Tibet: Tarihi, canlıları, dini, dili, ekonomisi ve yönetimi

Kökenleri antik döneme uzanan Tibet bugün zengin bir ekosisteme sahip

Tibet, Tibetçe Bod ya da tam adıyla Tibet Özerk Bölgesi, Çince (Pinyin) Xizang Zizhiqu veya (Wade-Giles romanizasyonu ile) Hsi-tsang Tzu-chih-ch'ü tarihi bir yer ve sıkça "Dünya'nın çatısı" denilen bir Çin özerk bölgesidir. Everest Dağı dahil olmak üzere Orta Asya'da geniş bir dağlık alanı kaplar. Tibet kuzeydoğuda Çin'in Çinghay, doğuda Siçuan ve güneydoğuda Yünnan bölgesi ile sınır komşusu. Güneyde Myanmar (Burma), Hindistan, Butan ve Nepal, batıda savaştaki Keşmir bölgesi ve kuzeydoğuda Sincan Uygur Özerk Bölgesi ile çevrili. Lhasa Tibet'in başkentidir. Tibet ismi Moğolca Thubet, Çince Tufan, Tayca Thibet ve Arapça Tubbat'tan türetilmiştir.

  • Resmi adı: Tibet Özerk Bölgesi
  • Başkenti: Lhasa
  • Nüfusu: 5,32 milyon (2019)
  • Resmi dili: Tibetçe
  • Para birimi: Renminbi (RMB)
  • Yüz ölçümü: 1.228.000 km²
  • En yüksek noktası: Everest Dağı (8.843 metre)
  • En büyük nehri: Namtso (70 km)
  • Yaşam süresi: 70.6 yıl (2019)
Tibet bayrağında 12 ışın Tibet kabilelerini, beyaz üçgen Himalaya dağını, sarı çerçeve Budizm'in yayılışını, iki kar aslanı ruhani ve dünyevi liderin harmonisini ve Güneş özgürlüğü simgeler ve mutluluğu simgeler
Tibet bayrağındaki 12 ışın Tibet kabilelerini, beyaz üçgen Himalaya dağını, sarı çerçeve Budizm'in yayılışını, iki kar aslanı ruhani ve dünyevi liderin harmonisini, Güneş özgürlüğü ve mutluluğu simgeler

1950'lerden önce Tibet dünyanın geri kalanından büyük ölçüde izoleydi. Tibet dili ve Tibet Budizmi tarafından şekillenmiş eşsiz bir kültürel ve dini topluluk haline gelmişti. Yabancılar ile iletişimi kolaylaştırmak için çok az çaba sarf ediliyor ve ekonomik gelişim neredeyse görülmüyordu. Bugün Tibet'in ana yerleşkesi İndus Nehri'nde itibaren 1.600 km'lik bir alanı kapsamaktadır.

Tibet'in Çin Halk Cumhuriyeti'ne katılımı 1950'de başladı ve hem Tibet'te hem de dünya çapında oldukça tartışmalı bir konu haline geldi. Pek çok Tibetli (özellikle Çin dışındakiler) Çin'in hareketini egemen bir ülkenin istilası olarak görüyor ve Çin'in Tibet'te kalmaya devam etmesini yabancı bir güç tarafından yapılan işgal sayıyor. Öte yandan Çinliler, Tibet'in yüzyıllardır Çin'in haklı bir parçası olduğuna ve Tibet'i, nüfusun büyük çoğunluğunun yaşadığı bölgelerdeki baskıcı rejimden kurtardıklarına inanıyor. Her iki iddiada da hakikat var, ancak Çin dışındaki kamuoyu (özellikle Batı) bağımsız (veya en azından genişçe özerk) bir varlık olarak Tibet'in yanında olma eğiliminde. Bununla birlikte, Tibet'in sürgün edilen manevi ve dünyevi lideri 14. Dalay Lama'nın dünyanın en tanınmış ve saygın bireylerinden biri haline geldiğine şüphe yok. Tibet yüzölçümü itibariyle 1.221.600 kilometrekare genişliğinde. Popülasyonu ise (2019) 3.180.000.

