in

Suudi Arabistan: Tarihi, yönetimi, kralları, ekonomisi, dili ve dini

suudi arabistan

Suudi Arabistan Krallığı, Suudi Arabistan'ı 1932'den beri yöneten Suud ailesi altında mutlak bir monarşidir. Şimdiki lider, ülkenin Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığından bu yana seçilen yedinci hükümdarı olan Kral Selman'dır. Önceki kral, Selman'ın üvey kardeşi Abdullah'dı ve Ocak 2015'te öldü. Suudi Arabistan'ın yazılı resmi bir anayasası yok, ancak kral Kur'an ve şeriat yasalarını uyguluyor. Seçimler ve siyasi partiler yasaklanmış durumda, bu nedenle Suudi siyaseti büyük Suudi kraliyet ailesi içindeki farklı gruplar etrafında dönmekte. Tahmini 7000 prens var, ancak yaşlı nesil gençlerden daha fazla siyasi güce sahip. Prensler tüm önemli hükümet bakanlıklarına başkanlık ediyor. Krallar kendilerini dini lider ilan eder ancak mal varlıkları milyar doları bulur.

Temel bilgiler

  • Resmi adı: Suudi Arabistan Krallığı
  • Başkent: Riyad
  • Nüfus: 34,1 milyon (2019)
  • Resmi dil: Arapça
  • Para birimi: Riyal
  • Yönetim biçimi: Mutlak monarşi
  • İklimi: Aşırı sıcaklıklara sahip sert, kuru çöl
  • Yüzölçümü: 2.149.690 kilometre kare
  • En yüksek noktası: Jabal Sawda (3,133 metre)
  • En düşük noktası: Basra Körfezi (0 metre)
Suudi Arabistan bayrağındaki yazı kelime-i şehadet'i, yeşil renk İslam dinini ve kılıç ise adaleti uygulamadaki katılığı gösteriyor
Suudi Arabistan bayrağındaki yazı kelime-i şehadet'i, yeşil renk İslam dinini ve kılıç ise adaleti uygulamadaki katılığı gösteriyor

Suudi Arabistan yönetimi

Mutlak hükümdar olan kral, Suudi Arabistan için yürütme, yasama ve yargı işlevlerini yerine getiriyor. Yasama, kraliyet kararnamesi ile olur. Kral tavsiye alır ancak bu yalnızca Eş Şeyh ailesinin başkanlığında öğrenim görmüş din bilginlerinden oluşan ulema ile sınırlıdır. Eş Şeyh'ler, 18. yüzyılda Sünni İslam'ın radikal Vehhabi tarikatını kuran Muhammed bin Abdülvehhab'ın devamını oluşturuyor. Abdülvehhab yaşamında Osmanlı halifeliğini kafir ilan etti. Abdülvehhab Suud ve Eş Şeyh aileleri iki yüzyıldan fazla bir süre iktidarda birbirlerine destek olmakta ve iki grubun üyeleri sıklıkla evlilik yapmaktalar.

Suudi Arabistan'daki hakimler, Kur'an ve hadisleri kendi yorumlarına göre ele alarak davalara bakma serbestliğine sahipler. Şirket hukuku gibi dini gelenekten uzak alanlarda ise yasal kararların temelini kraliyet kararnameleri oluşturur. Ayrıca tüm itirazlar doğrudan krala yapılmıştır.

Hukuki davalarda tazminat dine göre belirlenir. Müslüman davacılar yargıcın belirlediği tazminatın tamamını, Yahudi veya Hristiyan davacılar yarısını ve diğer inançlardan olan insanlar on altıda birini alırlar.

Suudi Arabistan nüfusu

Suudi Arabistan'ın 2019 itibariyle tahmini 34 milyon nüfusu var ancak bunların 6 milyonu vatandaş olmayan konuk işçilerdir. Suudi nüfusu şehir sakinleri ve Bedeviler dahil %90 Arap iken, geri kalan %10 Afrika ve Arap kökenli karışık ırklardan oluşuyor.

Suudi Arabistan halkının yaklaşık %20'sini oluşturan konuk işçi nüfusu Hindistan, Pakistan, Mısır, Yemen, Bangladeş ve Filipinler'den insanları kapsamakta. 2011 yılında Endonezya, kötü muamele iddiası nedeniyle vatandaşlarının krallıkta çalışmasını yasakladı. Suudi Arabistan'da yaklaşık 100.000 batılı çalışıyor, çoğunlukla eğitim ve teknik danışmanlık görevlerindeler.

Dil

Arapça, Suudi Arabistan'ın resmi dili. Üç büyük bölgesel lehçe var: Ülkenin merkezinde Necd Arapçası konuşulur; batı kesiminde Hicaz Arapçası yaygın ve Basra Körfezi kıyısı boyunca Körfez Arapçası duyulmakta.

Suudi Arabistan'daki yabancı işçiler Urduca, Tagalogca ve İngilizce de dahil olmak üzere çok çeşitli anadilleri konuşuyor.

