Kategoriler
Bilim & İnsan

Plastiğin çevreye zararları, geri dönüşümü ve alternatifleri

Abone Ol 

Hemen herkes için plastik sözcüğü, plastik torbalar veya plastik su şişeleri gibi tek kullanımlık plastikleri ifade eder. Plastik bundan daha fazla çeşitliliğe sahiptir ve genel olarak çok yönlü, esnek, dayanıklı ve ucuz olmasıyla bilinir. Ancak bir kez elden çıkarıldığında doğaya ciddi zararlar veren bir madde halini almakta.

Dünyada ne kadar plastik üretiyoruz?

Bugün insanların gözden kaçırdığı bir şey varsa o da plastiğin ne kadar yaygın kullanıldığıdır. Bir uçağın kısmen uçmasını sağlayan şey plastiktir; tıpkı telefonların plastiksiz olamayacağı gibi. Ancak bu gerçek plastiğin çevre için zararsız olduğu anlamına gelmiyor.

Plastiğin 1950'lerdeki ilk seri üretimine başlandığından bu yana dünyada 8,3 milyar tondan fazla plastik üretildi (Science Advances).

Kötü haberse bugün bu plastiğin çoğunun hala bizimle olduğudur. Bunun nedeni plastiğin geri dönüşüm oranının çok düşük olması; sadece yüzde 9. Geri kalan orandan yüzde 12'si yakılıyor ve yüzde 79 kadarı depolama alanlarında tutuluyor ya da atık halinde çevrede birikme yaparak zarar veriyor.

İLGİLİ:  Her yıl vücudumuza 70.000'den fazla mikroplastik giriyor

Bugün dünyada bir senede gezegendeki her insan başına 50 kilogramdan fazla plastik atık üretiliyor ve bu da yılda 396 milyon ton plastik demek.

Hatta başka bir çalışma bunun yüzde 40'ının tek kullanımlık ürünler için olduğunu gösteriyor.

Yeni Zelanda Kraliyet Cemiyeti'nin çevredeki plastik atıklara dair son raporunda yer alan Dünya Bankası istatistikleri, Avustralyalıların günde kişi başına 117 gram plastik atık ürettiğini ortaya koydu. Az gibi gelebilir ancak yılda 42 kg'dan fazla plastik atık demek.

Plastiğin zararları

Geleneksel plastiklerin çoğu geri dönüştürülemeyen bir kaynak olan fosil yakıtlardan yapılır.

Plastiğin performansını, işlevselliğini veya ömrünü artırmak için üretim sürecinde eklenen kimyasal katkı maddeleri çevreye sızıyor ve sağlık için potansiyel tehlike oluşturuyor.

Bilim adamları farklı plastik türlerinin çevre ve sağlık üzerindeki tehlike risklerini belirlediler. Yeni bir plastik üretmek, plastiği geri dönüştürmekten daha ucuz. Çok çeşitli plastikler olması ise geri dönüşüm sürecini daha karmaşık hale getiriyor.

Plastiğin çoğu biyolojik olarak doğada parçalanmıyor ve parçalananlar (biyolojik bozunanlar) dahi doğaya zarar veriyor. Zira mikroplastik ve de nanoplastik atık sorununa neden oluyorlar.

Plastiğin zararlarına gelince, karbon ayak izine dair küresel çalışmalar mevcut. Plastiklerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının 2050 yılına kadar küresel karbon bütçesinin (üst sınır) yüzde 15'ine ulaşacağı tespit edilmekte.

İLGİLİ:  Plastik nedir? İcadı, tarihçesi, çeşitleri ve kronolojik gelişimi

Plastik yerine kullanılabilecek alternatif var mı?

Plastiğin tüm avantajlarını hiçbir dezavantaj olmadan sunan alternatif bir malzeme bulunmuyor. Ancak böyle bir alternatif bir gün keşfedilebilir. Bilim adamlarının şimdi hedeflediği asıl şey daha akıllı plastikler yapmak.

Akıllı plastikler çevreye güvenle karışabilen malzemelerden veya tamamen geri dönüştürülebilir atık ürünlerden yapılmış plastiklerdir. Anahtar noktalardan biri üretilen malzemenin dayanıklı olmasını sağlamak ve uzun vadede böylece daha azına ihtiyaç duymaktır.

Doğada yok olan plastikler

Bunlara biyoplastik deniyor ve ya biyo tabanlı oluyor ya da biyolojik bozunma özelliğine sahip oluyorlar. Bu hedefin gerçek olması için ticari ölçekte bir toplama, işleme ve değerlendirme girişimine ihtiyaç var. Ne yazık ki bunlar henüz küçük ölçekte yürütülüyor.

Bazı ülkelerde bu ürünlere kompostlanabilir biyoplastik damgası vuruluyor. Ancak "çevre dostu plastik" ya da "yeşil plastik" gibi terimler geçerli bir standarda karşılık gelmez.

(Oxo) okso bozunur plastik torbalar kulağa hoş gelse de bunlar çözündüklerinde mikroplastiklere ayrılır ve çözünmeyi hızlandırması için eklenen katkı maddeleri bu süreçte çevreye salınır. Bu nedenle yarardan çok zarar verirler.

İLGİLİ:  Plastik atık motor yakıtına geri dönüştürüldü

Tarımsal atık, şeker kamışı veya mısır gibi yenilenebilir kaynaklardan yapılan ürünler geleneksel plastiklerden daha az sera gazı emisyonu üretiyor, tabii eğer bunları üretmek için yenilenebilir enerji kullanılırsa.

2017 yılında dünya genelinde 2,05 milyon ton biyo bazlı plastik üretildi ve önümüzdeki beş yıl içinde bunun yüzde 20 büyümesi bekleniyor. Doğada yok edilebilen biyo bazlı plastiklerin geleneksel plastiklerin yüzde 90'ının yerini alabileceği tahmin ediliyor. 2050 yılına kadarsa tümünün yerini alacak.

Plastik problemine sosyal çözüm

Plastik atıklar birçok açıdan bilimsel bir sorun olduğu kadar sosyal bir sorun da. Yalnızca bilimsel bir çözüm aramaktan ziyade plastiğin doğaya verdiği zararlar insan davranışlarını değiştirerek azaltılabilir. Özellikle de insanlar tek kullanımlık plastiklere olan taleplerini azaltılırsa.

Tek kullanımlık polipropilen pipet kullanımının tek kullanımlık kağıt pipet kullanımından veya yeniden kullanılabilir çelik ya da silikon pipet kullanımından daha az karbondioksit emisyonu oluşturduğu biliniyor. Plastikler asla tümüyle kullanımdan kalkmayacak ancak hem bilimsel hem de sosyal önlemler alınması mümkün.