Tarihi

Chamdo yakınlarındaki Doğu Tibet'te bulunan kalıntılar, insanların 4.000 ila 5.000 yıl önce bölgede yaşadığını gösteriyor. Tibet efsanesine göre, Tibet halkı bir maymun ve dişi şeytanın birlikteliğinden doğmuştur. Çin Tang hanedanlığı yıllıkları (MS 10. yüzyıl) Tibetlilerin kökenini açıklarken MÖ 200'de Çin'in kuzeybatısındaki büyük bozkırda yaşayan göçebe kırsal Qiang kabilelerinden biri olduklarını söyler. Farklı etnik unsurların yüzyıllarca bir araya gelip karışmış olduğu bu yer günümüz Tibetlilerinin orijinal vatanı olarak kabul edilir.

Potala Sarayı, Tibet
UNESCO Dünya mirası listesindeki Potala Sarayı, Tibet

Yedinci yüzyıla gelindiğinde kral Songtsen Gampo döneminde Tibet, Orta Asya'nın en büyük imparatorluklarından biri olmuştur. Ülke bu dönemde 2.860.000 kişilik bir ordu gücünü besliyordu.

Ülke 1792'de kapılarını yabancılara kapadı, Britanya Hindistanı'nı dışladı. İngiltere'nin Çin ile ticaret yolu kurma isteği 1903'te Tibet'i ele geçirmelerine neden oldu. 1906'da Britanya ile Çin arasında barış imzalandı ve Tibet, Çin'e verildi. Beş yıl sonra Tibetliler Çinlileri kovdu ve 1913'te 1950'ye kadar sürecek olan bağımsızlıklarını ilan ettiler. Tibet'in modern tarihi 1950'de Çin'in bölgeyi işgali ile başlıyor.

1950'de, Mao Zedong'un komünist devriminden kısa bir süre sonra Çin, Tibet'i işgal etti. Tibet, Birleşmiş Milletler'den, İngilizlerden ve yeni bağımsız Hindistanlılardan nafile sonuçlanacak yardımlar istedi. Tibet 1959'da ayaklandı ancak ayaklanma bastırıldı ve teokratik Tibet hükümetinin lideri 14. Dalay Lama Hindistan'ın Dharamsala kentine kaçarak sürgünde yeni bir hükümet (Merkez Tibet Yönetimi) kurdu. Çin Kültür Devrimi döneminde (1966-1976) Tibet'in ibadet yerleri tahrip edildi.

Mao'nun 1976'daki ölümünden sonra Tibet sınırlı bir özerklik kazandı ancak hükümet yetkililerinin çoğu Çin kökenli seçildi. Çin hükümeti 1965'ten itibaren Tibet'i "Tibet Özerk Bölgesi" (Xizang) adıyla yönetti. Birçok Çinli, Tibet ırkının etkisinin azaltılması için Tibet'e taşınmaya finansal olarak teşvik edildi. Tibetlilerin birkaç yıl içinde kendi topraklarında azınlık haline gelmesi muhtemel görünüyor. Xizang'ın toplam nüfusu yaklaşık 2,6 milyondur.

Geriye kalan birkaç on yıl boyunca Tibet'te ek isyanlar meydana geldi ve 1988'de ülkede sıkıyönetim uygulandı. Dalay Lama sorunları çözmek ve Tibet'e barış getirmek için Çin'le anlaşmaya çabaladı ve 1989'da Nobel Barış Ödülü'nü kazandı. Dalay Lama'nın çalışmaları sayesinde Birleşmiş Milletler Çin'e Tibet halkına kendi kaderini tayin etme hakkı verme çağrısında bulundu.

Çin son yıllarda bölgedeki turizmi ve ticareti teşvik etmek ve Tibet'in ekonomik görünümünü iyileştirmek için milyarlarca yuan harcıyor. Tibet hükümetinin eski şehri ve Dalay Lama'nın evi olan Potala, Lhasa'da önemli bir turistik merkezdir.

