oynuyorlar.

İLGİLİ:  Yarasalar neden pek çok virüsün nedenidir? Tıpkı corona, ebola veya kuduz gibi

Adaptasyonlar

  • Daha büyük kanatları olan yetişkin uçan tilkiler gözlerine giren her türlü ışığı uzak tutmak için kanatlarını vücutlarının etrafına sararak uyuma alışkanlığına sahiptir.
  • Kanatlarının uçları yuvarlaktır ve bu da istediklerinde yavaşça uçmalarını sağlar.
  • Sıcak yaz günlerinde kanatlarıyla üstlerine hava körükler ve vücutlarını yalayarak serinlemeye çalışırlar.
  • Bu türlerin ekolokasyon (yankı oluşturma) yeteneği yoktur ve gözleri gelişmiştir.

Habitat

uçan tilki
Büyük kanatlarıyla bilinirler

Uçan tilkiler çoğunlukla Filipinler ve Doğu Asya'nın tropik yağmur ormanlarında bulunur. Habitatları Güney Myanmar, Vietnam, Tayland ve Malezya Yarımadası'ndan Singapur ve Endonezya'ya kadar uzanıyor. Yarasaların büyük çoğunluğu kıyı bölgelerinde yaşamakta ancak bazıları deniz seviyesinden 1100 metre yüksekliğe kadar çıkabiliyor. Tropikal ve mangrov yağmur ormanlarında yaşarlar ve uzun yapraksız ağaçlara ve derin mağaralara saklanırlar. Malezya'da ne yazık ki her yıl 22.000 uçan tilki avlanmaktadır. Şu anda türün soyunu tehdit eden en büyük unsurlardan biri bu.

İLGİLİ:  Yarasaların yön bulması: Ekolokasyon nedir ve nasıl çalışır?

Beslenme

Uçan tilkiler meyveyle beslenir ve bu yüzden çoğunlukla yağmur ormanlarında yaşamayı seçerler. İncir, lamio ve papaya en sevdikleri meyveler arasında bulunuyor. Uçan tilkiler gece beslenir. Meyvelerin yanı sıra bu yarasalar hindistan cevizi ve durian ağacı nektarından beslenirler, uzun dilleri ve yapışkan tükürükleri çiçeklere zarar vermeden nektarı emmelerini sağlar.

Fiziksel tanım

Yavru uçan tilki
Yavru uçan tilki

Uçan tilki yarasalar, dünyadaki en büyük yarasa türü olarak kabul ediliyor. Kafalarında kahverengimsi siyah, sırtlarında kırmızımsı kahverengi ve boyunlarında ise turuncu-sarı renkli kürkleri var. Tamamen büyüdüklerinde 1,1 kilo ağırlığa ve 1,5 metre açıklıkta kanatlara sahip oluyorlar. Diğer meyve yarasalarının aksine uçan tilkilerin kuyruğu yok ve sivri kulakları onları benzersiz bir tür yapıyor. Yüzleri tilkinin yüzüne benzer ancak tilki ile DNA akrabalığı yoktur. Ayrıca köpeklerinkine benzer uzun azı dişleri olduğunu da eklemek gerekir.

İLGİLİ:  Yarasalardan evcil hayvan olur mu? Beslenme ve diğer bilgiler

Üreme

Uçan tilkiler memeli olduğundan doğurma ve yavrularına bakma özelliğine sahipler. Bu yarasaların iki üreme mevsimi vardır ve ilkbahar ile sonbahara denk gelir. Tek seferde yalnızca tek yavru doğurabilirler. Çiftleşmeden 40 gün sonra doğum yaptıkları gözlenmiştir. Doğumdan sonra yavrularına iki ila üç ay kadar bakarlar. Bu süreye kadar yavruların kanatları gelişmiş olur ve kendilerini koruyabilecek hale gelirler.