in

Flamingo (Phoenicopterus): Özellikleri, habitatı, yuva ve yavruları

filamingolar

Pembe ve koyu kırmızı tüyleri, uzun bacakları, boyunları ve genişçe kıvrımlı gagaları ile flamingolar asla başka kuş türü ile karıştırılmaz. İnsanlar flamingoların bu güzelliklerini uzun zamandır büyüleyici buluyor. İspanya'nın güneyinde bir mağarada bulunan flamingo resmi MÖ 5.000'e kadar uzanmakta. Kendisi yine dünya edebiyatında en çok yer verilen hayvanlardan biri.

Temel bilgiler

  • Bilimsel adı: Phoenicopterus
  • Ömrü: 30 yıldan fazla
  • Habitat: Güney Amerika, Afrika, Orta Doğu ve Hindistan gölleri
  • Boyutu: Ortalama 1 metre
  • Ağırlığı: Ortalama 2 kg
  • Popülasyon: Küçük flamingo 1,5–2,5 milyon, diğer türler 1 milyondan fazla
  • Korunma durumu: Nesli tükenme tehlikesinde değil
  • İlginç bilgi: Dünyanın en yaşlı flamingosu Greater, 83 yaşına kadar (veya 95) yaşadı ve 2014'te hayatını kaybetti. Tam yaşı ve de cinsiyeti asla bilinemedi.

Flamingo’nun pembe veya kırmızımsı rengi beslendikleri su yosunlarındaki zengin karotenoid pigmentlerden (havuç pigmentleri gibi) ve küçük kabuklulardan kaynaklanıyor. Biz de havuç, pancar ve diğer bazı sebzeleri yediğimizde karotenoid alırız, ancak bizi turuncuya çevirecek kadar değil. Büyük flamingo alt türü olan Karayip flamingosu bacaklarındaki, gagalarındaki ve yüzlerindeki kırmızı, pembe veya turuncu tüylerle en parlak tüylü cins olarak biliniyor.

Flamingoların uçması için birkaç adım koşarak hızını toplaması gerek. Bu hız zemine değil, havaya bağlı; bu nedenle genellikle rüzgara karşı koşarak uçarlar. Uçan bir flamingoyu tespit etmek oldukça kolaydır, uzun boyunları öne uzanır ve eşit derecede uzun bacakları dümdüz geriye bakar. Tüm flamingo türlerinin kanatları oldukça siyah ve kırmızı (veya pembe) renklere sahip. Flamingolar uçarken kanatlarını çok hızlı ve neredeyse sürekli olarak çırparlar. Hemen her flamingo aktivitesinde olduğu gibi genellikle büyük sürüler halinde uçuyorlar. Flamingolar birbirlerini yakın takip ederler ve rüzgardan daha iyi faydalanmak için çeşitli formasyonlarda uçarlar.

Flamingolar bazen çift bazense binlerce veya onbinlere kadar değişen sayılarda gruplar halinde yaşayan sosyal kuşlardır. Sayıları, bir araya geldiklerinde yaptıkları dansın daha da etkileyici olmasını sağlar. Bu dansları hormon üretimini teşvik etmek ve mümkün olduğunca çok sayıda kuşun üremesini sağlamak için yapıyorlar.

  • Baş çevirme: Boynu, baş yukarı olacak şekilde gerer ve kafayı ritmik olarak bir yandan diğer yana çevirirler.
  • Kanat selamı: Kuyruk ve boyun dik şekilde zıt tüy renklerini gösterirler.
  • Tüy düzeltme: Flamingo boynunu geriye doğru büker ve hızla tüylerini gagasıyla düzeltir gibi yapar.
  • Yürüyüş: Bir araya toplanan sürü bir arada marş eder ve yönünü ani değiştirir.

Flamingolar çeşitli ötüşlere de sahipler. Ötüşler, bireyler arasında iletişim kurmanın yanında grubu olası tehlikelere karşı uyarmak için kullanılıyor. Sesli repertuarlar arasında hırıltı, düşük tonlu mırıldanma ve kaza benzeyen bir başka ötüş var.

flamingo sürüsü tek ayak üstünde duruyor
Tek ayak üstünde duran bir sürü

Flamingo neden tek ayak üstünde durur?

