Kategoriler
Tarih & Kültür

II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Boeing B-29 Superfortress

Savaşın en gelişmiş bombardıman uçaklarından biri olan Boeing B-29'un tasarımı, Boeing basınçlı uzun menzilli bir bombardıman uçağının mümkün olduğunu anladığı 1930'ların sonunda başladı. 1939'da, ABD Ordusu Hava Kuvvetleri'nden General Henry A "Hap" Arnold, 4,292 km menzili ve en yüksek hızı 643 km/s olan, 9000 kg yük taşıyabilen bir "superbomber" için şartname yayınladı. Önceki çalışmalarından yola çıkan Boeing tasarım ekibi Model 345'i geliştirdi.

Bu model 1940 yılında Consolidated, Lockheed ve Douglas'ın tasarımlarına karşı sunuldu. Model 345 tüm övgüleri alarak kısa süre sonra tercih edilen tasarım haline geldi. Fakat USAAC savunma silahlarında artış ve kendinden sızdırmaz yakıt tanklarının eklenmesini istediğini belirtmişti. Bu değişiklikler yapıldı ve daha sonra 1940'ta ilk prototip için üç sipariş verildi.

Lockheed ve Douglas yarışmadan çekilirken, Consolidated daha sonra B-32 Dominator olacak olan tasarımlarını geliştirdi. B-32'nin sürekli yenilenmeye devam etmesi, Boeing'in tasarımı ile ilgili olası sorunların ortaya çıkması durumunda USAAC tarafından bir acil durum planı olarak görülüyordu. Ertesi yıl, USAAC, Boeing uçağının bir maketini incelerken olağanüstü şekilde etkilendi. Dolayısıyla henüz havalanmasını bile beklemeden 264 adet B-29 siparişi verdi. Uçak ilk olarak 21 Eylül 1942'de uçtu ve testler 1943 boyunca devam etti.

Basınçlı kabin ve uzaktan ateş kontrolü

Yüksek rakımlı gündüz bombardıman uçağı olarak tasarlanan uçak, çoğu Mihver avcı uçağından daha yükseğe uçarak 40.000 ft'e ulaşabiliyordu. B-29 bu yükseklikte mürettebat için uygun bir ortam yaratabilmek için, tamamen basınçlı bir kabine sahip ilk bombardıman uçaklarından biriydi. Garrett AiResearch tarafından geliştirilen bir sistem kullanılarak, uçağın burun / kokpit ve bomba bölmelerinin arka kısımlarında basınçlı alanlar vardı. Bunlar bomba bölmeleri üzerine monte edilmiş tünel ile birbirine bağlandı. Bombalar artık uçağın basıncını düşürmek zorunda kalmadan bırakılabiliyordu.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: North American B-25 Mitchell
B-29 taret nişangah sistemi

Mürettebat alanlarının basınçlı yapısı nedeniyle, B-29 diğer bombardıman uçaklarında kullanılan savunma kulelerini kullanamadı. Böylece uzaktan kumanda edilen makineli taret sistemi doğmuş oldu. Artık General Electric Merkezi Ateş Kontrol sistemini kullanan B-29 nişancıları, taretlerini uçak çevresindeki nişangah istasyonlarından (üstteki video) çalıştıracaktı. Ayrıca, sistem bir topçunun aynı anda birden fazla taret kullanmasına izin verdi. Savunma ateşinin koordinasyonu, ateş kontrol direktörü olarak atanan ileri üst pozisyondaki nişancı tarafından denetlenebiliyordu.

Selefi B-17 Flying Fortress'e saygı niteliğinde "Superfortress" olarak adlandırılan B-29, gelişim süreci problemlerle doluydu. Bunlardan en yaygın olanı, uçağın aşırı ısınmasına ve yanmasına neden olan Wright R-3350 motorlarıyla ilgili sorunları içeriyordu. Nihayetinde bu soruna çözüm olması için çeşitli hamleler yapıldı. Bunlar, motorlara daha fazla hava akışı yaratmak için pervane kanatlarına manşetler eklemeyi, vanalara daha fazla yağ akışı ve silindirlerin sık sık değiştirilmesini içeriyordu.