Arazisi

tibet Bitahai gölü, Potatso Ulusal orman parkı (Pudacuo)
Potatso Ulusal orman parkı (Pudacuo), Bitahai gölü

Tibet, muazzam dağ kütleleriyle çevrili yüksek bir platoda (Tibet Platosu) yer alıyor. Changtang adındaki platonun kuzeyi denizden ortalama 5000 metre yükseklikte ve tuzlu göllere sahip. Burayı kuzeyde Kunlun Dağları karşılıyor. En yüksek dağı olan Uluğ Muzdağ 7.723 metreye çıkmakta. Tibet Platosu'nun batı ve güney sınırlarına Himalaya Dağları'nın muazzam kütlesi şekillendiriyor. Tibet-Nepal sınırındaki bu dağ 8.850 metreye yükselmekte. Tibet Platosu Doğu, Güneydoğu ve Güney Asya'daki nehirlerin ana kaynağı. Tibetlilerce "Aslan Pınarı" olarak bilinen İndus Nehri, kaynağını Hindular ve Budistler için kutsal olan Kailaş Dağı'ndan alır. Nehir buradan itibaren batıya doğru Pakistan'ın Keşmir bölgesine akar. Tibetçe "Fil Pınarı" (Xiangquan) ve "At Pınarı" (Damqog) adında birkaç nehir sistemi daha var.

İklimi

Tibetliler topraklarını Gangs ljongs veya Kha ba can ("Karlar Ülkesi") olarak adlandırsalar da, iklim genellikle kurudur. Tibet'in çoğu yeri yılda sadece 460 mm yağış alır (yağmur ve kar olarak). Himalayalar güneyden yağmur taşıyan muson rüzgarlarını engeller ve yağışlar güneyden kuzeye doğru azalır. Kalıcı kar sınırı Himalayalar'da yaklaşık 4.800 metreye uzanıyor ancak kuzey dağlarında 6.100 metreye kadar yükselmekte. Tibet'te nem düşüktür ve sis neredeyse yoktur.

Yüksek rakımlarda sıcaklıklar eksilerdeyken alçak vadilerde ve güneydoğuda ılıman bir iklim görülüyor. Mevsimler arası sıcaklık neredeyse değişmez. Zira Tibet'in çoğu yeri 24 saatte dört mevsim yaşayabilir. 3.650 metre yükseklikte bulunan Lhasa günlük maksimum 30°C ve minimum −19°C sıcaklıklar görür. Bunun nedeni yıl boyunca platoda esen şiddetli rüzgarlardır. Soğuk kuru hava nedeniyle Tibet'te tahıllar 50 ila 60 yıl bozulmadan saklanabilir, kurutulmuş çiğ et ve tereyağı bir yıldan uzun süre korunabilir ve salgın hastalıklar nadiren görülür.

Bitkileri

Tibet arazisi
Şehir Shangri La, "kaderin ve şansın yeri"

