Kategoriler
Bilim & İnsan

Corona virüsün domuz gribi, kuş gribi ve Ebola gibi salgın hastalıklarla karşılaştırması

Bilindiği gibi yeni koronavirüs ya da COVID-19 olarak bilinen küresel corona virüs salgını yeni bir şey değil. Sadece 1967'den bu yana dünya, şiddet ve etki bakımından değişen dokuz epidemi ve pandemi yaşadı. COVID-19'un bu diğer salgınlardan farkını merak edenler için aşağıda bunu açıklayan karşılaştırma var.

Ama önce, salgın nedir?

Pandemi ile epidemi aynı anlama gelir; sadece pandemi daha büyük bir alanı kapsar yani daha küreseldir. Bunlara kısaca salgın diyebiliriz. Pandemiler ve epidemiler yeni bir virüs veya virüs suşunun bir sonucu olarak başlıyor, zira insanların bu yeni türe karşı çok az bağışıklığı vardır. Hızlı bir şekilde yayılır ve daha yüksek ölüm sayılarına ek olarak, bir ton sosyal aksaklık, ekonomik gerileme ve çeşitli zorluklara neden olur.

COVID-19 170'den fazla ülkeye yayılmış bir pandemi olsa da tarihteki diğer salgınlara kıyasla çok düşük bir “kaba ölüm oranı”na sahip (yaklaşık %3,52).

Kaba ölüm oranı (CFR) toplam vakaların toplam ölüme oranını elen alan bir matematiğe dayanıyor. Dolayısıyla COVID-19’un halihazırda düşük olan CFR'si daha fazla vaka açıklandıkça düşmeye devam edecek. Ancak bu durum corona virüsün hafife alınması gerektiği anlamına gelmiyor zira havayla yayılıyor.

COVID-19 ve Marburg (ölüm oranı: %80)

Marburg virüsü ilk olarak 1967'de Almanya'nın Marburg ve Frankfurt şehrinde ve Sırbistan'ın Belgrad şehrinde tespit edildi. Son derece ölümcüldür. Virüs hemorajik ateş adı verilen ve kanamalı olabilen ciddi bir hastalık tipine neden oluyor. Yarasalar virüsün doğal taşıyıcıları olarak kabul edilir ve salgın başlıca olarak Afrika yeşil maymunlarıyla çalışan bir laboratuvara bağlandı. Hem Marburg hem de koronavirüs ateşe neden olur. Koronavirüs belirtileri arasında öksürük ve nefes darlığı varken Marburg belirtileri şiddetli baş ağrısı, halsizlik ve sıklıkla bir miktar kanama içeriyor. Son Marburg vakası 2017'de Uganda'da görüldü. 3 kişiden 3'ü de öldü. Toplam 10 ülkeye yayıldı.

COVID-19 ve Ebola (ölüm oranı: %40,40)

Ebola virüsü hastalığı (EVD) ilk olarak 1976'da ortaya çıktı ve o zamandan beri özellikle Afrika'da zaman zaman salgınlar oluyor. 2014 yılında virüs Batı Afrika'da 11.000'den fazla insanı öldürdü. Kaynağı tam olarak bilinmese de insanların meyve yarasaları ile teması sonucu yayıldığı düşünülüyor. Diğer taşıyıcılar arasında şempanze, goril, babun ve duiker antilopu var. 9 ülkede görüldü.

Daha ölümcül olmasına rağmen, Ebola koronavirüsten daha az bulaşıcıdır ve kişi esas olarak vücut sıvıları ile enfekte olur (koronavirüs öksürük ve hapşırmalardan doğan damlacıklar yoluyla yayılıyor).

COVID-19 ve Hendra (ölüm oranı: %57)

Hendra virüsü (HeV) 1994'te kendini atlar ve insanlarda başlayan solunum ve nörolojik hastalıklar olarak gösterdi. Avustralya'nın Brisbane banliyösünde bulunan Hendra'da tespit edildi. Koronavirüs gibi, HeV’nin kaynağının da (nereden geldiği) yarasalar olduğu varsayılmaktadır. HeV ve corona virüs arasındaki temel fark nasıl yayıldıkları ile ilgili — corona virüs küresel bir pandemi iken HeV Avustralya'nın dışına çıkmadı.

COVID-19 ve H5N1 / Kuş Gribi (ölüm oranı: %52,8)

İlk olarak 1997'de tanımlanan ve kuş gribi olarak bilinen H5N1, kuşlarda oldukça bulaşıcı, ciddi bir solunum hastalığına neden olan bir grip virüsü türüdür. İnsandaki H5N1 vakaları nadirdir ve kişiden kişiye bulaşması çok kolay değildir.

Bununla birlikte, bir kişi enfekte olduğunda, ölüm oranı yüksektir. İnsanlar arasında kolayca yayılan corona virüsün aksine, insanlardaki hemen hemen tüm H5N1 enfeksiyonu vakaları, enfekte olmuş canlı veya ölü kuşlarla ya da onların ortamlarıyla yapılan yakın temas ile ilişkilendirildi. 17 ülkede rapor edildi.