Bilim adamları neden tek ayak üstünde durduklarından emin değil. Kuş, bacağını vücuduna yakın tutarsa, bacağından daha az ısı kaybeder; ancak bu davranış sıcak iklimlerde de görülüyor. Başka bir açıklama ise daha basit: Tek ayakla durması daha rahat bir pozisyon olduğu için.

Beslenme ve habitat

Flamingolar lagünlerde veya büyük, sığ göllerde yaşar. Bu su kütleleri, diğer birçok hayvan için çok fazla tuzlu veya yakıcı olabilir. Bazı göllerde tek "komşuları" su yosunları, diatomlar ve küçük kabuklulardır. Flamingo bu küçük canlılarla beslenir.

flamingolar (lesser) Kenya'da bir gölden havalanıyor
Kenya'da bir gölden havalanan küçük (lesser) flamingolar.

Güney Amerika'da Şili, And ve orkinos (puna) flamingoları yaşar. Büyük ve küçük flamingolar (lesser) ise Afrika'da bulunur. Büyük (greater) isimli türden Orta Doğu'da da biraz var; Amerikan veya Karayip flamingosu Meksika, Karayipler ve Güney Amerika'nın en kuzey ucuna özgüler.

Uzun bacakları flamingoların yiyecek aramak için diğer kuşlardan daha derin sulara girmesini sağlıyor. Yiyeceklerden bahsetmişken, flamingolar çok farklı beslenme alışkanlıklarına sahiptir. Gaga suda baş aşağı tutulur. Beslenirken suyu ve çamuru ön gagalarıyla alır ve yanlardan tekrar dışarı pompalarlar. Dillerindeki ve gagalarındaki kıl benzeri lamella yapıları filtre görevi görür ve pompalamada karides gibi küçük su canlıları ağızlarında kalır.

Orkinos, And ve Küçük flamingolar daha derin gagalara ve sert lamellaya sahipler. Bu da yosun gibi çok ince parçacıkları gagalarıyla filtrelemelerine ve daha büyük parçacıkları ise dışarıda tutmalarına yardımcı oluyor. Büyük ve Şili flamingoları daha iriler ve çoğunlukla tuzlu su sineği, karides ve yumuşakça gibi omurgasızlarla besleniyorlar. Bu besinleri sığ sudaki çamurdan alırlar. Yiyeceğe ulaşmak için bazen yüzerler ve bazense ördek gibi başlarını suya daldırırlar.

Yuva

Karayip flamingosu çamurdan yaptığı yuvasındaki yumurtasına bakıyor.
Karayip flamingosu çamurdan yaptığı yuvasındaki yumurtasına bakıyor.

Flamingo yuvası süslü değildir; daha ziyade çamurdan yapılmadır. 30 ila 60 santimetre yüksekliğinde olur. Yuvanın, yumurtayı selden ve zemindeki yoğun sıcaklıktan koruyacak kadar yüksek olması gerekir. Hem erkek hem de dişi gagalarıyla çamuru ayaklarına çeker ve gagalarını kullanarak yuvayı inşa ederler. Yuvanın üstü iç bükeydir, böylece bırakılan yumurta düşmez. Komşu yuvalar çok yakın inşa edilir ve yuva höyüğü sakinleri arasında çekişme yaygındır.

Üreme öncesinde erkek flamingo dişi tarafından seçilir ve erkek daha sonra dişiyi sığ suda biraz takip eder. Bireysel kur ritüelleri inceliklidir ve genellikle insanların gözüne çarpmaz. Üreme başarılı olduğu sürece flamingo çifti birlikte kalma eğilimindedir. Değilse, dişi yeni bir eş seçebilir.

Flamingo yavrusunu besliyor.
Küçük Flamingo yavrusunu besliyor.