Boeing B-29 Superfortress özellikler

Genel

  • Mürettebat: 11
  • Uzunluk: 99 ft.
  • Kanat açıklığı: 141 ft. 3 inç
  • Yükseklik: 29 ft. 7 inç
  • Kanat alanı: 1.736 fit kare
  • Boş ağırlık: 74.500 lbs.
  • Yüklü ağırlık: 120.000 lbs.
  • Maksimum kalkış ağırlığı: 133.500 lbs.
İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Hawker Hurricane

Verimlilik

  • Maksimum sürat: 574 km/s
  • Seyir hızı: 351 km/s
  • Harekat yarıçapı: 5230 km
  • Tırmanma hızı: 900 ft./dak.
  • Maksimum yükseklik: 33.600 ft.
  • Motor: 4 × Wright R-3350-23 turbo supercharger radyal motor, her biri 2.200 beygir

Silahlar

  • 12 × .50 cal. Uzaktan kumandalı taretlerde M2 Browning makineli tüfek
  • 20.000 lbs. bomba (standart yük)

B-24'ün üretimi

Oldukça gelişmiş bir uçak olan B-29 üretime girdikten sonra bile sorun yaşatmaya devam etti. Uçaklar Renton ve Wichita'daki Boeing tesislerinde üretildi. Ancak kontratlar aynı zamanda Bell ve Martin'e de verildi. Onlar da uçağı sırasıyla Marietta ve Omaha'da ürettiler. Tasarımdaki değişiklikler 1944'te o kadar sıklaşmıştı ki, montaj hattından çıkarken dahi uçağı değiştirmek için özel modifikasyon tesisleri inşa edildi. Sorunların çoğu, uçağın mümkün olan en kısa sürede savaşa girmesi için acele edilmesinin sonucuydu.

Operasyonel geçmiş

İlk B-29'lar Nisan 1944'te Hindistan ve Çin'deki Müttefik havaalanlarına ulaştı. Başlangıçta XX Bombardıman Komutanlığı, Çin üstünden B-29'ların iki kanadını işletecekti, ancak uçak sayısı nedeniyle bu sayı bire düştü. Hindistan'dan havalanan B-29'lar ilk olarak 5 Haziran 1944'te 98 uçağın Bangkok'a çarptığı bir savaş gördü. Bir ay sonra, Çin'in Chengdu bölgesinden kalkan B-29'lar, 1942'de Doolittle Baskınından bu yana Japon takımadalarına yapılan ilk baskında Yawata'yı vurdu. Tüm tedariğin Himalayalar üzerinden gerçekleşmesi gerektiğinden Çin'deki üsleri yönetmek halihazırda maliyet yaratmıştı ve uçaklar Japonya'ya saldıramadı.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Mitsubishi A6M Zero

Çin'deki operasyonel sorunlar, ABD'nin Marianas Adaları'nı ele geçirmesinin ardından 1944 sonbaharında çözüldü. Yakınlarda Japonya'ya yapılacak B-29 baskınlarını desteklemek için Saipan, Tinian ve Guam üzerine beş büyük havaalanı inşa edildi. Marianas'tan uçan B-29'lar, Japonya'daki her büyük şehri artan şiddetle vurdu. Endüstriyel hedefleri ve şehirleri yangın bombalarıyla yok eden B-29'lar Japonya'nın birliklerini ikmal etme kabiliyetine zarar vermek için limanlara da saldırdı.

Ağustos 1945'te B-29 ''ne yazık ki" en ünlü iki görevini gerçekleştirdi. 6 Ağustos'ta Tinian'dan hareket eden B-29 Enola Gay, Albay Paul W. Tibbets'in komutasında Hiroşima'ya ilk atom bombasını attı. Üç gün sonra B-29 Bockscar Nagasaki'ye ikinci bombayı attı. Savaşın ardından B-29, ABD Hava Kuvvetleri tarafından tutuldu ve daha sonra Kore Savaşı sırasında kullanıldı. Komünist avcı uçaklarından saklanmak için özellikle geceleri uçan B-29, engelleme rollerinde kullanıldı.

B-24'ün evrimi

II.Dünya Savaşı'ndan sonra, USAF, B-29'u geliştirmek ve uçağın rahatsız eden birçok problemini düzeltmek için modernizasyon programı başlattı. "Geliştirilmiş" B-29, B-50 olarak adlandırıldı ve 1947'de hizmete girdi. Aynı yıl, uçağın Sovyet versiyonu Tupolev Tu-4 üretime başladı. Savaş sırasında geriye dönük olarak üretilen Amerikan uçaklarına dayanarak, 1960'lara kadar kullanımda kaldı. 1955'te B-29/50 atom bombardıman uçağı olarak emekliye ayrıldı. 1960'lı yılların ortalarına kadar deneysel testler ve havada yakıt ikmal tankeri olarak kullanılmaya devam etti. Toplam 3.900 adet B-29 üretildi.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.