Tenisin tarihi: Kim tarafından nasıl icat edildi? Erken dönemden modern tenise

Antik uygarlıklardan Avrupa ve İngiltere’ye uzanan macera

Bir tür top ve raket kullanımını içeren sporlar Neolitik zamanlara kadar uzanan çok sayıda uygarlıkta oynandı. Mezoamerika'daki kalıntılar birçok kültürün merkezinde top oyunlarının özellikle önemli bir yeri olduğunu gösteriyor. Eski Yunanlılar, Romalılar ve Mısırlıların tenis benzeri bir oyun oynadıklarına dair kanıtlar var. İngiltere ve Avustralya'da "gerçek tenis" ve "kraliyet tenisi" olarak da adlandırılan kort tenisi, başlangıcı 11. yüzyıla uzanan Fransız keşişlerin eğlendiği bir oyundu. Oyunun Avrupa'ya antik Mısır'dan geldiğinin kanıtları bulunuyor. "Tennis" adı Nil yakınındaki Mısır şehri Tinnis veya Tennis'ten gelirken "racquet" (raket) Arapça "avuç" olan rahat'tan alındı.

Modern tenisin başlangıcı

Rahipler, Fransız paume ("avuç") oyununu kortta oynadılar. Topa raket yerine elle vurulurdu. Paume nihayetinde raketlerin de kullanıldığı jeu de paume ("avuç oyunu") halini aldı. 1500 yılına gelindiğinde mantar ve deriden yapma toplar da dahil, ahşap çerçeve ve bağırsak kordonlarıyla tasarlanan raketler üretildi. Oyunun İngiltere'ye yayıldığı zamanlarda hem VII. Henry hem de VIII. Henry tenisin büyük hayranları oldular. Ülkede yaklaşık 1.800 kapalı kort vardı.

Büyüyen popülaritesine rağmen VIII. Henry zamanlarındaki tenis bugünkü modern versiyonundan çok farklı bir spordur. Sadece iç mekanda oynanan oyun, topu uzun, dar bir tenis evinin çatısındaki fileli açıklığa vurmaktan ibaretti. File her iki yanda 1,5 ve merkezde 1 metre yüksekliğindeydi.

Açık tenis

 "Modern tenisin babası" Binbaşı Walter Wingfield, 1873
"Modern tenisin babası" Binbaşı Walter Wingfield, 1873

1700'lerde oyunun popülaritesi ciddi şekilde azalmıştı, ancak 1850'de vulkanize kauçuğun icadıyla her şey dramatik şekilde değişti. Yeni sert kauçuk toplar, sporda devrim yarattı ve tenisin çim üstünde oynanan açık hava oyunu haline gelmesini sağladı.

1873'te Londralı Binbaşı Walter Wingfield, Sphairistikè (Yunanca "top oynamak") adlı bir oyun icat etti. Kum saati şeklindeki bir sahada oynanan Wingfield'in oyunu Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve hatta Çin'de sansasyon yarattı ve bugün bildiğimiz tenisin meydana gelmesini sağladı.

Sporun, biçilmiş dönümlük çimleri olan kroket kulüpleri tarafından benimsenmesiyle, kum saati şekilli kort yerini daha uzun ve dikdörtgen bir sahaya bıraktı. 1877'de eski All England Croquet Club ilk tenis turnuvasını Wimbledon'da düzenledi. Bu turnuvanın kuralları, günümüzde oynanan tenise standart oluşturuyor (bazı dikkate değer farklılıklarla): Servis sadece elden yapılırdı ve 1884'e kadar turnuvada kadınların oynamasına izin verilmedi.

Teniste puanlamanın tarihi

Kimse tenis puanlamasının (15, 30, 40; ayrıca love (0) ve deuce (ikili)) nereden geldiğini bilmiyor. Ancak çoğu kaynak Fransa'dan geldiğine hem fikir. 60'lı puan sisteminin kökeni için öne sürülen bir teori, 60'ın genel olarak Orta Çağ numerolojisinde olumlu çağrışımları olan bir sayı olmasıdır. 60 daha sonra dört bölüme ayrıldı.

