Sanskritçe nedir? İçerisinden yüzlerce dilin doğduğu antik bir dil

Sanskritçe’de ustalaşmak bir ömre bedel olabilir

Sanskritçe, birçok modern Hint dilinin kökü olan eski bir Hint-Avrupa dili ve bugün Hindistan'daki 22 resmi dil arasında kendine yer edinmiştir. Sanskritçe hala Hinduizm ve Jainizm din felsefeleri için birincil edebi dili olarak işlev görmeye devam ediyor. Ayrıca Budist yazılarında önemli rol oynuyor. Dünya'nın en eski dillerinden biri. Peki Sanskritçe nereden geldi ve neden Hindistan'da bir tartışma konusu?

Sanskritçe

Sanskrit kelimesi saṃskṛta'dan geliyor ve "kutsallaştırılmış" veya "rafine edilmiş" anlamına sahip. Sanskritçe'de yazıldığı bilinen en eski eser, Brahmanik kutsal metinlerinin bir araya getirilmiş hali olan ve MÖ 1500 ila 1200'e dayanan Rigveda'dır (Brahmanizm, Hinduizmin ilk haliydi). Sanskritçe'nin bu yönüyle Hint alt kıtasının kuzeybatı bölümünden doğduğu düşünülüyor; antik yedi nehirler bölgesi sapta sindhavah ("Kutsal Vedik nehirleri"). Sanskritçe dili, Avrupa, Pers (İran) ve Hindistan'daki çoğu dilin kökeni olan Hint-Avrupa ailesinden gelişti. Eski Persçe ile Zerdüştlüğün edebî dili olan Avestaca en yakın kuzenleri.

sanskritçe bir metin, 15. yüzyıla ait
Mürekkeple yazılmış 15. yüzyıla ait Sanskritçe metin

Rigveda'nın yazıldığı dil de dahil olmak üzere Klasik öncesi Sanskritçe'ye Vedik Sanskritçesi denir. Bu biçimin dilin en eski hali olduğu düşünülüyor. O nedenle kendisine "tüm dillerin anası" lakabı verildi. Klasik Sanskritçe olarak adlandırılan daha sonraki form MÖ 6.-5. yüzyılda Panini adlı bir bilgin tarafından ortaya konulan dilbilgisi standartları ile oluşturuldu. Panini, Sanskritçe için sözdizimi, anlambilim ve biçimbilimi kapsayan hayret verici 3.996 kural belirledi. Dil temelde dönemin Vedik diline yakındı. Panini bu yeni dili en incelikli dil bilgisi kitaplarından biri olan Aṣṭādhyāyī ("Sekiz Bölüm")'de açıkladı.

Yüzlerce modern dil Sanskritçe'den doğdu

Klasik Sanskritçe, bugün Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Nepal ve Sri Lanka'da konuşulan yüzlerce modern dili ortaya çıkarmıştır. Kendisine yakın olan diğer diller arasında Hintçe, Marathi, Urduca, Nepalce, Beluçça, Gujarati, Seylanca ve Bengalce var.

Sanskritçeden doğan diller dizisine ek olarak, Sanskritçe'nin yazılabildiği geniş çapta farklı alfabe de bulunuyor. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı Devanagari alfabesi. Ancak hemen hemen her Hint alfabesi en az bir kez Sanskritçe ile yazılmak için kullanıldı. Siddham, Sharda ve Grantha alfabeleri sadece Sanskritçe için kullanılıyor. Ayrıca diğer ülkeler de kendi alfabelerini Sanskritçe yazmak için kullanır; Tay Dili, Kmerce ve Tibetçe gibi.

Dilbilgisi olarak Sanskritçe Yunanca ve Latince gibi diğer antik Hint-Avrupa dillerine benzer. Dilde 44 harf var ve çekimli bir dildir. Sanskritçe'de sözcükler üç cinsiyete (eril, dişil ve nötr), üç sayıya (tekil, çift ve çoğul) ve yedi sözdizimsel duruma (yalın, belirtme, araç, yönelme, çıkma, tamlayan ve kalma durumu) olarak ayrılıyor. Bunlara isimler, zamirler ve sıfatlar dahil. Bu dilde ustalaşmak isteyen bir kişinin neredeyse hayatı boyunca çalışması gerek.