COVID-19 ve H7N9 / Kuş Gribi (ölüm oranı: %39,3)

H7N9 başka bir kuş gribi türü ancak Mart 2013'te Çin'de tespit edilene dek ne hayvanlarda ne de insanlarda hiç görülmemişti. İnsanlar arasında kolayca yayılan corona virüsün aksine, H7N9 virüsüne yakalanmış insanların çoğu canlı kümes hayvanlarına veya canlı hayvan pazarları gibi potansiyel olarak kontamine olmuş ortamlara maruz kalmış kimselerdi.

Bu virüs insandan insana kolayca bulaşmaz. Ölüm oranı COVID-19 ve diğer birçok pandemide gözlemlenenden çok daha yüksektir ancak bugüne kadar sadece 3 ülkede 1.568 vaka oldu.

COVID-19 ve Nipha (ölüm oranı: %77,6)

Diğer bazı büyük virüsler gibi, Nipha da yarasalardan gelir (hayvanlardan insanlara bulaşan virüslere zoonotik virüsler denir). Ancak 1998'de tespit edilebilen Nipha, kontamine yiyecekler üzerinden veya doğrudan insanlar arasında bulaşabiliyor. Corona virüs gibi, Nipha bazı insanlarda belirti meydana getirmiyor. Aksi durumlarda ise akut solunum yolu hastalığına ve ölümcül ensefalite (beyin iltihabı) neden olabiliyor. Küresel çapta yayılan corona virüsün aksine Nipha sadece Asya'da birkaç epidemiye neden oldu. 2 ülkeyi kapsadı.

COVID-19 ve SARS (ölüm oranı: %9,6)

2003 yılında 8.000'den fazla vaka ve 800 ölümle sonuçlanan ciddi bir akut solunum sendromu (SARS) salgını vardı. SARS-CoV olarak da bilinen enfeksiyon, koronavirüs olan SARS-CoV-2 ile %86 benzerliğe sahip. Her iki virüsün de yarasa kaynaklı olduğu ve ana bulaşma yolunun solunum damlacıkları olduğu düşünülmektedir.

Ne var ki birçok benzerliğe rağmen bu virüslerin izledikleri yol farklı oldu. Her ne kadar SARS vakaları 2003'te 26 ülkede rapor edilse de, çoğunluğu beş bölgede yoğunlaşmıştır. Hastaların hızlı bir şekilde izole edilmesi ve katı karantinalar yoluyla salgın ortadan kaldırıldı. Koronavirüsü 176 ülkeyi etkiledi.

COVID-19 ve H1N1 / Domuz Gribi (ölüm oranı: %17,4)

Domuz gribi başta insanları etkilemedi. Ancak 2009-2010'da görüldü ve 40 yıldan uzun bir süre sonra ortaya çıkan ilk grip salgını oldu. H1N1 domuz, insan ve kuş genlerinin birleşiminden oluşan ve insanlara domuz yoluyla bulaşan yeni bir grip virüsüydü. 2009'da başlayan H1N1 salgını 284.000'den fazla ölüme (201.200 solunum ölümü ve 83.300 kardiyovasküler hastalık ölümü) neden oldu ve dünya çapında 1.632.258 kişiye bulaştı. 214 ülkeyi kapsadı.

CDC araştırmacıları, H1N1'den ölenlerin %80'inin 65 yaşından küçük olduğunu açıkladı; bu istatistik çoğu ölümün 60 yaşın üzerindeki kişilerde görüldüğü (özellikle kronik hastalığı olan kişilerde) koronavirüsün tam tersidir.

COVID-19 ve MERS-CoV (ölüm oranı: %34,4)

SARS koronavirüsü ve COVID-19 gibi Ortadoğu Solunum Sendromu (MERS) da zoonotik kökenli olan yedi insan koronavirüsü türünden biridir. MERS'in ölüm oranı SARS veya COVID-19'dan çok daha yüksek olmasına rağmen, 2012 yılındaki salgın sırasında Avrupa, Afrika, Asya ve Kuzey Amerika'da 27 ülkeye yayıldı ve daha az sayıda vaka görüldü. Bununla birlikte, SARS gibi tamamen ortadan kalkmadı ve kış mevsiminde zirveye ulaşan vakalar tüm yıl boyunca devam etti.

VirüsYılVakaÖlüm
Marburg1967473382
Ebola197633.57713.562
H5N11997861455
Nipha1998513398
SARS20028.096774
H1N120091.632.258284.000
MERS20122.494858
H7N920131.568616
COVID-192020590.59426.943

Corona virüsü ne kadar tehlikeli?

Çin'deki verilere göre COVID-19 vakalarının yaklaşık %50'si asemptomatiktir (belirtisiz) ve %80'i tıbbi müdahale gerektirmez. Yaklaşık %5'i hastaneye yatar ve %1'i yoğun bakım ve solunum cihazına ihtiyaç duyar. Bu istatistikler Covid-19'a yakalanmanın düşünüldüğü kadar tehlikeli olmadığını gösteriyor. Ne var ki çok kolay yayılması ve özellikle alt yatan hastalığı olan yaşlı insanları ciddi anlamda etkilemesi tüm tedbirleri ve endişeyi haklı çıkarıyor. Gripten 20 kat ölümcül olması corona virüsün tehlikesini açıklar.