Suudi Arabistan'ın dini

Suudi Arabistan, son peygamber Hz. Muhammed'in doğum yeri olan kutsal Mekke ile Medine şehirlerini içine almakta, bu nedenle İslam'ın ülkede ulusal din olması anlaşılır. Nüfusun yaklaşık %97'si Müslüman. Bunların yaklaşık %85'i Sünni ve %10'u Şii mezhebini uyguluyor. Resmi din ise Sünni İslam'ın son derece katı biçimi olan ve Selefilik olarak da bilinen Vahhabizm'dir.

Şii azınlık, eğitim, işe alım ve adaletin uygulanmasında sert ayrımcılıkla karşı karşıya. Hindular, Budistler ve Hristiyanlar gibi farklı inançlara sahip yabancı işçilerin dinlerini yaymaya yönelik hallerde bulunmamaya dikkat etmesi gerekiyor. Dinden dönen tüm Suudi vatandaşlar ölüm cezasına çarptırılırken, misyonerler hapis ve ülkeden atılma ile karşı karşıya. Suudi topraklarında gayrimüslim inanç kiliseleri ve tapınaklar kurmak yasak.

Coğrafyası

suudi arabistan arabistan çölü
Arabistan Çölü

Suudi Arabistan, orta Arap Yarımadası boyunca uzanarak 2.149.690 kilometrekare alanı kaplar (Türkiye'den yaklaşık 2,5 kat büyüktür). Güney sınırları kesin olarak tanımlanmış değil. Bölgede Dünya'nın en büyük kum çölü olan Rubülhali Çölü bulunuyor (Sahra Çölü çoğunlukla kayalık).

Suudi Arabistan güneyde Yemen ve Umman, doğuda Birleşik Arap Emirlikleri, kuzeyde Kuveyt, Irak ve Ürdün ve batıda ise Kızıldeniz ile sınır komşusu. Ülkedeki en yüksek nokta, 3.133 metre yükseklikteki Jabal (Dağ) Sawda'dır.

İklimi

Suudi Arabistan'da çöl iklimi nedeniyle gündüzler son derece sıcak ve geceler ise büyük farkla daha soğuktur. Yağmur az ve yılda en çok yağışı 300 milimetre ile Basra Körfezi kıyıları alıyor. Yağışların çoğu Hint Okyanusu'nun muson mevsimi boyunca Ekim-Mart ayları boyunca düşmekte. Suudi Arabistan da büyük kum fırtınaları görülür.

Suudi Arabistan'da kaydedilen en yüksek sıcaklık 54°C'ydi. En düşük sıcaklık -11°C ile Tureyf'de görüldü.

Ekonomisi

Suudi Arabistan ekonomisi tek bir kelime ile açıklanabilir: Petrol. Petrol, krallığın gelirinin %80'ini ve toplam ihracat kazancının %90'ını oluşturur. Bunun yakında değişme olasılığı düşük zira Dünya'da bilinen petrol rezervlerinin yaklaşık %20'si Suudi Arabistan'da.

Krallığın kişi başına milli geliri yaklaşık 54.000 dolar (2019). İşsizlik tahminleri sadece erkekleri içermesine rağmen yaklaşık %10 ila %25 arasında değişmekte. Suudi hükümeti yoksulluk rakamlarının yayımlanmasını yasaklar.

Suudi Arabistan'ın para birimi Riyal'dir. 1 ABD Doları = 3,75 Riyal olacak şekilde sabittir.

Suudi Arabistan tarihi

suudi arabistan dünya haritası

Bugün Suudi Arabistan olarak bilinen ve büyük ölçüde kabilelerden oluşan bu göçebe insanlar yüzyıllar boyu ulaşım için deveyi kullandı. Hint Okyanusu'ndan Akdeniz dünyasına mal taşınmasını sağlayan kervan ticaret yolları (ör. Baharat Yolu) boyunca uzanan Mekke ve Medine gibi şehirlerin insanlarıyla etkileşime girdiler.

Hz. Muhammed 571 yılı civarında Mekke'de doğdu. 632'de öldüğünde, elçiliğini yaptığı yeni din, Dünya sahnesinde hızla yayılmaya hazırdı. İslam, ilk halifeliklerin altında batıda İber Yarımadası'ndan doğuda Çin sınırlarına doğru yayıldı ancak siyasi güç halifelerin başkentleri olan Şam, Bağdat, Kahire ve İstanbul'da kalmaya devam etti.

Mekke'ye yapılan Hac nedeniyle Arabistan, İslam dünyasının kalbi olarak önemini asla kaybetmedi. Ancak bölgeye uzak halifelerin ilgisiz yönetimi altında politik anlamda kabile yönetimini aşamadı. Bu durum Emevi, Abbasi ve Osmanlı dönemlerinde devam etti.

Yeni ittifak

1744 yılında, Suudi Arabistan'da Suud Hanedanı'nın kurucusu Muhammed bin Suud ile Vahhabi hareketinin kurucusu Muhammed bin Abdülvehhab arasında yeni bir siyasi ittifak ortaya çıktı. İki aile birlikte Riyad bölgesinde siyasi bir iktidar kurdu ve daha sonra şu anki Suudi Arabistan'ın çoğunu hızla fethetti. Alarma geçen Osmanlı İmparatorluğu'nun bölge valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın Mısır'dan başlattığı işgal 1811'den 1818'e kadar sürecek Osmanlı-Suudi Savaşı'na dönüşecekti.

