Kazakistan: Tarihi, etnik yapısı, ekonomisi, dili ve dini

Özbekistan gibi Kazakistan da hileli seçimler ve diktatörlük yönetimi ile boğuşuyor

Kazakistan ismen cumhuriyet ile yönetilir, ne var ki birçoklarının ortak görüşüne göre önceki cumhurbaşkanı ülkesini diktatörlük ile kontrol etmiştir. Şu anki cumhurbaşkanı Sovyetler Birliği'nin çöküşünden beri görevde olan ve düzenli olarak hileli seçimler yapmakla suçlanan eski lider Nursultan Nazarbayev'in eliyle seçtiği halefi Kasım Cömert Tokayev'dir. Kazakistan parlamentosunda 39 üyeli bir senato ve 77 üyeli bir Majlis (Meclis) bulunuyor. Adaylar yalnızca hükümet yanlısı partilerden gelse de, Majlis'in altmış yedi üyesi halk tarafından seçilmekte. Partiler geri kalan 10'u seçiyor. Kazakistan'da Astana ve Almatı şehirleri ile diğer her bir bölge iki senatör seçer. Son yedi senatör cumhurbaşkanı tarafından atanır. Kazakistan'da 44 hakimin bulunduğu bir yüksek mahkemenin yanı sıra bölge ve temyiz mahkemeleri bulunuyor.

Temel bilgiler

  • Resmi adı: Kazakistan Cumhuriyeti
  • Başkent: Nur Sultan (Astana)
  • Nüfus: 18.551.427 (2019)
  • Resmi diller: Kazakça, Rusça
  • Para birimi: Tenge (KZT)
  • Yönetim şekli: Cumhurbaşkanlığı cumhuriyeti
  • İklim: Kıta, soğuk kışlar ve sıcak yazlar, kurak ve yarı kurak
  • Yüzölçümü: 2.724.900 kilometre kare
  • En yüksek noktası: Han Tengri Dağı (Pik Khan-Tengri) (6.995 metre)
  • İlginç bilgi: Kazakistan'ın yerli içeceği kısrak sütünün fermante edilmesiyle elde edilen Kımız'dır.
Güneş enerji ve yaşamın kaynağını, varlığı ve bolluğu ve ışınlar özgürlüğü anlatan bozkır tahıllarını simgeler. Altın kartal Kazak kabilelerinin sembolüydü. Solda ulusal süs deseni olan "koshkar muiz" (Koçun boynuzları) yer alıyor.
Güneş enerji ve yaşamın kaynağını, varlığı ve bolluğu ve ışınlar özgürlüğü anlatan bozkır tahıllarını simgeler. Altın kartal Kazak kabilelerinin sembolüydü. Solda ulusal süs deseni olan "koshkar muiz" (Koçun boynuzları) yer alıyor.

Etnik yapısı

Kazakistan nüfusunun 2019 itibariyle 18.5 milyon olduğu tahmin ediliyor. Orta Asya için olağandışı bir şekilde, Kazakistan vatandaşlarının çoğunluğu (%54) kentsel alanlarda yaşamaktadır.

Kazakistan'daki en büyük etnik grup nüfusun %63,1'ini oluşturan Kazaklardır. Ardından %23.7 ile Ruslar geliyor. Küçük azınlıklar arasında Özbekler (%2,9), Ukraynalılar (%2,1), Uygurlar (%1,4), Tatarlar (%1,3), Almanlar (%1,1) ve geride Belarus, Azeriler, Polonyalılar, Litvanyalılar, Koreliler, Kürtler, Çeçenler ve Türkler vardır.

kazakistan milli türk kıyafeti

Kazakistan'da diller

Kazakistan'ın devlet dili nüfusun %64,5'inin konuştuğu bir Türk dili olan Kazakça'dır. Rusça tüm etnik gruplar arasında resmi ticaret dili olarak kullanılıyor ve aynı zamanda ortak dil olarak görülüyor (lingua franca).

Kazakça bir zamanların Rus egemenliğinin bir kalıntısı olan Kiril alfabesinde yazılır. Nazarbayev Latin alfabesine geçmeyi önerse de daha sonra bu önerisini geri çekti.

Kazakistan'ın dini

Sovyetler altında geçen onlarca yılda din resmi olarak yasaklandı. Ancak 1991'deki bağımsızlıktan bu yana dini inanış etkileyici bir dönüş yaptı. Bugün nüfusun sadece %3'ü inanmayanlardan oluşuyor.

Kazakistan vatandaşlarının %70'i çoğunlukla Sünni Müslümandır. Ağırlıklı olarak Rus Ortodoksu olan Hristiyanlar'ı daha az sayıda Katolik ve çeşitli Protestan mezhepleri izliyor ve tümü nüfusun %26,6'sını oluşturuyor. Kazakistan'da az sayıda Budist, Yahudi, Hindu, Mormon ve Bahai de var.

