Kategoriler
Bilim & İnsan

En yüksek ölüm oranına sahip virüs türleri hangileri?

Dünyadaki tüm el dezenfektanları, yüz maskeleri ve tuvalet kağıtları bizi tarihin en kötü virüs türlerinden ve insanlarda neden oldukları korkunç hastalıklardan kurtaramaz. Bazı virüs türleri diğerlerinden çok daha ölümcüller ve virüsler insanoğlu dünyaya ayak bastığından bu yana var. Hatta bazı teoriler daha önce varolduklarını savunuyor. Aşağıda dünya tarihinde kayda geçilen en yüksek ölüm oranına sahip sekiz virüs türü var. Çoğu virüsün yarasalardan yayıldığı veya Asya kökenli olduğu sizi şaşırtabilir.

Ebola virüsü

Bir hücreye (sarı) bulaşmış Ebola virüsü parçacıkları (mavi)
Bir hücreye (sarı) bulaşmış Ebola virüsü parçacıkları (mavi)

Ebola virüsü pek çok rahatsız edici belirtiye sahip. Diş etlerinin bolca kanaması buna bir örnek. Bilinen beş Ebola viral suşundan dördü Ebola'nın 1976'da keşfedilmesinden bu yana Sahra altı Afrika ülkelerinde binlerce insanı öldürmektedir.

Ölümcül virüs, ilk olarak bildirildiği Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola Nehri'nin adını aldı ve biyogüvenlik düzeyinde Seviye 4 yani BSL-4 olarak sınıflandırılır ve bu da onu dünyadaki en tehlikeli patojenlerden biri haline getirir. Ebola'nın enfekte kişilerin vücut salgılarıyla yapılan temas yoluyla yayıldığı düşünülüyor. Virüs suşuna bağlı olarak, Ebola hastalığının ortalama ölüm oranı yüzde 50'dir. Belirtileri arasında baş ağrısı ve boğaz ağrısı ile başlayan ve büyük iç ve dış kanama ve çoklu organ yetmezliğine giden bir liste var. Bilinen bir tedavisi yok ve en son vakalar yine Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde bildirildi.

Marburg virüsü

yarasa marburg virüsünün kaynağıdır
Yüzde 23 ila 90 arasında ölüm oranına sahip

1967'de Almanya'nın Marburg ve Frankfurt kentinde ve Sırbistan'ın Belgrad kentinde bir grup laboratuvar çalışanı, çocuk felci aşılarının araştırılması ve geliştirilmesi için ithal edilen virüslü Afrika yeşil maymunlarından yeni bir tip hemorajik ateşe yakalandı. Marburg virüsü de BSL-4'tür ve Marburg hemorajik ateşi yüzde 23 ila 90 arasında bir ölüm oranına sahiptir. İnsandan insana yakın temas yoluyla yayılır, belirtiler baş ağrısı, ateş ve vücut üzerinde döküntü ile başlar ve çoklu organ yetmezliğine ve büyük iç kanamaya dek ilerler. Tedavisi yok ve en son vakalar 2014 yılında Uganda'da bildirildi. Virüsün kaynağı olduğu bilinen meyve yarasalarıyla dolu bir Uganda mağarasını keşfeden Amerikalı bir turist 2008'de virüse yakalandı ancak hayatta kaldı.

Hanta virüsü

hanta virüsü havadan yayılması yönüyle tehlikeli
Havadan yayılması yönüyle tehlikeli

Etrafta gezinen birçok hanta virüsü suşu var çünkü havadan yayılıyor. Farklı kemirgen türleri tarafından taşınan farklı suşların, insanlarda farklı hastalık türlerine, özellikle Kore Savaşı sırasında keşfedilen böbrek sendromlu (HFRS) hemorajik ateşe ve 1993 yılında ortaya çıkan hanta virüsün pulmoner sendromuna (HPS) neden olduğu bilinmektedir. Hanta virüsü şiddetli HFRS akut böbrek yetmezliğine neden olurken, HPS türü akciğerlerinizi sıvı ile (yani pulmoner ödem) doldurur. HFRS'nin ölüm oranı yüzde 1 ila 15 iken, HPS'nin yüzde 38'dir. HPS çeşidindeki en son hanta virüsü salgını 2012'de görüldü.