Yavru

Yumurta, ebeveynler tarafından kum kalesi gibi inşa edilen bir yuvaya yerleştirilir. Ebeveyn höyüğün üzerine oturur, uzanır, çamuru gagasıyla alır ve yuvaya bırakır. Suya karşı daha fazla koruma sağlamak için yuva genellikle siperle çevrilir. Flamingolar tebeşir renkli tek bir büyük yumurta bırakır. Yumurtanın çatlamasıyla tüyleri gri renkli bir flamingo yavrusu doğar ve sadece tenis topu büyüklüğünde olur. Düz, pembe bir gagası ve iri pembe bacakları vardır; her ikisi de bir hafta içinde siyahlaşır.

Kuluçkadan sonra civciv 5 ila 12 gün boyunca yuva höyüğünde kalır. Bu süre zarfında civciv, ebeveynlerin üst sindirim sisteminden gelen ve flamingo sütü adı verilen bir tür sıvıyla veya kursak sütüyle beslenir (Flamingoların bu özelliği güvercinlerde bulunuyor). Hem erkek hem de dişi yavruyu bu şekilde besleyebilir ve ebeveyn olmayan flamingolar bile besleme görevini üstlenebilir. Aç yavruların çıkardığı sesin sütün salgılanmasını teşvik ettiğine inanılıyor.

Flamingo ebeveynleri yavrularını kursak sütüyle beslerken renklerini kaybeder.

Flamingo ebeveynleri yavrularını kursak sütüyle beslerken renk değiştirir. Öyle ki tüy renkleri soluk pembe veya beyaz olur. Yavru kendi başına beslenebilir hale gelinceye kadar flamingo rengini geri kazanamaz.

Yavru iyi şekilde yürüyebilir ve yüzebilir durumda olduğunda yuvadan ayrılır. Yavrular kreş adı verilen geniş gruplara katılır ve gruba, çoğu yavruların kaybetmiş olan birkaç yetişkin flamingo bakar. Ebeveynler kreşi ziyaret eder ve yavrularını kursak sütüyle beslemeye devam eder. Peki yavrularını böyle büyük ve gürültülü bir grupta nasıl bulurlar? Yavrular ve ebeveynler birbirlerini ayırt edici ötüşleri ile tanıyabiliyorlar.

Flamingolar, lagün bitki örtüsünün oldukça çıplak olduğu yaşanmaz alanlarda bulunduklarından çok az yırtıcı hayvan tehlikesi yaşıyor. Zira çok az kuş veya memeli bölgelerine gelir. Ancak flamingo yavrularının bazen kartal türleri tarafından avlandığı görülüyor.

Korunma durumu

flamengo yavrusunu koruyor ve besliyor

İnsanlar flamingoları zamanla yiyecek ve ilaç için kullanmaya başladı. Ancak şu anda hiçbir flamingo türü tehlikede değil. Bununla beraber, Orkinos (puna) türünün 1924'te soyu tükendiği düşünülüyordu ve 1957'de şaşırtıcı bir şekilde yeniden keşfedildi.

Birçok yabani türde olduğu gibi, yol yapımı ve konut geliştirme nedeniyle yaşam alanı kaybı tehdidi bazı nüfusların genişlemesine engel oluyor. 1989'da Meksika'nın Yucatan Yarımadası'nda kurşun mermi yutmaları nedeniyle zehirlenen yaklaşık 100 Karayip flamingosu öldü. Kurşun mermiler o zamandan beri bölgede yasaklandı.

Andean flamingosu, flamingo türleri arasında en nadir görüleni. Şili, Peru, Bolivya ve Arjantin dağlarında yükseklerde yaşıyorlar. İnsanlar flamingoların yumurtalarını topluyor ve çiftlikler, yol yapımı ve kentsel gelişim ile onların yaşam alanlarına müdahale ediyor. Şili, kuşların koloni yetiştirmek için kullandığı göllerden birinin etrafına ulusal flamingo koruma parkı açtı ve flamingoların kullandığı diğer gölleri korumak için adımlar atıyor.

1978 yılında dünyadaki flamingo popülasyonlarını incelemek, izlemek ve korumak için Flamingo Specialist Group kuruldu. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği ile birlikte çalışan grup, vahşi flamingoları izler, araştırır ve türü tehdit altında olabilecek türler için eylem planları geliştirir.