in

II. Dünya Savaşı'nın uçakları: North American P-51 Mustang

North American P-51 Mustang

P-51 Mustang, II. Dünya Savaşı'nın ikonik Amerikan avcı uçağıydı ve performansı ve sıra dışı menzili nedeniyle Müttefikler için havada kritik bir silah haline geldi. II. Dünya Savaşı uçaklarıyla ilgili tüm yazılarımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

North American P-51D özellikleri

Genel

  • Mürettebat: 1
  • Uzunluk: 32 ft. 3 inç
  • Kanat açıklığı: 37 ft.
  • Yükseklik: 13 ft. 8 inç
  • Kanat alanı: 235 fit kare
  • Boş ağırlık: 7,635 lbs.
  • Yüklü ağırlık: 9.200 lbs.
  • Maksimum kalkış ağırlığı: 12.100 lbs.

Performans

  • Maksimum sürat: 703 km
  • Menzil: 2655 km (harici tanklarla)
  • Tırmanma hızı: 3.200 ft / dak.
  • Yükseklik sınırı: 41.900 ft.
  • Motor: 1 × Packard V-1650-7 sıvı soğutmalı supercharger V-12, 1.490 beygir

Silahlar

  • 6 × 0,50 inç makineli tüfek
  • 2.000 lb'ye kadar bomba
  • 10 x 5" güdümsüz roket

P-51 Mustang'in geliştirilmesi

1939'da II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte İngiliz hükümeti, Birleşik Devletler'e gitti. Burada Kraliyet Hava Kuvvetlerini güçlendirmeye yönelik uçaklar satın almak için bir komisyon kurdu. RAF için uçak üretiminin yanı sıra araştırma ve geliştirmeyi yönetmekle görevli olan Sir Henry Self'in gözetiminde olan bu komisyon, ilk olarak Avrupa'da kullanılmak üzere çok sayıda Curtiss P-40 Warhawk satın almaya çalıştı.

İdeal bir uçak olmasa da, P-40, Avrupa'daki savaş için gerekli performans standartlarına yaklaşan ve halihazırda üretimi olan tek Amerikan avcı uçağıydı. Curtiss ile iletişime geçilmesiyle komisyon, bu planının kısa sürede uygulanamaz olduğunu gördü: Çünkü Curtiss-Wright'ın üretim tesisi yeni siparişleri alacak durumda değildi. Sonuç olarak Sir Self, halihazırda RAF'a eğitmen tedarik ettiği ve İngilizlere yeni B-25 Mitchell bombardıman uçaklarını satmayı planladığı için North American Aviation'a yöneldi.

North American başkanı James "Dutch" Kindelberger ile görüşen Self, şirketin P-40'ı sözleşme kapsamında üretip üretemeyeceğini sordu. Kindelberger, North American'ın montaj hatlarını P-40'a aktarmak yerine, daha kısa sürede tasarlanabilecek ve uçmaya hazır üstün bir savaş uçağına sahip olabileceğini söyledi. Bu teklife yanıt olarak, İngiliz Uçak Üretimi Bakanlığı (British Ministry of Aircraft Production) başkanı Sir Wilfrid Freeman, Mart 1940'ta 320 uçak için sipariş verdi. Sözleşme sonrası, RAF en fazla 4 x .303 makineli tüfeği olan ve birim fiyatı 40.000$ olarak belirlenen uçağa ilk kez Ocak 1941'de sahip olacaktı.

İLGİLİ:  Apex Legends: Silahların Spray desenleri (Pattern)

Tasarım

Bu siparişle North American tasarımcıları Raymond Rice ve Edgar Schmued, P-40'ın Allison V-1710 motoru çevresinde bir savaş uçağı olması için NA-73X projesini başlattı. Britanya'nın savaş dönemindeki ihtiyaçları nedeniyle, proje hızlı ilerledi ve sözleşmeden sadece 117 gün sonra bir prototip test için hazırdı. Bu uçak motorunun soğutma sisteminde yeni bir düzenlemeye gidildi. Motor soğutması kokpitin arkasına yerleştirildi ve radyatör ise göbekteydi. Testler çok geçmeden NA-73X'in, radyatörden çıkan sıcak havayı uçağın hızını artırmak için kullanılabileceğini yani Meredith etkisinden faydalanmasına imkan sağladığını buldu. Ağırlığı azaltmak için tamamen alüminyumdan üretilen yeni uçağın gövdesinde yarı monokok bir tasarım kullanıldı.

İlk olarak 26 Ekim 1940'ta uçan P-51, yüksek hızlarda düşük sürtünme sağlayan laminar (katmanlı) akış kanadı tasarımını kullandı ve North American ile NACA (National Advisory Committee for Aeronautics) arasındaki ortak araştırmaların bir ürünü oldu. Prototip P-40'tan önemli ölçüde daha hızlı olmasına rağmen, 15.000 fit üzerinde performansında önemli bir düşüş yaşadı. Motora bir "supercharger" eklemek bu sorunu çözmüş olsa da, uçağın tasarımı gereği pratik bir çözüm olmadı. Buna rağmen İngilizler yine de sekiz makineli tüfek (4 x .30 cal., 4 x .50 cal.) ile donatılmış bu uçağa sahip olmayı istiyordu.