lassa virüsü Batı Afrika kökenlidir
Batı Afrika kökenlidir

Bir başka Seviye 4 (BSL-4) virüsü olan Lassa virüsü bizlere kemirgenlerden kaçınmak için bir neden daha veriyor. Lassa, Batı Afrika'da Mastomys natalensis adı verilen bir fare türü tarafından taşınır. Virüs, sıçanın dışkı maddesinin etrafındaki havada asılı kalır. Bununla birlikte insanların vücut salgılarıyla doğrudan teması sonucu da yayılabilir. Ölüm oranı yüzde 1 olan (hastanede yatan hastalar arasında oran yüzde 15 ila 50 arasındadır) Lassa ateşi, Batı Afrika'da, özellikle Sierra Leone ve Liberya'da yılda yaklaşık 5000 ölüme neden oluyor ve sağırlık en yaygın kalıcı semptomudur. Ateş ve bazı retrosternal (göğsün arkasında) ağrı ile başlar ve yüz şişmesi, ensefalit, mukozal kanama ve sağırlığa ilerleyebilir. Neyse ki, araştırmacılar ve tıp uzmanları erken evre Lassa ateşinin antiviral ilaçla tedavisinde başarı yakalayabiliyor.

Kuduz virüsü

Kuduz virüsünün konsept görüntüsü
Kuduz virüsünün konsept görüntüsü

Kuduz, köpekler tarafından ısırıldıktan sonra ölen Babillilerin MÖ 2300'e ait kayıtlarına kadar uzanır. Bu virüsün kendisi bir canavar olsa da, neden olduğu hastalık şimdi bir dizi aşı ile tedavi edilebiliyor (bazen karından devasa büyüklükte bir iğne verilir). Bunun için kuduz aşısının mucidi Louis Pasteur'a teşekkür etmemiz gerek.

Bu günlerde kuduza maruz kalmak, daha nadir olmakla birlikte, binlerce yıl önce olduğu gibi – enfekte hayvanların ısırıkları yoluyla yayılmayı sürdürüyor. Maruz kaldıktan sonra tedavi edilmezse, virüs merkezi sinir sistemine saldırıyor ve ölümle sonuçlanıyor. İleri enfeksiyon belirtileri arasında deliryum, halüsinasyonlar, öfke ve şiddet davranışları var. Kuduz havaya karışırsa teoride bir zombi insan topluluğu oluşturabilir.

Çiçek virüsü

çiçek virüsü

Çiçek hastalığına neden olan variola ya da çiçek virüsü, binlerce yıl boyunca dünya çapında yüz milyonlarca insanı yok etti. Virüs sadece insanlar tarafından taşındığı ve insanlar için bulaşıcı olduğu için bu salgında hayvanların hiçbir rolü yok. Belirtileri hafif ila ölümcül arasında değişen birkaç farklı çiçek hastalığı türü var. Çiçek hastalığı belirtileri genellikle ciltte gelişen ateş, döküntü ve kabarma olarak sıralanır. Neyse ki başarılı bir aşı sayesinde çiçek hastalığının dünya çapında 1979'da ortadan kaldırıldığı ilan edildi.

Dang humması

dang humması, Aedes sivrisineği
Aedes sivrisineği

Tropik ve subtropikler iklimlerde görülen dang humması ya da virüsünün belirtileri yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve en kötü vakalarda kanamalı enfeksiyon olarak sıralanır. İyi haber şu ki, tedavi edilebiliyor ve bulaşıcı değil. Kötü haber ise aşısı yok ve enfekte bir sivrisinek ısırığından kolayca bulaşabiliyor – bu da yaklaşık 3 milyar insanı riske sokmaktadır. Dünyada 400 milyondan fazla dang humması enfeksiyonu olduğu ve her yıl 100 milyon kişinin semptomlar yaşadığı biliniyor. Ayrıca böcek spreyi için sık kullanılan bir pazarlama aracıdır.

Grip virüsü

Grip virüsü binlerce yıldır aramızda
Grip virüsü binlerce yıldır aramızda

Hiçbir virüs dünyada gripten daha fazla ölüme neden olmadı. 1918'deki İspanyol gribi insanlık tarihinin en kötü salgınlarından biri olarak kabul edilir ve dünya nüfusunun yüzde 20 ila 40'ını enfekte etmiştir. Sadece iki yıl içinde 50 milyon insanı öldürdü. H1N1 gribinin, domuz gribi adıyla yeniden ortaya çıktığı 2009 salgınında dünya çapında bir yılda 100.000 ila 400.000 arasında ölüme neden oldu.

Artık etkili grip aşıları var ve çoğu insan enfeksiyonlardan kolayca kurtuluyor. Ancak son derece bulaşıcı olan solunum hastalıkları biraz kurnazdır – virüs sürekli olarak mutasyona uğrar ve yeni suşlar yaratır. Herhangi bir zamanda dünyada binlerce suş bulunmaktadır, bunların çoğu zararsızdır ve elimizdeki aşılar genelde suşların sadece yüzde 40'ını önleyebilir.