Jüpiter'deki Büyük Kırmızı Leke: Gaz devi gezegenin durmayan fırtınası

Güneş Sistemi’ndeki en eski fırtına

Dev bir gezegenin atmosferinde Dünya'dan daha büyük bir fırtınanın dolaştığını düşünün. Bilim kurgu gibi gelebilir ancak Jüpiter gezegeninde gözlenmekte olan şey tam olarak bu. Buna Büyük Kırmızı Leke deniyor ve gezegen bilimciler en erken 1600'lerin ortasından bu yana Jüpiter'de bu noktanın görüldüğünü biliyorlar. İnsanlar 1830 yılından beri lekenin "günümüzdeki" versiyonunu görüyor. Lekenin daha yakından incelenmesi için teleskoplar ve uzay araçları kullanıldı. NASA'nın Juno uzay aracı Jüpiter'in yörüngesinde dönerken özellikle bu noktaya yakın geçiş yaptı ve hem gezegenin hem de fırtınasının şimdiye kadar kaydedilmiş en yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını yolladı. Jüpiter'in Büyük Kırmızı Lekesi, Güneş Sistemi'nin bilinen en eski fırtınasıdır.

Büyük Kırmızı Leke Nedir?

Büyük Kırmızı Leke, Jüpiter'in yüksek basınçlı bölgesinde, bulutların da üstünde yer alan bir antisiklonik fırtınadır. Saat yönünün tersine döner ve gezegenin etrafındaki tam bir yolculuğu yaklaşık altı Dünya günü sürer. İçerisine gömülü olan bulutlar var ve çoğu zaman normal bulut seviyesinin kilometrelerce üstüne çıkıyorlar. Kuzeyi ve güneyindeki jet akımları fırtınanın daima aynı enlemde kalmasını sağlıyor.

Büyük Kırmızı Leke gerçekten de kırmızı ancak bulutların ve atmosferin kimyasal yapısı renginin değişmesine neden olur. Bazen daha pembemsi turuncu hale gelir. Jüpiter'in atmosferi büyük ölçüde hidrojen ve helyum moleküllerinden oluşuyor, ancak hala tanıdık birkaç kimyasal bileşiği var: Su, hidrojen sülfür, amonyak ve metan. Bu aynı kimyasallar Büyük Kırmızı Leke'nin bulutlarında da bulunur.

Büyük Kırmızı Leke'nin içinin resmedildiği sanatsal bir çizim
Büyük Kırmızı Leke'nin içinin resmedildiği sanatsal çizim

Kimse Büyük Kırmızı Leke'nin renginin neden zamanla değiştiğinden tam olarak emin değil. Gezegen bilimciler, Güneş ışınımının ve Güneş rüzgarının yoğunluğuna bağlı olarak, fırtınadaki kimyasalların renginin koyulaştığını veya açıldığını düşünüyor. Jüpiter'in bulut kemerleri bu kimyasallar açısından zengin ve girdaplı bulutlar arasında yüzen beyaz-kahverengi lekeler de dahil olmak üzere birçok küçük fırtınaya ev sahipliği yapıyor.

Büyük Kırmızı Leke üzerinde yapılan çalışmalar

İnsanlar gaz devi Jüpiter'i antik çağlardan beri inceliyor. Ancak bu dev kırmızı noktayı ilk kez 17. yüzyılda gözlemlediler. 300 yıldan fazla bir süre sonra nokta hala kaybolmuş değil. Yer temelli gözlem araçları bilim insanlarının lekenin hareketlerini haritalamasını sağladı. Ne var ki lekeye dair ilk gerçek incelemeler uzay araçları ile mümkün oldu. Voyager 1 uzay aracı 1979'da noktanın ilk yakın çekim görüntüsünü aldı. Voyager 2, Galileo ve Juno da fotoğraflar sağladı.

Tüm bu çalışmalardan, bilim adamları lekenin dönüşü, atmosferdeki hareketleri ve gelişimi hakkında daha fazla şey öğrendiler. Bazıları tamamen dairesel olana dek şeklinin değişmeye devam edeceğini düşünüyor. Bunun için verilen tahmini zaman 20 yıl. Boyuttaki değişim önemli; zira uzun yıllar boyunca leke iki Dünya genişliğinden daha büyüktü. Voyager uzay aracı 1970'lerde alanı ziyaret ettiğinde sadece iki Dünya sığacak kadar daralmıştı. Şimdiyse 1.3 Dünya'ya eşit ve küçülüyor.

Kırmızı Leke neden küçülüyor? Kimse henüz bundan tam olarak emin değil.

Juno uzay aracı Jüpiter'in en büyük fırtınasını fotoğrafladı

jüpiter'in büyük kırmızı lekesi'nin yakın fotoğrafı
Juno uzay aracının kaydettiği muhteşem fotoğraf

Büyük Kırmızı Leke'nin en yüksek çözünürlüklü yakın çekim fotoğrafı 2017 yılında Juno uzay aracı tarafından kaydedildi. Görüntü, bu dev yüksek basınç alanında (antisiklon) dönen bulutlardaki detayları ortaya çıkardı. Uzay aracı ayrıca lekenin derinliğini ve de yakınındaki sıcaklıkları ölçtü.

Bu korkutucu noktanın en heyecan verici görüntülerinin şimdiye kadar NASA'nın Juno uzay aracından geldiği söylenebilir. 2015 yılında uzaya fırlatıldı ve 2016 yılında Jüpiter'in yörüngesinde dönmeye başladı. Gezegene, bulutların 3.400 kilometre yukarısında yer alacak kadar yaklaştı.

Bilim adamları Juno uzay aracındaki özel aletleri kullanarak Büyük Kırmızı Leke'nin derinliğini ölçmeyi başardılar. Fırtına noktası yaklaşık 300 kilometre derinliğinde. Dünya'da en derini 10 kilometreyi aşan okyanuslarla kıyaslandığında oldukça iyi fikir veriyor. İlginç şekilde, Büyük Kırmızı Leke'nin "ayakları", üstündeki alana kıyasla daha sıcak. Bu sıcaklık, lekenin tepe noktasında bulunan ve saatte 430 kilometreden yüksek hızla esebilen, inanılmaz derecede güçlü rüzgarları besliyor.

Özellikle büyük kasırgalar gibi güçlü fırtınalara yol açan sıcak rüzgarlar, Dünya'da iyi bilinen bir fenomen. Bulutun üst kısmında ise sıcaklıklar tekrar yükselmeye başlıyor ve bilim adamları bu durumun nedenini hala anlamış değil. Bu anlamda Büyük Kırmızı Leke'nin ya da Nokta'nın yalnızca Jüpiter gezegeninde görülebilecek türden bir kasırga olduğu söylenebilir.