ABD Ordusu Hava Kuvvetleri (1941'den 1947'ye kadar), test için iki tane kendilerine verilmesi koşuluyla İngiltere'nin 320 uçaklık orijinal sözleşmesini onayladı. İlk üretim 1 Mayıs 1941'de tamamlandı ve yeni savaş uçağı İngilizler tarafından Mustang Mk I adıyla benimsenirken, USAAC (ABD Ordusu Hava Kuvvetleri) tarafından XP-51 olarak adlandırıldı. Ekim 1941'de İngiltere'ye gelen Mustang, ilk kez 10 Mayıs 1942'de savaşın başlangıçtan önce 26 no'lu Filo'da hizmete başladı.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Messerschmitt Bf 109

Olağanüstü menzil ve düşük-seviye performansa sahip bu uçağı RAF, öncelikle yer desteği ve taktik keşif için kullanacak olan Ordu İşbirliği Komutanlığı'nda (Army Cooperation Command) görevlendirdi. Burada Mustang, 27 Temmuz 1942'de Almanya üzerinde ilk uzun menzilli keşif görevini gerçekleştirdi. Ardından Ağustos ayında felaketle sonuçlanan Dieppe Baskınında kara desteği sağladı. İlk siparişi kısa bir süre sonra ikinci 300 uçaklık sipariş izledi. Bu sözleşmede sadece silahlandırma diziliminde farklılıklar olacaktı.

Amerikalılar Mustang'i benimsiyor

1942 boyunca Kindelberger, idari yapısı yeniden düzenlenen ABD Ordusu Hava Kuvvetleri'ne uçak üretimine devam etmek için bir savaş sözleşmesi baskısı yaptı. 1942'nin başlarında savaş uçakları için fon bulamayan Binbaşı General Oliver P. Echols, kara saldırısı için tasarlanmış olan P-51 versiyonundan 500 adet sipariş verdi. A-36A Apache / Invader olarak adlandırılan bu uçaklar, Eylül ayında gelmeye başladı. Son olarak, 23 Haziran'da, North American'a 310 adet P-51A savaş uçağı için bir sözleşme sağlandı. Apache adı başlangıçta korunurken, kısa süre sonra Mustang olarak değişti.

P-51 Mustang versiyonları

Nisan 1942'de RAF, Rolls-Royce'dan uçağın yüksek irtifa sıkıntılarını ele almasına yönelik çalışmasını istedi. Mühendisler, birçok sorunun, Allison motorunu iki hızlı ve iki-aşamalı bir supercharger ile donatılmış Merlin 61 motorlarından biriyle değiştirerek çözülebileceğini fark ettiler. Motorun Packard V-1650-3 adı altında İngiltere ve Amerika'da yapılan testleri oldukça başarılı oldu. P-51B/C (İngiliz Mk III) olarak seri üretimi başlatılan uçak, 1943'ün sonlarında ön hatlara gönderildi.

Güncelleştirilen Mustang pilotlardan eleştiriler almış olsa da, genellikle uçağın "razorback" profili nedeniyle arka görünürlük eksikliğinden şikayetçi oldular. İngilizler Supermarine Spitfire'dakine benzer şekilde "Malcolm kanopisi" kullanarak alan modifikasyonları denediler. North American ise soruna kalıcı bir çözüm aradı. Sonuç, tamamen şeffaf bir "Balon kanopisi" ve altı adet .50 cal. makineli tüfeğe sahip olan Mustang P-51D'nin nihai versiyonu oldu. 7.956 adetle en çok üretilen versiyon P-51D olacaktı. Son bir versiyon olan P-51H, hizmet etmek için çok geç bir zamanda geldi.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Mitsubishi A6M Zero

Operasyonel geçmiş

Avrupa'ya gelen P-51, Almanya'ya karşı Combined Bomber Offensive'in (Kombine Bombardıman Uçağı Saldırısı) devam ettirilmesinin anahtarı olduğunu kanıtladı. Öyle ki, gün ışığından önce başlayan bombardımanlar, Spitfire ve Republic P-47 Thunderbolt gibi mevcut Müttefik savaş uçaklarının eskort sağlayacak menzili olmadığı için ağır kayıplarla sonuçlanıyordu. Fakat P-51B'nin üstün menzili ve müteakip varyantları ile USAAF, bombardıman uçaklarına baskınlar süresince koruma sağlayabilmişti. Bu performansı sayesinde ABD 8. ve 9. Hava Kuvvetleri, P-47'leri ve Lockheed P-38 Lightning'leri Mustang'lerle değiştirmeye başladı.

Eskort görevlerine ek olarak, P-51 havada benzersiz bir üstünlük kurmuştu. Bu sayede Luftwaffe savaş uçaklarını seri şekilde yenmeyi başardı. Aynı zamanda takdir edilesi bir kara saldırı pozisyonunda görev yaptı. Uçağın yüksek hızı ve performansı onu, V-1 uçan bombalarını takip edebilen ve Messerschmitt Me 262 avcı uçağını yenebilen birkaç uçaktan biri yaptı. Bazı Mustang birimleri Avrupa'daki hizmetleriyle tanınmasına rağmen, Pasifik ve Uzak Doğu'da da görev yaptı. II. Dünya Savaşı sırasında herhangi bir Müttefik uçağı tarafından 4.950 Alman uçağı düşürüldü. Bu saldırılarının hepsi için P-51'in katkısından söz edilebilir.

Savaşın ardından P-51, USAAF'ın standart pistonlu motorlu avcı uçağı olarak kaldı. 1948'de F-51 olarak yeniden tasarlanan uçak, kısa süre sonra daha yeni jetler tarafından gölgede bırakıldı. 1950'de Kore Savaşı'nın patlak vermesiyle, F-51 kara saldırısı gerçekleştirme rolüyle aktif görevine geri döndü. Çatışma süresince takdire şayan bir uçak olarak gösterildi. Ön cephe hizmetinden alınan F-51 1957'ye kadar yedekte muhafaza edildi. Amerika'nın envanterinden çıkarılsa da, P-51 dünya çapında çok sayıda hava kuvvetleri tarafından kullanıldı ve sonuncusu 1984'te Dominik Hava Kuvvetleri tarafından emekliye ayrıldı.