Şiddetli rüzgârlarla dolu Changtang (Qiangtang) bölgesi ağaçlardan ve büyük bitki örtüsü formlarından yoksundur. Kurak ikliminde çimler ve çayırlar haricinde pek az şey yetişiyor. Bunlar Tibet'in toplam alanının üçte ikisini kaplamakta. Tibet'te 6.400'den fazla bitki türü bulunmakta ve bunların 1.000'den fazlası ekonomik değer taşıyor. Bitkiler esas olarak nehir vadilerinde ve güney ve güneydoğudaki daha yağışlı bölgelerdeler. Yaygın bitkiler arasında söğütler, kavaklar, çeşitli kozalaklı ağaçlar, tik ağacı, orman gülleri, meşe ağacı, huş ağacı, karaağaç, bambu, şeker kamışı, babul ağaçları, diken ağaçları, çay çalıları, 'gro ba (dağlık bölgelerde yetişen küçük beyaz ağaçlar), 'om-bu (suya yakın yerde yetişen kırmızı çiçekli çalı ağaçları), khres pa (yemek kapları yapmak için kullanılan güçlü dayanıklı orman ağaçları), glang ma (sepetçilik için kullanılan bir söğüt ağacı) ve rtsi shing (vernik yapmak için kullanılan tohumlar) var. Meyveli ağaçlar ve belirli kökler yemek yapmada kullanılıyor. Tibet'te hem yabani hem de yerli çiçekler görülür. Kır çiçekleri arasında mavi haşhaşlar, nilüferler, yabani hercai menekşeler, zakkumlar, orkideler, tsi tog (yüksek rakımda yetişen açık pembe çiçekler), shang drils (zil biçimli çiçekler, beyaz, sarı veya maron rengidir) ve ogchu (kumlu bölgelerde yetişen kırmızı çiçekler) yer alıyor.

Hayvanları

Tibet'in 100'den fazla memeli türü, 40 sürüngen türü ve 50 amfibi türü var. Orman bölgelerindeki memeliler kaplanlar, leoparlar, ayılar, yaban domuzları, yaban keçileri, kaya sansarları (bir tür kedi), langurlar (uzun kuyruklu maymunlar), vaşak, çakallar, vahşi bufalolar, phara (küçük çakallar) ve leoparlardan küçük olan benekli Pallas kedisi olarak sıralanır. Yüksek otlaklarda ve kuru çalılık alanlarda kahverengi ayılar, yabani ve büyük boynuzlu koyunlar, dağ antilopları, misk geyiği, yabani eşekler, yabani yaklar, yılanlar, akrepler, kertenkeleler ve Tibet kurdu yaşıyor. Sudaki yaşam çeşitli balık türlerini, kurbağaları, yengeçleri, su samurlarını ve kaplumbağaları içermekte.

Uçakların veya avcıların pek görülmediği Tibet'te 400 kuş türü göğe hakim durumda. Görülecek birçok çeşit kuş arasında siyah enseli turna (Grus nigricollus), Himalaya monal sülünü (veya Impeyan), orman tavuğu, kar tavuğu, benekli tinamular, çiğdeci, şahinler, ibibikler ve kızıl ördek var.

İnsanları

Bölge nüfusunun neredeyse tamamı Tibetlidir. Buna Han (Çin), Hui (Çin Müslümanları), Monpa, Lhoba ve diğer azınlık milletler eşlik ediyor. Hemen hepsi aynı etnik kökene sahip Tibet halkı aynı gelenekleri uyguluyor, aynı dine inanıyor ve aynı dili konuşuyorlar.

Dili

Tibetçe ve Birman dilleri birbirleriyle ilişkilidir, ancak modern biçimleriyle karşılıklı olarak anlaşılabilir değiller. Tibetçede karşılıklı anlaşılabilen bölgesel lehçeler ve alt lehçeler var. Lhasa lehçesi ortak iletişim yolu olarak kullanılıyor. Tibetçe'de iki sosyal konuşma seviyesi mevcut: Zhe-sa (üst) ve phal-skad (sıradan).

Bunların kullanımı konuşmacının ve dinleyicinin göreceli sosyal durumuna bağlı. Bölgede Çince'nin kullanımı 1960'lardan bu yana daha yaygın hale geldi. Tibetçe dili MS 600'deki Gipta İmparatorluğu döneminden kalma bir yazıyla yazılıyor. 30 ünsüz ve beş sesli heceye sahip; Sanskritçe kelimeleri yazarken altı ek sembol daha kullanılır. Budist ders kitaplarına, dekoratif yazıya ve genel kullanıma özgü farklı çeşitler var.