Shiva Pashupati

Modern dünyada Sanskritçe dili

En son nüfus sayımına göre Hindistan'daki 1.339.000.000 kişiden sadece 15.000'i Sanskritçe'yi ana dilleri olarak konuşuyor. Dini törenlerde yaygın olarak kullanılmakta. Binlerce Hindu ilahisi ve mantrası Sanskritçe okunmaktadır. Buna ek olarak en eski Budist kutsal yazılarının çoğu Sanskritçe yazıldı ve Budist ilahileri de daha sonra Buda olan Hint prensi Siddhartha Gautama'ya özgü edebi bir dile sahip. Bugün Sanskritçe ilahi okuyan Brahminler (kast sınıfı rahipler) ve Budist rahiplerin çoğu konuştukları kelimelerin gerçek anlamını anlamıyorlar. Çoğu dilbilimci Sanskritçe'yi "ölü dil" olarak görmekte. Batı dünyasıyla kıyaslandığında Latince ya da Yunanca'ya benzetilebilir.

Hindistan'ın Ortaöğretim Merkez Kurulu kendi yönetimi altındaki okullarda Sanskritçe'yi üçüncü dil haline getirdi. Bu tür okullarda 5-8. sınıflar için Sanskritçe eğitimi zorunlu. 9. ve 10. sınıflar ise Sanskritçe ile Hintçe arasında seçim yapabilir. Sanskritçe dünyanın dört bir yanındaki insanlar tarafından okunan iki büyük Hindu destanı olan Rāmāyana ve Mahābhārata'nın dili olmasıyla önemsenir.

Modern Hindistan'da süregelen bir hareket Sanskritçe'yi günlük hayatta konuşulan bir dil olarak canlandırmayı amaçlar. Bu hareket Hindistan milliyetçiliğini temel alıyor ancak Güney Hindistan'daki Tamiller gibi Dravid dilini konuşan Hintliler de dahil olmak üzere Hint-Avrupa dillerini konuşanlar bu harekete karşı çıkmakta. Dilin antikliği, günlük kullanımdaki nadirliği ve evrensellik yönünden eksikliği göz önüne alındığında hala Hindistan'ın resmi dillerinden biri olarak kalması biraz tuhaf. Tıpkı Avrupa Birliği'nin Latince'yi tüm üye devletlerin resmi dili haline getirmesi gibidir.

  • Merhaba, namaste, नमस्ते
  • Güle güle, punarmilāmah, पुनर्मिलाम
  • Affedersin/pardon, kripayā kshamyatām, कृपया क्षम्यताम्
  • Lütfen, kripayā, कृपया
  • Teşekkürler, dhanyawādāh, धन्यवादाः
  • Evet, astu, अस्तु
  • Hayır, ma, मा; na न

Sanskritçe'den diğer dillere geçmiş kelimeler

Bugün Türkçe'de kullandığımız birçok Sanskritçe kelime var. Bu sözcükler İngilizce gibi diller üzerinden dünyaya yayıldı.

İngilizceSanskrit dilindeki anlamı
aryanarya, 'asil, onurlu, saygın,' ve Türkçe'de 'ari'
ashramasramah, 'dini inziva yeri', aşram
guruguru, 'onur duyulacak kimse, öğretmen'
mantraVedaların ilahi içeren kısımları
mandarinmantrin, 'danışman,
nirvananirvana, 'sönme, kayboluş' (bireyin ruhunun evrene yol alması)
opalupala, 'elmas, değerli taş'
orangenaranga, 'portakal ağacı'
pepperpippali, 'uzun biber'
rajarajan, 'kral'
sugarsharkara, 'öğütülmüş şeker', sakkaroz
swastikasvastika, 'şanslı olmak'
yogayoga, 'birleşme, bağlanma' (Üstün Ruh ile)