in

Antarktika: Dünya'nın en soğuk, kurak ve ıssız noktasının tarihi ve özellikleri

Antarktika

Antarktika, jeologların üzerinde güçlükle araştırma yapabildiği dünyanın en soğuk, en kurak ve en rüzgarlı yerlerinden biri. Antarktika kıtasının en az yüzde 98'i kilometrelerce kalınlıkta buz tabakası ile kaplı. Bu da jeolojik çalışmaları olabildiğince zorlaştırıyor. Bu ilginç koşullara rağmen jeologlar Dünya'nın en büyük beşinci kıtasını yerçekim ölçer, buz radarı, manyetometreler ve sismik enstrümanlar yardımıyla daha iyi kavramaya çalışmakta. Antarktika, Güney Kutbu'nda bulunuyor, Dünya'nın en büyük çölü ve birkaç bin araştırmacı dışında yerleşik bir yaşamı yok.

Antarktika'nın tarihi

Antarktika kıtası çok daha büyük olan Antarktika levhasının bir kısmını kaplamaktadır. Bu levha çoğunlukla okyanus ortası sırtlarıyla çevrili ve geride altı büyük levha daha var. Antarktika ilginç bir jeolojik geçmişe sahip. Bundan 170 milyon yıl önce süper kıta Gondvana'nın bir parçasıydı ve 29 milyon yıl önce de son kez Güney Amerika'dan bölünerek ayrı bir kıta haline geldi.

antarktika Güney Kutbu
Güney Kutbu

Antarktika her zaman buzla kaplı değildi. Jeolojik tarihinde net olarak bilinmeyen bir zamanda kıta ekvatora daha yakındı ve sahip olduğu farklı paleoiklimler nedeniyle daha sıcaktı. Artık ıssız bu kıtada, bitki örtüsü ve dinozor fosili kalıntılarına rastlamak nadir değil. En yeni büyük ölçekli buzullaşmanın yaklaşık 35 milyon yıl önce başladığı düşünülüyor.

İLGİLİ:  Grönland buzulunun altında 50 yeni göl keşfedildi

Jeodinamik ortamı

Antarktika geleneksel olarak az miktarda jeolojik aktiviteye sahip ve bu nedenle kararlı bir kıta kalkanında bulunduğu düşünülüyor. Bilim insanları son zamanlarda kıtadaki ana kaya ve mantodan geçen deprem dalgalarının hızını ölçmek üzere hava durumuna dayanıklı 13 sismik istasyon kurdu.

Bu dalgalar mantoda ilerlerken farklı bir sıcaklık ve basınç ya da ana kaya bileşimi ile karşılaştıklarında hız ve yön değiştirir. Bu da jeologların Antarktika'nın altında yatanların sanal bir jeolojik görüntüsünü oluşturmasını sağlar. Bulgular, kıtada derin trençler, sönmüş volkanlar ve sıcaklık anomalileri olduğunu ortaya koyuyor. Bu da bölgenin geçmişte jeolojik anlamda düşünülenden daha aktif olduğunu gösteriyor.

Antarktika'nın coğrafi özellikleri

Uzaydan bakıldığında Antarktika kıtasının herhangi bir coğrafi özelliği yok gibi görünür. Ne var ki bunca kar ve buzun arasında aslında birkaç dağ silsilesi bulunuyor. Bunlardan en önemlisi olan Transantarktik Sıradağları 3540 km uzunluğundadır ve kıtayı ikiye ayırmıştır: Doğu Antarktika ve Batı Antarktika. Doğu Antarktika, gnays ve şist gibi çoğunlukla metamorfik kayalardan oluşan bir Prekambriyen kratonunun üzerinde bulunuyor. Bunun daha üstünde yaşı Paleozoik'ten Erken Senozoik çağa kadar uzanan tortul birikintiler bulunmakta. Öte yandan Batı Antarktika ise son 500 milyon yıla ait orojenik kemerlerden oluşmaktadır.