Daha popüler olan bir açıklama ise puanlamanın saat kadranına uyacak şekilde icat edilmesidir. Böylece skor çeyrek saatler şeklinde verilecekti: 15, 30, 45 (Sonuncusu Fransızca'ya quarante cinq (45) yerine quarante (40) olarak geçirildi çünkü daha kısaydı). 60'ı kullanmak ise gerekli değildi çünkü saati tamamlamak oyunun zaten bittiği anlamına geliyordu–tabii "deuce"de eşitlik sağlanmadıysa.

Deuce terimi Fransızca deux yani "iki" kelimesinden türemiş olabilir; o andan itibaren maçı kazanmak için iki puanın gerekli olduğunu gösterir. Bazıları, "love" teriminin Fransızca'da "sıfır"ın sembolü olan l'oeuf yani "yumurta" kelimesinden geldiğini söylüyor (Tıpkı İngilizce'de "goose egg" yani kaz yumurtasının sıfır puan yerine kullanılması gibi; çünkü sayıların mucidi Araplar yumurtayı sıfıra benzetti).

Tenis kıyafetlerinin gelişimi

Belki de tenisin geliştiği en göze çarpan yön kıyafetleri oldu. 19. yüzyılın sonunda erkek oyuncular şapka ve kravat takarken, kadınlar korseleri ve tarlatanları içeren bir tür sokak kıyafeti giydiler. 1890'lı yıllarda tenis kıyafetinin sadece beyaz renkte olması gerektiğine dair sert bir kıyafet yönetmeliği uygulamaya konuldu (süslemeler hariçti ancak onların bile sıkı kurallara uyması gerekiyordu).

Tenis beyazı geleneği 20. yüzyıla kadar devam etti. Tenis oyunu başlangıçta zenginler içindi. Zira beyaz giysiler serin kalmaları yönüyle elverişli olmasına rağmen, kuvvetli şekilde yıkanmaları gerektiğinden çoğu işçi sınıfı insan için uygun bir seçenek değildi. Çamaşır makinesi gibi modern teknolojinin ortaya çıkışı oyunu orta sınıf için daha erişilebilir kıldı. 60'larda toplumsal kuralların gevşetilmesiyle (en çok da moda dünyasında) daha renkli kıyafetler kortlarda görülmeye başlandı. Bugün beyaz kıyafetin hala şart koşulduğu Wimbledon gibi yerler var.

Tenisin kronolojik gelişimi

  • 1308 – IV. Philippe Fransa'da kapalı tenis kortu inşa ettiriyor.
  • 1351 – İngiltere'de açık havada tenis oynanıyor.
  • 1500'ler – İngiltere'de 1.800 kapalı tenis kortu var.
  • 1873 – Modern tenisin babası Binbaşı Walter Wingfield modern tenisi tanıtıyor ve İngiltere'de modern tenis oyunu düzenleniyor. 1874 yılında tenis ekipmanlarını ve kortu çim sahada oynamanın kurallarını patentliyor.
  • 1883 – ABD Çim ve Tenis Birliği (USTA) tenis puanlaması, ekipmanı ve kort ölçülerinin standartlarını belirliyor.
  • 1900 – Davis Cup olarak bilinen gümüş kupa Amerikan üniversite öğrencisi Dwight Filley Davis, İngiliz tenis oyuncularına meydan okunduğunda oluşturuluyor.
  • 1920: Uluslararası Çim Tenis Federasyonu Grand Slam olarak bilinen dört büyük turnuvayı yönetiyor: Wimbledon, ABD Açık, Avustralya Açık ve Fransa Açık.
  • 1919: İlk tenis sansasyonu Suzanne Lenglen daha sonra Grand Slam olarak bilinecek 12 kez Wimbledon Kadınlar Şampiyonluğu kazanıyor.