Dini

Budistlerin ibadet yeri olan bir Stupa, Yarlung Tsangpo Nehri'ne bakıyor
Budistlerin ibadet yeri olan bir Stupa, Yarlung Tsangpo Nehri'ne bakıyor

Bon, Tibet'te inanılan ilk din olarak biliniyor, ancak dinin kuruluş zamanına dair bazı tartışmalar var. Bon temelde rahiplere veya şamanlara cevap veren tanrılara, şeytanlara ve atalara ait ruhlara olan inancı kapsayan bir şamanizm biçimi. Budizm'in yükselişiyle Bon, belirli Budist ritüellerini ve konseptlerini benimsedi ancak Budistler de Bon'un belirli özelliklerini aldılar, böylece iki din pek çok benzerlik taşımaya başladı.

Her ne kadar Çin Budizmi antik çağlara uzanıyor olsa da, Budist öğretileri Tibet'e temelde Hindistan'dan getirildi. İlk Budist metni MS 3. yy'da geldi ancak aktif inanış 8. yüzyıla kadar başlamadı. Daha sonraki yüzyıllarda manastır disiplinini vurgulayan Gelug da dahil olmak üzere çok sayıda Budist tarikatı kuruldu; Gelug, Sarı Şapka mezhebi olarak da bilinir ve 17. yüzyılda 1959'a kadar sürecek siyasi üstünlük kazanmıştır.

Tibetlilerin ezici çoğunluğu geleneksel olarak Budistler. 1950'den önce evlerdeki dua bayrakları alınarak dağ yamaçlarına taşındı. 1950'den sonra ülke genelinde manastırlar kuruldu ve Tibet Budizmi'nin manevi lideri Dalay Lama ulusun en üst siyasi başkanı oldu. Bu dönemde İslam, Hinduizm, Bon ve Hristiyan azınlıklar hala vardı. Tibet'te Çin ordusuna karşı başlatılan silahlı isyanın ardından Dalay Lama 1959'da sürgün edildi. O zamandan beri Çin, dinin Tibet hayatındaki etkisini zaman zaman ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Ekonomisi

Tibet mineral kaynaklar anlamında zengin olsa da ekonomisi gelişmemiştir. 1930 ve 40'larda Kailaş ve Mapam bölgelerinde yapılan kazılar geniş altın madenlerini ve boraks dahil radyum, demir, titanyum, kurşun ve arsenik depolarını ortaya çıkardı. 1950'lerden itibaren gönderilen müteakip araştırma ekipleri, çok çeşitli mineral ve cevherlerin bulunduğunu bildirdi. Bunlardan en önemlileri Siçuan eyaletine yakın büyük bakır yataklarıydı. Ningjin'de grafit ve Çengdu'da bol miktarda kömür bulunduğu bildirildi. Tibet-Çinghay sınırındaki Tanggula Dağları'nda yüksek kalitede ve çıkarılabilir derinlikte demir cevheri yatakları, petrol ve kromit tespit edildi. Lityum, kurşun, çinko ve manganez bulundu.

Tibet hızlı akan nehirleri ile muazzam hidroelektrik enerjisi üretme potansiyeline sahip. Termal ve hidroelektrik enerjisine ek olarak, jeotermal, güneş ve rüzgar enerjisi üretimi için de çok büyük fırsatlar var. Çin'in en büyük jeotermal enerji santralinden biri Lhasa'nın yaklaşık 90 km kuzeybatısındaki Yangbajain'de inşa edildi. Hem şehir hem de köyler için rüzgar ve güneş enerjisini kullanan küçük istasyonlar da geliştirilmiştir. Tibet sahip olduğu tüm bu olanaklara rağmen ekonomisini geliştirme şansı bulamadı.

Yönetimi

1951'e kadar Tibet'in Dalay Lama'nın yüce dini lider olduğu teokratik bir hükümeti bulunuyordu. Bundan sonra kurulan yeni Çin hükümeti Tibet'i askeri kontrol ve bölgesel sivil özerklik ile yönetmiştir. Tibet dinin ve sivil idarenin ayrılmasının bir parçası olarak 1965 yılında özerk bölge (zizhiqu) haline getirildi.