İLGİLİ:  Toprağın donması: Permafrost nedir?
Pars foku (Antarktika leopar foku) penguen avlıyor
Pars foku (Antarktika leopar foku) penguen avlıyor

Transantarktika Dağları'nın zirveleri ve yüksek vadileri Antarktika'nın buzla kaplı olmayan ender yerleri arasında. Buz içermeyen diğer alanlar daha sıcak Antarktika Yarımadası'nda bulunuyor. Yarımada Batı Antarktika'dan Güney Amerika'ya kuzeye doğru 400 kilometre kadar uzanmaktadır.

Başka bir dağ silsilesi olan Gamburtsev Dağları, Doğu Antarktika'dan 750 kilometre uzakta, deniz seviyesinden neredeyse 9000 metre yukarıya yükseliyor. Bu dağlar binlerce metre buzla kaplılar. Radar görüntüleme işlemi ile ortaya çıkarılan dik zirveler ve alçak vadiler buranın Avrupa Alpleri'ne benzer topografyası olduğunu ortaya çıkardı. Bu dağları çevreleyen Doğu Antarktika buzul örtüsü onları U şekilli vadilere dönüştürmek yerine erozyona uğramalarını önlemiştir.

Antarktika ülkeleri

Yedi ülke bölge topraklarını paylaşmış durumda. Bu Antarktika ülkeleri Avustralya, Arjantin, Şili, Fransa, Yeni Zelanda, Norveç ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor. Bu ülkeler bilimsel gözlem ve çalışma tesislerini kendilerinin olduğunu söylediği bu bölgelere kurar. Toprak iddiası olmayan Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler ise tesislerini istedikleri herhangi bir noktaya yerleştirir.

Buzul etkinliği

Buzullar, yalnızca Antarktika'nın topografyasını değil aynı zamanda altta yatan jeolojisini de etkiliyor. Batı Antarktika'daki buzulun ağırlığı ana kayayı aşağı iter ve deniz seviyesinin altındaki alçak bölgelere basınç uygular. Buz tabakasının kenarına yakın yerdeki deniz suyu, kaya ve buzul arasında çarpıp durarak buzun denize çok daha hızlı hareket etmesine neden oluyor.

İLGİLİ:  Buzulların erime hızı araştırmalara göre yüzde 240 arttı

Antarktika tamamen okyanusla çevrili ve kışın, deniz buzu büyük ölçüde genişliyor. Buz genişlemesi en fazla Eylül ayında (kış) normalde 29 milyon km kareyi kaplar ve en az Şubat ayında (yaz) 5 milyon km kareye düşer. NASA'nın Dünya Gözlemevi, Antarktika'da son 15 yılın maksimum ve minimum deniz buzu örtüsünü güzel bir grafikle karşılaştırdı.

antarktika buz örtüsünün karşılaştırması

Güney kutbunda bulunan Antarktika, coğrafi koordinat itibariyle, yarısı kara kütleleriyle çevrili bir okyanus olan kuzey kutbundaki Arktik'in neredeyse tam zıttında bulunuyor. Arktik'in çevresindeki bu kara kütleleri deniz buzunun hareketini engelleyerek kış aylarında yüksek ve kalın sırtlar halinde bir araya yığılmalarına neden oluyor. Sıcak aylarda Arktik buzunun yaklaşık yüzde 53'ü (9,3 milyon kilometrekarenin 4,9 milyonu) erimiş olur.

Antarktika deniz buzunun genişliği 1979’dan bu yana her on yılda yaklaşık yüzde bir oranında arttı ve bu oran 2012-2014’te rekor seviyelere ulaştı. Ne var ki Güney Kutbu'ndaki bu kazanımlar Kuzey Kutbu’nda eriyen deniz buzunun yerini almıyor. Küresel deniz buzu oranı azalmaya devam ediyor; Dünya'da yılda 34.964 kilometrekare (6 İstanbul'dan fazla) buzul erimektedir.