Coğrafyası

kazakistan-dünya-haritası

Kazakistan 2.724.900 kilometrekare yüzölçümü itibariyle dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesi. Toprakların üçte biri kuru bozkır arazisi, geri kalanların çoğu otlak veya kumlu çöldür.

Kazakistan kuzeyde Rusya, doğuda Çin, güneyde Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan, batıda ise Hazar Denizi ile sınır komşusu.

Kazakistan'daki en yüksek nokta zirvesi 6.995 metre olan Han Tengri Dağı veya Han Tangiri Shyngy'dir (Pik Khan-Tengri). En alçak noktası ise deniz seviyesinden 132 metrede bulunan Vpadina Kaundy.

İklim

büyük almatı gölü kazakistan
Büyük Almatı Gölü, Kazakistan

Kazakistan kurak bir karasal iklime sahip; kışlar oldukça soğuk ve yazlar sıcak geçiyor. En düşük ısılar kışın -20 C'ye varabilir ve kar yağışı çok yaygındır. Yazları ise ortalama 30 C ile komşu ülkelere kıyasla ılımlı bir iklimi vardır.

Kazakistan ekonomisi

Kazakistan'ın ekonomisi diğer eski Sovyet -tan'ları arasında en sağlıklı olanı ve 2018'de %3.8'lik bir büyüme oranına sahip oldu. Büyümesi her yıl belirgin oranda azalıyor. Gelişimini yeni gerçekleştiren bir ülkeden beklendiği gibi güçlü hizmet ve sanayi sektörlerine sahip; tarım GSYİH'nın yalnızca %5,4'üne katkıda bulunur.

Kazakistan'da kişi başına düşen GSYİH 10.935 ABD doları (2019) olarak açıklandı. İşsizlik sadece %5,5 ve nüfusun %8,2'si yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Kazakistan petrol ürünleri, metaller, kimyasallar, tahıl, yün ve et ihracatı yapmakta. Makine ve yiyecek ithal ediyor.

Kazakistan para birimi Tenge'dir. Kasım 2019 itibariyle, 1 USD = 386.16 Tenge'ye eşit.

Altın Emel Ulusal Parkı'nda kum tepeleri, Kazakistan
Altın Emel Ulusal Parkı'nda kum tepeleri, Kazakistan

Kazakistan tarihi

Şimdi Kazakistan olarak anılan bu bölgenin ilk yerleşimcileri topraklara on binlerce yıl önce geldiler. Alan çeşitli göçebe halklar tarafından yönetildi. DNA kanıtları, atın ilk önce bu bölgede evcilleştirilmiş olabileceğini göstermektedir; Elmalar da ayrıca Kazakistan'da gelişti ve daha sonra yetiştiricileri tarafından başka bölgelere yayıldı.

Antik zamanlarda Hiung-nu, Siyenpi, Kırgız, Göktürk, Uygur ve Karluk gibi halklar Kazakistan'ın bozkırlarına hükmettiler. 1206'da Cengiz Han ve Moğollar bölgeyi ele geçirdi ve 1368 yılına kadar hükmetti. Kazak halkı 1465'te Canbek Giray Han ve Kerey Han'ın önderliği altında biraraya geldi ve kendilerine Kazak Hanlığı dediler.

Kazak Hanlığı 1847'ye kadar sürdü. 16. yüzyılın başlarında Kazaklar kendilerini Hindistan'da Babür İmparatorluğu'nu kuran Babür ile müttefik ilan ettiler. 17. yüzyılın başlarına gelindiğinde ise Kazaklar kendilerini sık ​​sık güneydeki Buhara Hanlığı ile savaşta buldular. İki hanlık Orta Asya'nın en büyük İpek Yolu şehirlerinden ikisi olan Semerkand ve Taşkent'in kontrolünü ele geçirdi.

kazakistan nur sultan
Başkent Nur Sultan

Rus 'Koruması'

18. yüzyılın ortalarında Kazaklar kuzeyde çarlık Rusya ve doğuda ise Çin istilası ile karşı karşıya kaldı. Kazaklar tehditkar Hokand Hanlığı'na karşı koymak üzere 1822'de Rusların "korumasını" kabul etti. Ruslar 1847'de Kenasarı Han'ın ölümüne dek Kazakistan'ı kuklalarla yönetti ve bundan sonra ülke üzerinde doğrudan güç uyguladı.

