in

II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Supermarine Spitfire

Supermarine Spitfire

İkinci Dünya Savaşı'nda Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin ikonik avcısı olan İngiliz Supermarine Spitfire, savaşın tüm alanlarında etki gösterdi. İlk olarak 1938'de tanıtıldı ve 20.000'den fazla üretim gerçekleştirildi. Aynı zamanda savaşlar sırasında sürekli olarak iyileştirildi ve geliştirildi. Britanya Savaşı sırasında eliptik kanat tasarımıyla ünlenen Spitfire, pilotları tarafından sevildi ve RAF'ın ana sembolü oldu. İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri tarafından da kullanılan Spitfire, bazı ülkelerin 1960'lı yılların başına kadar envanterinde yer alıyordu.

Tasarım

Supermarine'ın baş tasarımcısı Reginald J. Mitchell, Spitfire'ı 1930'larda geliştirdi. Tüm geçmiş deneyimini yüksek hızlı bir uçak yaratmada kullanan Mitchell, şık ve aerodinamik bir gövdeyi yeni Rolls-Royce PV-12 Merlin motoruyla birleştirmeyi düşünmüştü. Havacılık Bakanlığı yeni uçağın sekiz .303 kalibre makineli tüfek taşıması gerektiğini belirtince Mitchell tasarıma büyük, eliptik bir kanat formu ekledi. Mitchell, 1937'de kanserden ölmeden önce prototipin uçmasını görme imkanı bulmuştu. Daha sonra uçağın geliştirilme süreci Joe Smith tarafından yönetildi.

Supermarine Spitfire

Üretim

1936'daki denemelerin ardından Havacılık Bakanlığı 310 uçak için üretim emri verdi. Hükümetin ihtiyaçlarını karşılamak için, Supermarine firması Birmingham yakınlarındaki Bromwich Kalesi (Castle Bromwich)'ne yeni bir tesis kurdu. Ufuktaki savaşla birlikte yeni fabrika hızla inşa edildi ve çığır açacak olan uçağın üretimi iki ay sonra başladı. Spitfire için montaj süresi, taşıyıcı gövdenin yapısı ve eliptik kanadı inşa etmenin karmaşıklığı nedeniyle dönemin diğer savaş uçaklarına göre uzundu. II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar 20.300'den fazla Spitfire üretildi.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: De Havilland Mosquito

Gelişim

Savaş boyunca Spitfire, etkin bir cephe savaşçısı olarak kalabilmek için tekrar tekrar güncelleştirildi ve değiştirildi. Supermarine, Rolls-Royce Griffon motorunun eklenmesi ve değişen kanat tasarımları gibi büyük değişiklikler ile toplam 24 farklı (versiyon) uçak üretti. Başlangıçta sekiz .303 cal. makineli tüfek taşırken, .303 cal. silah ve 20mm top birleşiminin daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Supermarine bunu karşılamak için 4 .303 makineli tüfek ve 2 20mm top taşıyabilen "B" ve "C" kanatlarını tasarladı. Toplam 6.479 adetle en çok üretilen versiyon Mk. V olmuştur.

Supermarine Spitfire özellikleri

Genel

  • Mürettebat: 1
  • Uzunluk: 29 ft. 11 inç
  • Kanat açıklığı: 36 ft. 10 inç
  • Yükseklik: 11 ft. 5 inç
  • Kanat alanı: 242.1 fit kare
  • Boş ağırlık: 5.090 lbs.
  • Maksimum kalkış ağırlığı: 6.770 lbs.
  • Motor: 1 x Rolls-Royce Merlin 45 Supercharged V12 motor, 9.250 ft'de 1.470 beygir.

Performans

  • Maksimum sürat: 608 km/s
  • Harekat yarıçapı: 762 km
  • Yükseklik sınırı: 35.000 ft
  • Tırmanma hızı: 2.665 ft / dk

Silahlar

  • 2 x 20mm Hispano Mk. II top
  • 4.303 cal. Browning makineli tüfekler
  • 2x 240 lb. bomba