Suud ailesi o yıllarda varlıklarının çoğunu kaybetti ancak Necid'de iktidarda kalmalarına izin verildi. Osmanlı, köktendinci Vahhabi dini liderlerine çok daha sert davrandı ve birçoğu aşırılıkçı inançları gereği infaz edildi.

1891'de Suud Hanedanı'nın rakiplerinden Raşid Hanedanı, Orta Arap Yarımadası'nın kontrolü üzerine verdiği savaşta galip geldi. Suud ailesi Kuveyt'te kısa süreliğine sürgün edildi. 1902'de Suudlar Riyad ve Necid bölgesinin kontrolünü tekrar aldılar. Raşid ile olan çatışmaları devam etti.

1. Dünya Savaşı

Bu arada 1. Dünya Savaşı patlak verdi. Mekke'nin şerifi, Osmanlı ile savaşan İngilizler ile ittifak kurdu ve Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Arap Ayaklanması'nı başlattı. Savaş müttefiklerin zaferiyle sona erince Osmanlı İmparatorluğu çöktü, ancak şerife verilen birleşik Arap devleti vaadi suya atıldı. Bunun yerine, Orta Doğu'daki eski Osmanlı topraklarının çoğu Fransız ve İngilizlerin yönettiği Milletler Cemiyeti mandasına alındı.

Arap isyanının dışında kalan İbn Suud, 1920'lerde Suudi Arabistan üzerindeki gücünü pekiştirdi. 1932'de Hicaz ve Necid'i yönetti ve Suudi Arabistan Krallığı altında birleştirdi.

Suudi Arabistan'da petrolün keşfi

Kurulan yeni krallık tek adım atamayacak kadar fakirdi ve sadece Hac ve az miktarda tarımsal ürünlerden elde edilen gelire bağlıydı. Ancak 1938'de Basra Körfezi kıyılarında petrolün keşfedilmesiyle Suudi Arabistan'ın kaderi değişti. Sadece üç yıl içinde ABD'ye ait Arap Amerikan Petrol Şirketi (Saudi Aramco) büyük petrol sahaları inşa ediyor ve Suudi petrolünü ABD'de satıyordu. Suudi hükümeti, şirket hisselerinin %20'sini satın aldığı 1972 yılına kadar Aramco'dan hiç pay alamadı.

Suudi Arabistan 1973 Arap İsrail Savaşı'na (Ramazan Savaşı veya Yom Kippur) doğrudan katılmasa da, petrol fiyatlarını hızla yükselterek İsrail'in batı müttefiklerine karşı Arap petrolü boykotunu başlattı. Suudi hükümeti, 1979'daki İran İslam Devrimi'nin ülkenin petrolle dolu doğu kesimindeki Suudi Şii vatandaşları arasında huzursuzluğa yol açmasıyla ciddi bir sorunla yüzleşti.

Kasım 1979'da İslamcı aşırılık yanlıları, Hac sırasında Mekke'deki Mescid-i Haram'ı ele geçirdi ve liderlerinden birini Mehdi ilan etti. Suudi Ordusu ve Ulusal Muhafızlar, göz yaşartıcı gaz ve gerçek mühimmat kullanarak camiyi ancak iki haftada geri alabildi. Binlerce hacı rehin alındı ​​ve hacılar, köktendinciler ve askerler de dahil olmak üzere savaşta resmi olarak 255 kişi öldü. Altmış üç militan yakalandı, gizli bir mahkemede yargılandı ve ülke genelindeki şehirlerde halka açık şekilde boyunları vuruldu.

Suudi Arabistan, 1980 yılında Aramco'nun hissesinin %100'ünü aldı. Bununla birlikte ABD ile ilişkileri daima güçlü kaldı.

Körfez savaşı

Her iki ülke de 1980-1988 İran-Irak Savaşı'nda Saddam Hüseyin rejimini destekledi. 1990'da Irak, Kuveyt'i işgal etti ve Suudi Arabistan ABD'nin yanıt vermesini istedi. Suudi hükümeti, Suudi Arabistan'da ABD ve koalisyon birliklerinin kurulmasına izin verdi ve Birinci Körfez Savaşı sırasında Kuveyt hükümetine sığınma sağladı. Amerikalılarla olan bu derin bağlar, Usame bin Ladin de dahil olmak üzere birçok Suudiyi rahatsız ediyordu.

Kral Fehd 2005'te öldü. Yerini Kral Abdullah aldı ve Suudi ekonomisini çeşitlendirmeye yönelik ekonomik reformların yanı sıra bazı sınırlı sosyal reformlar getirdi. Abdullah'ın ölümünden sonra Kral Selman ve oğlu Veliaht Prens Muhammed bin Selman, 2018'de kadınların araba kullanmasına izin vermek de dahil olmak üzere ek sosyal reformlar başlatmaya başladı. Bununla birlikte, Suudi Arabistan kadınlar ve dini azınlıklar için dünyadaki en baskıcı ülkelerden biri olmaya devam ediyor.