Kazaklar Ruslar tarafından sömürgeleştirilmeye direndiler. 1836 ve 1838 yılları arasında Makhambet Otemisuly ve Isatay Taymanuly liderliğinde baş kaldırdı ancak Rus tahakkümüne direnemediler. Eset Kotibaruli'nin önderlik ettiği daha ciddi bir isyan sonunda sömürgeci karşıtlığına dönüştü ve başlatılan savaş Rusların ülkede doğrudan kontrol sahibi olduğu 1847'den 1858'e kadar sürdü. Küçük göçebe Kazak savaşçı grupları, Rus Kazakları ve Çar'ın kuvvetlerinden yana olan diğer Kazaklarla savaştılar. Savaş hem savaşçı hem sivil yüzlerce Kazaklının hayatına mal oldu ancak Rusya 1858 barış anlaşmasında Kazaklıların taleplerine taviz verdi.

1890'lı yıllarda Rus hükümeti binlerce Rus çiftçiyi Kazak topraklarına yerleştirmeye başladı. Meraları parçaladı, geleneksel göçebe yaşam biçimlerine müdahale etmeye başladı. 1912 itibariyle Kazak topraklarında 500.000'den fazla Rus çiftliği kurulmuştu. Göçebeleri yerinden ettiler ve kitlesel açlığa yol açtılar. 1916'da Çar II. Nicholas tüm Kazakların ve diğer Orta Asya erkeklerinin 1. Dünya Savaşı'nda savaşmasını istedi. Bu emir binlerce Kazak'ın ve diğer Orta Asyalıların öldürüldüğü ve on binlerce kişinin Çin ve Moğolistan'a kaçtığı Orta Asya İsyanı'na yol açtı.

Komünist devralma

1917'de Rusya'nın Komünist olmasının ardından yaşanan karmaşada, Kazaklar bağımsızlıklarını ilan etme şansını yakalayarak özerk bir hükümet olan kısa ömürlü Alaş Orda'yı kurdular. Bununla birlikte Sovyetler 1920'de Kazakistan'ın kontrolünü yeniden ele aldı. Beş yıl sonra Almatı'nın başkent olduğu Kazakistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ni (Kazak SSCB) kurdular. 1936'da ise özerk olmayan bir Sovyet cumhuriyeti oldu.

Rus lider Joseph Stalin'in yönetiminde, Kazaklar ve diğer Orta Asyalılar korkunç derecede acı çekti. Stalin, 1936'da kalan göçmenleri de yakalayarak zorla köylere yerleştirdi ve tarımı kolektifleştirdi. Sonuç olarak bir milyondan fazla Kazak açlıktan öldü ve hayvanların %80'i telef oldu. Bir kez daha, imkanı olanlar iç savaşla boğuşan Çin'e kaçmaya çalıştılar.

2. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler batı uçlarındaki Alman tehditi ile Kırım Tatarları, Kafkasyalı Müslümanlar ve Polonyalılar gibi diğer potansiyel unsurlar karşısında Kazakistan'ı çöplük olarak kullandı. Kazaklar ellerinde kalan küçük miktarda yiyecek ile bu yeni gelen misafirleri beslemeye çalıştılar. Göç ettirilenlerin yaklaşık yarısı açlıktan ya da hastalıktan öldü.

2. Dünya Savaşı bittiğinde Kazakistan Orta Asya Sovyet Cumhuriyetleri arasında en çok ihmal edilen ülke olmuştu. Ruslar sanayide çalışmak üzere ülkeye akın etti ve Kazakistan'ın kömür madenleri çoğunlukta SSCB'ye enerji sağlamak için kullanıldı. Ruslar ayrıca büyük uzay programı alanlarından biri olan Baykonur Uzay Üssü'nü Kazakistan'da inşa ettiler.

Nazarbayev gücünü artırıyor

Eylül 1989'da bir Kazak politikacı olan Nazarbayev, görevdeki bir Rus'un yerine geçerek Kazakistan Komünist Partisi'nin genel sekreteri oldu. 16 Aralık 1991'de Kazakistan Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği'nin parçalanan kalıntılarından bağımsızlığını ilan etti.

Kazakistan büyük ölçüde fosil yakıt rezervleri sayesinde büyüyen bir ekonomiye sahip oldu. Ekonominin çoğu özelleştirilmiş durumda. Nursultan Nazarbayev görevde olduğu sürede KGB tarzı bir polis devleti kurdu ve beş dönemlik görevi boyunca hileli seçimler yapmakla suçlandı. 2020'de kuvvetle tekrar aday olması beklenirken Nazarbayev Mart 2019'da istifa etti ve Senato Başkanı Kasım Tokayev görev süresinin geri kalanı için başkanlık görevini üstlendi. 9 Haziran 2019'da "siyasi belirsizliği" önlemek üzere erken seçimler yapıldı ve %71 oyla Tokayev yeniden seçildi.

Kazak halkı 1991'den bu yana uzun bir yol kat etti ancak Rus sömürgeciliğinin etkilerinden tamamen kurtulamadılar. Ülke birçok diğer Türk devleti gibi yolsuzluk, adaletsizlik ve hile ile boğuşuyor.