İlk hizmetleri

Spitfire 4 Ağustos 1938'de 19 filo ile hizmete girdi. Sonraki filolar da ertesi yıl bu uçakla donatıldı. 1 Eylül 1939'da II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte uçak operasyonlarına başladı. Beş gün sonra Spitfire, savaştaki ilk RAF pilotunun dost ateşiyle ölmesiyle sonuçlanan ve Barking Creek Muharebesi olarak adlandırılan olaya karıştı. Bu hata sayesinde Britanya Savaşı'na radar ve tanımlama teknolojilerinin geliştirilmesi sağlanmıştı.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Avro Lancaster

Uçak ilk olarak, Almanların 16 Ekim'de dokuz Junkers Ju 88s ile Firth of Forth bölgesindeki HMS Southampton ve HMS Edinburgh kruvazörlerine saldırmaya çalıştığı zaman devreye girdi. 1940 yılında Spitfire Hollanda ve Fransa'daki çatışmalara katıldı. Ardından, Dunkirk'in tahliyesi sırasında plajları korumaya yardımcı oldular.

Britanya Savaşı

Spitfire Mk. I ve Mk. II varyantları, 1940 yazında ve sonbaharında Britanya Savaşı sırasında Almanları geri püskürtmeye yardımcı oldu. Hawker Hurricane'den daha az sayıda kullanılmış olsa da, Spitfire, Alman savaş uçağı Messerschmitt Bf 109'a karşı iyi bir eşleşme sağlamıştı. Sonuç olarak, Spitfire donanımlı filolar sadece Alman savaşçılarını yenmekle görevlendirildi. Hurricane'ler ise bombardıman uçaklarına saldıracaktı. 1941'in başlarında, pilotlara daha heybetli bir uçak olarak Mk. V tanıtıldı. Fakat Mk. V'nin avantajları, Almanların Focke Wulf Fw 190'ı üretmesiyle o yıl son buldu.

Yurt dışı hizmetleri

1942'den itibaren, Spitfire'lar yurtdışında faaliyet gösteren RAF ve Milletler Topluluğu (Commonwealth) filolarına gönderildi. Akdeniz, Burma-Hindistan ve Pasifik'te uçan Spitfire iz bırakmaya devam ederken, Amerikanın Almanya'ya yönelik bombalı saldırılarında savaş eskortluğu yapıyordu. Kısa menzili nedeniyle, sadece kuzeybatı Fransa ve İngiliz Kanalı'na kadar koruma sağlayabildiler. Bundan dolayı koruma görevleri mevcut olan Amerikan P-47 Thunderbolt, P-38 Lightning ve P-51 Mustang'lere geçti. Haziran 1944'te Fransa'nın işgali ile Spitfire filoları, hava üstünlüğünün elde edilmesine yardımcı olmak için İngiliz Kanalı boyunca görevlendirildi.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Hawker Hurricane

Son savaş ve sonrası

Sınırlara yakın alanlarda uçan RAF Spitfire'ları, Alman Luftwaffe'yi gökyüzünden temizlemek için diğer Müttefik hava kuvvetleriyle birlikte çalıştı. Alman uçaklarının görülme sıklığı azaldıkça, kara desteği sağlamaya başladılar. Böylece Alman cephesinin içindeki hedefler belirleniyordu. Savaşı takip eden yıllarda, Spitfire, Yunan İç Savaşı ve 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında da görevine devam etti. İkinci savaşta, uçak hem İsrailliler hem de Mısırlılar tarafından kullanılıyordu. Bazı ülkeler Spitfire'ı 1960'lara uçurmaya devam ettiler. Örneğin Spitfire uçakları Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterinde 1938-1954 yılları arasında yer almıştı.

Supermarine Seafire

Seafire adı altında deniz kullanımına uyarlanan uçak, hizmetlerinin çoğunu Pasifik ve Uzak Doğu'da gerçekleştirdi. Güverteden kalkışa uygun olmaması, denizden iniş için ek ekipmana ihtyaç duyması nedeniyle uçağın performansı da düştü. İyileştirmeden sonra Mk. II ve Mk. III, Japon A6M Zero'dan daha üstün olduğunu kanıtladı. Seafire, Amerikan F6F Hellcat ve F4U Corsair kadar dayanıklı veya güçlü olmasa da, özellikle savaşın sonlarında kamikaze saldırılarını engelleyerek kendini kanıtlamıştı.

Mitsubishi A6M Zero

II. Dünya Savaşı'nın uçakları: Mitsubishi A6M Zero

North American P-51 Mustang

II. Dünya Savaşı'nın uçakları: North American P-51 Mustang