Sisamlı Aristarkus kimdir? Zamanının binlerce yıl ötesinde yaşamış bilim insanı

Antik dönemin az saygı görmüş dehalarından biriydi

Bugün astronomi ve göksel gözlemler bilimi hakkında bildiklerimizin çoğu, Yunanistan'daki ve Orta Doğu'daki antik zamanın bilim insanlarının çalışmalarına ve teorilerine dayanıyor. Bu astronomlar aynı zamanda başarılı matematikçiler ve gözlemcilerdi. Bunlardan biri ise Sisamlı Aristarkus adında bir derin düşünürdür. Yaklaşık MÖ 310 ila MÖ 250 yılları arasında yaşayan Aristarkus ancak 2000 yıl sonra tümüyle kabul görecek bazı evren fikirlerinin savunucusuydu.

Sisamlı Aristarkus kimdir?

Aristarkus özellikle en çok Arşimet gibi (matematikçi, mühendis, astronom) erken dönem bilim adamları ve filozoflar tarafından yazılmış olsa da, hayatı hakkında çok az şey biliniyor. Kendisi Aristoteles Lisesi başkanı Lapsekili Straton'un öğrencisiydi. Lise (Lyceum), Aristoteles'in zamanından önce inşa edilmiş bir öğrenim yeriydi, ancak çoğu zaman onun öğretilerine bağlı kalınıyordu. Bu liseden hem Atina hem de İskenderiye'de kuruldu. Aristoteles'in çalışmaları Atina'da değil, Straton'un İskenderiye'deki lisenin başında olduğu dönemde gerçekleşti. Kısa süre sonra MÖ 287'de ise liseyi devraldı. Aristarkus, zamanının en bilge insanlarının altında çalışan genç bir adamdı.

Aristarkus neyi başardı?

Sisamlı Aristarkus en iyi iki şeyle bilinir: Dünya'nın Güneş'in etrafındaki yörüngede döndüğünü söylemesi ve Güneş ile Ay'ın boyutlarını ve mesafelerini birbirine göre belirlemeye çalışmış olmasıdır. Aristarkus, Güneş'i diğer yıldızlar gibi "merkezi alev" olarak gören ilk kişilerden biriydi ve yıldızların diğer "güneşler" olduğu fikrini savunan ilk insanlardandı.

Sisamlı Aristarkus'un sağ kalan tek kitabı
Sisamlı Aristarkus'un sağ kalan tek kitabı

Aristarkus, birçok yorum ve analiz kitabı yazmış olsa da, hayatta kalan tek çalışması olan Güneş ve Ayın Boyutları ve Uzaklıkları Üzerine (On the Dimensions and Distances of the Sun and Moon) yazısı evren üzerindeki Güneş merkezli bakış açısına dair bilgiler vermiyor. Güneş ve Ay'ın boyutlarını ve uzaklığını bulmak için kullandığı yöntem temel olarak doğru olsa da, son tahminleri isabetli değildi. Gelişmiş enstrümanların ve matematik bilgisinin olmadığı MÖ 200'lerde yaşadığı düşünülürse metotları ve düşünceleri hala fazlasıyla hayranlık bırakıcıdır.

Aristarkus'un bilgisi sadece kendi gezegenimizle sınırlı değildi. Güneş Sistemi'nin ötesinde bulunan yıldızların da Güneş'e benzediğini öne sürdü. Bu fikri ve de Dünya'nın Güneş'in etrafında döndüğü Güneş merkezli model üzerinde yaptığı çalışmaları yüzyıllarca değer görmedi. Ne var ki daha sonralarda ortaya çıkan gökbilimci Klaudyos Batlamyus'un evrenin Dünya'nın etrafında döndüğü (geosentrizm olarak da bilinen) fikri moda haline gelecekti. Bundan ancak yüzyıllar sonra Nicolaus Copernicus'un yazılarında Güneş merkezli teoriyi (günmerkezlilik) tekrar ele almasıyla düşünce yeniden gündeme gelebildi.

Nicolaus Copernicus'un, Göksel kürelerin devinimleri üzerine adlı kitabında Aristarkus'un çalışmasına yer verdiği söylenir. Kitabında, "Filolaos dünyanın hareketliliğine inanıyordu ve hatta bazıları Sisamlı Aristarkus'un bu görüşte olduğunu söyler." demiştir. Bilinmeyen nedenlerle bu ifade kitap yayımlanmadan önce çıkarıldı. Ancak Kopernik açıkça bir başkasının da Güneş ve Dünya'nın evrendeki pozisyonunu doğru şekilde hesapladığını söylemişti ve bunu çalışmasına koyacak kadar önemli bulmuştu. Bu ifadeyi onun mu yoksa başkasının mı çıkardığı ise tartışmaya açık.

Aristarkus'a karşı Aristoteles ve Batlamyus

Sisamlı Aristarkus'ün Dünya, Ay ve Güneş'in boyutları üzerine yaptığı çalışması
Sisamlı Aristarkus'ün Dünya, Ay ve Güneş'in boyutları üzerine yaptığı çalışması

Aristarkus'un fikirlerinin zamanın diğer filozofları tarafından saygı görmediğine dair açık kanıtlar var. O zamanın geleneğine uygun şekilde, bazıları doğal düzene karşı fikirler öne sürdüğü için yargılanmasını savundu. Fikirlerinin çoğu filozof Aristoteles ile Yunan-Mısır kökenli asil ve gökbilimci Klaudyos Batlamyus'un "kabul görmüş" bilgeliği ile doğrudan çelişiyordu. Bu iki filozof Dünya'nın evrenin merkezi olduğunu iddia ederek yanıldı.

Hayatına dair kaynaklar incelendiğinde hiçbir şey Aristarkus'un evrenin işleyişine dair aykırı görüşleri nedeniyle suçlandığını göstermiyor. Ancak bugün çalışmalarına dair neredeyse hiç belge kalmamış olması belki de bunların kasıtlı olarak yok edildiğine işaret ediyor olabilir. Her şeye rağmen, uzaydaki iki cisim arasındaki uzaklığı bulmaya ve matematiksel anlamda hesaplamaya çalışan ilk insanlardan biri olarak hatırlanmasına engel olmadı.

Bugün Aristarkus

Doğumu ve hayatında olduğu gibi, Sisamlı Aristarkus'un ölümüyle ilgili de çok az şey biliniyor. Ay'daki bir kratere onun adı verildi; kraterin merkezindeki tepe Ay'daki en parlak oluşumdur. Kraterin kendisi, Ay yüzeyindeki volkanik bir bölge olan Aristarkus Platosu'nun kenarında yer alıyor. Krater, 17. yüzyıl astronomu Giovanni Riccioli tarafından Aristarkus'un onuruna seçildi.